Alevilik Nedir?

Alevilik, İslamdır.
‘Hakk-Muhammed-Ali’
yolunun ‘Kırklar Meclisi’nde
olgunlaştığı ve Oniki
İmamlarla devam eden;
İmam Cafer-i Sadık’ın akıl
ölçüsünü rehber olarak
alan, Horasan erenlerinin
himmetleriyle Anadolu’ya
gelen Hazret-i Pîr’le ve ulu
ozanlarımızın nefesleriyle
hayat bulan inancın adıdır.
Alevilik inancı, hayatın
amacını insanın ham
ervahlıktan çıkarak insan-ı
kâmil olup özüne dönmek
olarak tanımlar. Bunun
için de; ‘Mürşid’, ‘Pîr’ ve
‘Rehber’ huzurunda ikrar
verilerek ‘Dört Kapı Kırk
Makam’ aşamasından
geçilir. İnancımızın
uygulandığı mekân cemevidir.

Aleviyol Üyelik Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Haber Alma Servisi






RSS Haber Akışı

RSS Okuyucu ile Aleviyol'daki Haberleri Anında İzleyin

Takvim 2007

 Alevi Takvimi

Sonsuz Takvim

mayatakvimi1.jpg


Anasayfa
Yeniden Merhaba ve Açıklama

Değerli Okurlar,

yaklaşık 35 gün sonra yeniden Aleviyol'un yayın hayatı başladı.

Bir süre önce okur sayısında büyük artışla birlikte Aleviyol'un bulunduğu server'de problemler yaşanır oldu. Server, okur sayısını kaldıramaz duruma geldi. Aleviyol'a girmek bizim açımızdan dahi imkansız hale dönüştü. O nedenle, server'i değiştirme çalışmalarına başladık. Yeni server'de ise, unulmadık bir problemle karşılaştık. Datenbank'ın aktarımı esnasında, "yazı karakterleri" okunmaz oldu. Böylece Aleviyol arşivinin aktarımı imkansızlaştı.

Bunun üzerine arşivin bir kısmını bir kültür sayfası olan KanalKultur'e aktardık. Diğer kısmının aktarılması çalışmaları sürüyor.

Kuşkusuz, bu arada 6 yıllık bir süre içinde ilk kez dinlenme imkanı da bulabildik. Ancak, bununla birlikte, gündemi izledik ve okurla buluşturmak için, bu esnada kaydettik. Kısa süre içinde Aleviyol'da yayın hayatına verilen arayı esnasında oluşan gündemi de yükleyeceğiz.

Geçen süre arasında, yeni ve farklı alanları kucaklayacak, aslında bizlerin de dinlenmesini sağlayacak bir Kültür Kanalı'nı da okurla buluşturduk: KanalKultur.com

Yeniden merhaba diyerek, ilgili okura, Aleviyol yayın grubunun daha güçlü bir şekilde kısa süre içinde tamamen aktif hale dönüşeceğini de aktaralım.

Aleviyol'un RSS adresinde değişiklik de meydana geldi. Yeni RSS adresi şu:

http://aleviyol.com/de/index.php/component/option,com_rss/feed,RSS2.0/no_html,1/

Aleviyol yayın grubundan KanalKultur'e de şuradan ulaşabilirsiniz: KanalKultur

KanalKultur'ün RSS adresi de şu:

http://kanalkultur.com/de/component/option,com_rss/feed,RSS2.0/no_html,1/

 Aleviyol'a Giriş

KanalKultur'e Giriş

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 24 10 2008 )
 
'Biz ne desek onu söylüyorlar'
Uzan: 'Biz ne desek onu söylüyorlar'

genc

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 20 06 2007 )
 
Alevilerin davacı, Başbakanlığın davalı olduğu duruşmalar başlıyor

Alevilerin davacı, Başbakanlığın davalı olduğu duruşmalar başlıyor

Alevilerin yargıya giderek, Başbakanlığı mahkemeye vermesinin ardından ilk duruşma Ankara 6. İdare Mahkemesi'nde 20 haziran 2007 günü 9:30'da başlıyor.

Bilindiği gibi, idarenin; Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü hakları ile ilgili olarak Anayasanın, kanunların ve uluslararası hukukun emredici hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Cem Vakfı'nın önderliğindeki Hukuk Komisyonu tarafından Başbakanlığa 22 haziran 2005 tarihinde verilen dilekçeye; 19 Ağustos 2005 tarihinde, Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından cevap verilmişti.

Başbakanlık tarafından verilen cevapta; 677 Sayılı Kanun ve diğer mevzuat gereğince cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, Alevi yurttaşların inançlarını yerine getirebilmeleri için herhangi bir ödeneğin genel bütçeden ayrılamayacağı ve Diyanet İşleri Teşkilatı'nda Alevilere özgü kadro tahsisi yapılamayacağı bildirilmişti.

Bunun üzerine; 23 eylül 2005 Cuma günü Ankara 6. İdare Mahkemesi'nde Başbakanlığa karşı 2000 kişi tarafından dava açılmıştı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 19 06 2007 )
 
Doğan Bermek: Tokat Cem Söyleşisi

Doğan Bermek: Tokat Cem Söyleşisi

doganbermek1Değerli dostlarım,

Bu gün aranızda olmaktan, Tokat ilimizde sizlerin arasında,bu güzel ortamda bulunmaktan ne kadar mutlu oldugumu anlatmam kolay olmaz.

... değişim sırasında bir yandan da ülkemizde inançlar giderek yoğunlaşan bir biçimde siyasete araç edilmiştir. İşte bir yandan yanlı ve kötü siyasetin saldırısına uğrayan, bir yandan yeni geldiği ortamlarda yaşamını kurmaya çalışan Aleviler önce dernekler, sonra vakıflar ile örgütlenmeye çalışmış, daha sonra da bu etkinliklerini daha geniş kapsamlı faaliyetlerde bulunmayı amaçlayan Federasyon gibi üst örgütlerde yoğunlaştırmışlardır....

Ancak bütün bu saydığım sorunlardan çok daha büyük ve önemli bir sorunumuz daha var. O da kendisini topluma Alevi diye sunan, Alevi kuruluşlarında yönetici pozisyonlar edinerek kendilerine nüfuz sağlamaya, siyasal ve ticari çıkarlar sağlamaya çalışan, dernek ve vakıflarımızı şahsi çıkarları için kullanmaya çalışan kişilerin tahribatıdır.

Maalesef Alevilikle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadan kendilerine Alevi örgütü adı veren, inanç ve ahlakımız ile ilgili hiçbir hizmet verme gayreti olmayan, Alevilik edep ve erkanını tanımayan, bilmeyen, ama kendilerine üç kuruşluk çıkar sağlayabilmek için Aleviliğin en temel değerlerini göz ardı ederek önlerine gelenle Alevilik ve Aleviler adına pazarlıklara giren, derneklerinin kapılarına astıkları tabeleların ardına sığınıp kendilerini Alevi diye etrafa satmaya çalışan kişiler de türedi bu süreçte...

... bu sürecin en ciddi sorunu bu kendilerine Alevi deyip, Alevilik adına siyasi ve ticari pazarlıklara kalkışan, örgütlerimizi yıllardır olduğu yerde saydıran bu kişilerdir...

Tokat'ta Orta Asya'dan bu yana taşıdığı özgün kimliği Anadolu'da 1000 yıl boyunca hiç bozmadan taşımıştır. Bu anlamda ülkemizin çok seçkin köşelerinden birisidir. Zengin bir kültürel mirası olan, Hubyar Sultan Ocağı gibi önemli bir ocağın yer aldığı bir beldede bulunmak beni fazlası ile mutlu ediyor.

Hepinize selamlar ve saygılar sunarım.

Federasyon'umuza üye olan tüm vakıf ve şubelerinin sizlere selam ve sevgilerini iletiyorum.

Değerli Canlar,

Bugün de burada Cem oluyoruz. Cem Alevi - İslam inanışında olanların ibadetidir. İnançlarımız ibadetlerimizle içselleşir, bireyselleşir. Bizler de ibadetimizin görülmesini tanınmasını istiyoruz. Geldiğiniz için, bugünü bizlerle paylaşıp bizleri mutlu ettiğiniz için hepinize teşekkürler ediyoruz.

İslam inancının Alevi yorumu, Sünni yorum gibi, Şii yorum gibi bir yorumdur. Her dinde olduğu gibi İslam dininde de, kurucunun yani Hz. Muhammed'in ardından bazı kırılmalar yaşanmış ve ayrılık tohumları ekilmiştir. İslamı farklı algılayan gruplar oluşmuştur. Bu gruplardan Alevi - İslam yorumunu benimseyenler Hz. Muhammet'in Ehl-i Beyt'inin yolundan gitmiş ve 12 imamların öğretisini takip etmişlerdir. Bu öğreti Türk kavimlerinin yaşamına da girmiş ve özümlenmesine ve anlaşılmasına Orta Asya'da, Türkistan'da Yesi'de Şah Ahmet Yesevi dergahı büyük hizmetlerde bulunmuştur. Orada özümlenen Alevi inanç sistemi daha sonra göçlerle batıya doğru taşınmıştır. Birkaç yüzyıl süren bu göçlerde Şah Ahmet Yesevi dergahında yetişen değerli veliler, dervişler ve halifeler de batıya doğru gidenlerin arasında, önünde gittiler. Gittikleri yerlerde İslam'ın bu barışçı, sevgi ve paylaşım yüklü, kin ve nefretten uzak barışçı yorumunu oralarda yaşayan halklara tanıttılar.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 19 06 2007 )
Devamı...
 
Şakir Keçeli: Anadilde İbadet

Şakir Keçeli Baba: Anadilde İbadet - Yayın Yönetmeninin Açıklamaları - (Kur'ân-ı Kerîm  [Manzum Meâl] adlı kitabın eki) 

"Hoca Efendinin dua yapmasına hacet (gerek) yoktur.
Cenab-ı âlem (yüce Tanrı) benim lisanımı da bilir. Duayı
ben yaparım"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk[1]

sakirkeceliMatbaa Gutenberg tarafından 1450 yılında icat edilmiş, İbrahim Müteferrika tarafından da 1727 tarihinde, Osmanlı topraklarına getirilmiştir.

Matbaanın getirilmesi ile birlikte, Osmanlı okumuşları (münevverleri) arasında garip bir tartışma başlamıştır:

- Acaba Kur'ân-ı Kerîm'i matbaada basmak İslâma aykırı mıdır, değil midir?

Yüz otuz küsur sene süren bu tartışma 1860'larda noktalanmış ve Kur'ân'ın matbaada basılmasına başlanılmıştır.

Bugün "Kur'ân-ı Kerîm'i matbaada basmak İslâma aykırıdır" yargısı, tartışmaya bile değmeyen ve saçmalıkla suçlanacak bir yargıdır.

Cumhuriyetin başına değin hutbe Arapça okunuyordu. İslâm din bilginleri (ulemâ) hutbenin anadilde okunup okunmayacağı konusunda bir türlü anlaşamıyorlardı. Bazı din adamları, Hutbe'nin Türkçe okunmasını kâfirlik sayıyorlardı.

Bugün camilerimizde okunan Hutbe Türkçedir ve bu uygulamaya bir Allah'ın kulu karşı çıkmayı düşünmemektedir bile...

Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçeye çevrilip çevirilmeyeceği ve Türkçe ibadetin İslâma uygun olup olmayacağı tartışmaları 1908 yılında Yerebatan Cami'i İmamı Übeydullah Efendi tarafından başlatılmıştır. Sadrazam Talat Paşa bu girişimi, "Bunun vakti var." diyerek durdurmuştur. [2]

Bu tartışma yüz yılı aşkın bir süredir, zaman zaman yüksek, zaman zaman da alçak sesle sürdürülmektedir.

Doç. Dr. Bedri Noyan (Haz.): Kur'ân-ı Kerîm (Manzum Meâl). [Yayına Haz.: Şakir Keçeli / Doç. Dr. Özgür Savaşçı] Ardıç Yayınları, 2. Baskı, Ankara 2007, 703 S., ISBN 975-7902-35-7

Ayrıca bkz.:

Fakîr'e göre bu tartışmanın gerçek amacı, İslâma uymak veya uymamak değildir. Tartışma Türkiye Halkı'nın uluslaşmak hakkının bulunup bulunmadığı çizgisi üzerinden yapılmaktadır. İslâma aykırılık savları, ümmetçi düşünceyi perdelemek amacıyla ileri sürülmektedir.

Ümmetçi kanatta yer alanlar, Anadolu ve Balkanlarda yaşayan insanların (tıpkı Arnavutlar veya Araplar gibi), uluslaşmasını içine sindiremeyenler ve ulusal kültürün olmazsa olmazı olan anadilde ibadeti, kardeşlerine çok görenlerdir.

Bakınız; Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkan ve kuva-yı milliyecilerin idamına fetva vermekte hiç sakınca görmeyen Şeyhülislâm Mustafa Sabri, sığındığı Yunanistan'dan şunları yazmaktadır:

"Yalnız yeni Türkiye'de veyahut orasının peyki ve gölgesi gibi hareket eden muhitlerde değil, belki yeni Türkiye'nin muarızları (karşıtları) sırasında yer almakla beraber birçok hususta o diyarın deliliklerini taklid etmeye özenen hafif meşrepliler, zayıf akıllılar arasında bile "milliyet" havası çalanlar ve yolunu şaşırıp dalâlette (karanlıkta- sapkınlıkta) kalanlar eksik değildir. Şam'da çıkan Türkçe, Arapça, Çerkezce yanar döner renkli bir gazetenin Kâbe yolu üzerindeki Kafkaslılık ruhu ve milliyet fikri takip edildiğini gördüğüm zaman, Arabistan'da Çerkeslik fikrine revaç verilmesini (özenilmesini) şahaser (şaheser) bir şaşkınlık numunesi (örneği) addetmekle (saymakla) kalmayarak, Arabistan'da Çerkeslik milliyetinin muhafazası endişesine düşülmesini bile çok münasebetsiz bulmuştum. Hele milliyeti muhafaza sevdasıyla Latin harflerini kabul etmeye lüzum görülmesi beni büsbütün sinirlendirmişti. Şam'da oturan ve orayı vatan edinen Çerkesler, milliyetlerini kaybedip de muhitin (ortamın) etkisi altında Araplaşsalar bundan ne ziyan edecekler? Kaybedecekleri Çerkeslik yerine Arap milliyetini elde etmeleri ziyan mı yoksa kâr mı sayılmaya lâyıktır?

Benim elimden gelse Türkleri de Arap yaparım, diğer Müslümanları da... Bunların vaktiyle Araplaşmadığına da çok eseflenirim (üzülürüm). Zenbilli Ali Efendi merhumu, şeyhülislâmların, kendimle kıyas edilmeyecek mertebede büyüklerinden bildiğim halde bu noktada ben Yavuz Selim'in daha iyi düşündüğü fikrindeyim. Cennet mekan Şeyhülislâm'ın dediği gibi, Türk'ün resmi dilini Arapçaya çevirmek hak ve salahiyeti, şeriatın, riayet ettiği dil hürriyeti gereği padişaha verilmezse de padişahın görüşündeki büyük siyasi maslahat da şeriatın nazar-ı takdirinden (bakış açısından) kaçmayacak derecede mühim olduğundan. Yavuz Selim'in yerinde olsaydım şeyhülislâmı dinlemezdim..." [3]

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 19 06 2007 )
Devamı...
 
Cemal Şener: Seçim sandığına sahip çıkalım

Cemal Şener: Seçim sandığına sahip çıkalım

cemalsenerSeçim atmosferine girmiş bulunuyoruz. Eğer yeni bir değişiklik olmazsa 22 Temmuz 2007'de seçim yapılacaktır.

ABD ve AB'ye Ortadoğu'da emperyal amaçlar için İslamcı bir siyasal partiye gereksinme duyulduğunda Refah Partisi'ne bir operasyon yapılmış Refah Partisi'nin içinde Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç önderliğinde bir muhalefet oluşturulmuştur. Daha parti kurulmadan Amerikan büyükelçileri ile bu kişiler yoğun temasa girmişler. Partileri kurulmadan bu kişiler Amerika'da ağırlanmışlardır. Tayyip Erdoğan milletvekili olmadan Amerikan Başkanı Bush ile AKP'li Türkiye'nin Ortadoğu'da oynayacağı rolü konusunda anlaşmışlardır. Kerkük meselesinde, Barzani meselesinde, Kıbrıs meselesinde, çuval meselesinde olduğu gibi, müslüman kanı Irak'ta oluk gibi akarken, AKP'nin dut yemiş bülbül gibi susması bu ilişkide aranmalıdır. AKP, Türkiye'yi ortadoğudaki bazı İslam ülkelerini de olduğu gibi sömürgeleştirmek için kurulup iktidara getirilmiş Amerikancı bir partidir...

Laik Cumhuriyetten yana, tam bağımsızlıktan yana olan yurtsever; oyuna sahip çık, vatanına sahip çık, ekmeğine sahip çık, sandığa sahip çık. Güzel Türkiyemizin başındaki bela olan Amerikancı AKP'yi bertaraf etmek için sandığa git ve oyunu benimsediğin partiye ver. Ama ne olursa olsun vatanına, ulusuna, ülkemizin bağımsızlığına, laik Cumhuriyete sahip çıkacak partine oyunu ver.

Ülkemiz Cumhuriyet döneminin en kritik en olumsuz günlerini bu hükümet döneminde yaşadı. Laik Cumhuriyetin kazanımları AKP Hükümeti döneminde adeta bir bir yitirilmeye başlandı.

Türk halkı 1. Dünya Savaşı'nda Emperyalist işgale ve onların yerli işbirlikçisi olan Osmanlı sarayı artıklarına karşı dişe diş ulusal kurtuluş savaşı verdiğinde; ortada iki tavır vardı. Bunlardan birincisi; canını dişine takarak bu mücadelenin yanında yer alanlardı. İkincisi ise, karşısında yer alan, düşmanla ve vatanı satanlarla işbirliği yapanlar vardı.

Kurtuluş Savaşı başarılıp TBMM kurulduğu zaman dün düşmanın şu ya da bu şekilde yanında yer alan bazı kesimler bu kez mecliste Laik Cumhuriyet karşıtlarının yanında yer aldılar. Savaş sırasında sutre gerisinde saklananlar şartlar elverdiğinde meydana arzı endam ettiler.

AKP, bağımsız Türkiye ve laik cumhuriyet karşıtıdır

İşte 1920'lerden günümüze verilen mücadele yani yaklaşık 85 yıldır ülkemizde laik Cumhuriyete ve demokrasiye karşı verilen mücadele AKP'nin hükümet olması ile günümüze taşınmıştır.

AKP'nin hükümet olması sıradan bir hükümet oluş değildir. ANAP, MHP, DYP'nin hükümet oluşu gibi değildir. Bu üç parti de merkez sağda yer alan partilerdir. Ama bunlar Atatürkçülüğe, Türkçülüğe, Laik Cumhuriyete karşı partiler değildir. Siyasi programlarına katılır ya da katılmazsınız ama laik Cumhuriyet, Atatürkçülük, Ulusalcılık (Milliyetçilik) konusunda fark yoktur. Fakat AKP ile CHP, ANAP, DYP, MHP gibi partilerin doku uyuşmazlığı var. AKP, Atatürk karşıtı bir tarihsel gelenekten geliyor. O'nun tarihsel-siyasal gıdası Atatürk karşıtlığı ve Laik Cumhuriyet karşıtlığına dayalıdır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 19 06 2007 )
Devamı...
 
Öker: 'Emekli Paşalar'ın mücadelesine yem olmamalı'

Öker: 'Emekli Paşalar'ın mücadelesine yem olmamalı'

Bilindiği üzere, DAH Türkiye kanadı sorumlusu, Türkiye Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel, 13 mayıs'ta İzmir'de düzenlenen Cumhuriyet Yürüyüşü'ne ''Alevi-Sünni veya hangi mensubiyetin bireyi olursa olsun, tüm yurtdaşlarımızın Cumhuriyet mitinglerine katılmalarını bekliyoruz'' diyerek katılmış, cumhurla beraber olmuş ve CHP lideri Baykal'la da fotoğraf çektirmişti. ABF'nin önceki yürüyüşler için kendine bağlı derneklere 'katılmayın' telkini yaptığı da ileri sürülmüştü.

Cumhuriyet Yürüyüşleri'yle ilgili cumhurun tepkisine Demokratik Alevi Hareketi'nden (DAH) tepki: DAH (fiili) Başkanı ve AABK Genel Başkanı T. Öker'e göre, 'Emekli Paşalar'ın mücadelesine yem olmamalı'.

Cumhuriyet Yürüyüşleri'yle ilgili görüşlerini beyan eden DAH (fiili) Başkanı T. Öker, 'emekli paşalar'ın başka bir meşgale kalmadığı için yürüttükleri mücadeleye yem olma çabası içinde olmamak lazım' dedi.

DAH (fiili) Başkanı T. Öker'in Cumhuriyet Yürüyüşleri'nin Alevi toplumuna faydası olup olmadığına ve burada Alevilerin 'dolgu malzemesi' mi ve/veya 'arka vagon' mu olduğuna ilişkin görüşleri, açıklamaları...

T. Öker kurumu amaç mı, araç mı görüyor?

'Alevi Hareketi' siyasal mıdır?

T. Öker bu sorulara Gaziantep'te açıklık getirdi...

Gaziantep Haber Ajansı aktarıyor:

Yorumlar (1)

Son Güncelleme ( 18 06 2007 )
 
'Alevilerin 'gayrimüslim' olmasını isteyenler var'

Alevilerin 'gayrimüslim' olmasını isteyenler var

yenisafakAK Parti'nin milletvekili adayı Alevi yazar Reha Çamuroğlu, "Devlet içinde bazı güçler Alevilerin İslam'ın dışına çıkmasını istiyor" dedi ve ekledi: "Çünkü İran'ın etkisine girerler veya İslamcı olurlar diye korkuyorlar."

MURAT AKSOY

  

Neden AK Parti?

Türkiye'de insanların görüşlerinin değişimine karşı bir "değiştirtmeme" anlayışı var. Ne Erdoğan 1994'ün Erdoğan'ı, ne de Gül... Aradan 13 yıl geçti. Bu insanlar o süre içinde okudular, yaşadılar, siyasetin pratiği içinde oldular. Bu süreç bütün insanları değiştirir. Ama Türkiye'de böylesi değişimlere sürekli şüpheyle bakan, kişinin değişimdeki samimiyetine inanmayan bir bakış var. Şu bir gerçek ki, bilgi insanı değiştirir.

Nasıl bir değişim izlediniz AK Parti'de?

AK Parti, ekonomi ve demokratikleşme konusunda güzel ve önemli adımlar attı. Son dönemlerde Aleviler konusunda da bir şeyler yapmaya başladı. Ve seçim süreci başladı. AK Parti Türkiye'de modernleşmeyi ayakları üzerine dikebilecek tek parti.

AK Partililer "Ali'yi sevmek Alevilikse, ben de Aleviyim" diyor. Yeterli mi bu söylem Alevilik için?

Tabi ki Hz. Ali'yi seven herkes Alevi değil, fakat bu duygusal bir yakınlık kurma olarak da okunabilir. Ancak Aleviler geçmiş korkularla bu söylemi de asimilasyona uğratılma girişimi olarak görüyorlar. AK Parti 4,5 yılda Aleviler konusunda olumlu hiçbir şey yapmadı. Ama olumsuz da hiçbir şey yapmadı. Peki, bundan önceki iktidarlar yaptı mı? Hayır...

Türkiye zorlu bir seçim sürecinden geçiyor. AK Parti bu süreçte kapsayıcı bir adım atarak, milletvekili listelerinde farklı toplumsal kesimlerin temsilcilerine yer verdi. Bu açılım bir demokrasi projesi mi, yoksa vitrin yenileme çalışması mı? Biz de aynı soruyu Alevi yazar Reha Çamuroğlu'na sorduk.

Kendinizi Alevilik konusunda nasıl konumluyorsunuz?

'Tarih Heterodoksi ve Babailer' adlı bir kitap yayınladım. Fakat bu kitabı Alevileri düşünerek yazmadım. Ailemin Alevi olması dışında bir ilişkim yoktu. Bu kitabın yayınından sonra çok sayıda Alevi beni buldu. Derneklerine, konferanslara, panellere ve Hacı Bektaş'taki törenlere davet edildim. Bir anda cemaat içinde ki kanaat önderlerinden biri haline geldim.

Cemaat, siyaseti dayatıyor

Kanaat önderi olmanız, bir misyon mu yükledi size?

haberlogo

İlgili haberler için bkz.:

Öyle de diyebiliriz. Alevi cemaatiyle ilişkim, beni birkaç arkadaşla (Cemal Şener, İzzettin Doğan, rahmetli Abidin Özgünay) birlikte Cem dergisini çıkarmaya kadar götürdü. Orada sorumlu yazı işleri müdürü oldum. Cemaatle ilişkilerim daha da yoğunlaştı. Kanaat önderi olmak, birçok insanın sorunlarının çözümü için bana gelmeye başlamasına yol açtı. Fark ettim ki bu rol aslında siyasi. Ve cemaat de sizi öyle kabul ediyor. Bir anlamda bu siyasi rol size dayatılıyor.

Peki siyaset...

Tam bu noktada bir çakışma yaşandı. Siz sorunları çözmek için siyasi güç istiyorsunuz, farklı siyasi partiler de oy kaygısı için size gelip destek istiyor. Ama hiç biri, "Bizden aday olur musunuz" demiyor, "Bize destek verir misiniz" diyor. Ama siz siyasi gücünüzü siyasi role dönüştürmek istiyorsunuz. İşte bu yüzden siyaset. Alevilik benim önemli meselem, ama temel meselem değil. Şu anda Türkiye'nin demokratikleşmesi ve küresel ısınma benim açımdan çok daha öncelikli.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 17 06 2007 )
Devamı...
 
'AKP türkülerimizden elini çek!'

'AKP türkülerimizden elini çek!'

birgunlogoEcem Engin - BİR grup aydın-sanatçı ve kitle örgütü temsilcileri, 12 Haziran günü Ankara'da AKP Genel Merkezi'nin açılışındaki etkinliklerde Aşık Veysel ve Aşık Mahsuni Şerifin türkülerinin çalınmasını, AK Parti İstanbul İl Binası önünde protesto etti.

Aralarında Nurettin Güleç ve Pir Sultan Abdal Derneği Sultanbeyli Şube Başkanı Sadegül Çavuş'un da bulunduğu aydın ve sanatçılar "AKP türkülerimizden elini çek" diyerek, AKP'nin seçim propangandalarında halk ozanlarının türkülerini kullanmalarını kınadılar.

Okunan basın açıklamasında türkülerin, halkın var ettiklerini, yerli ve yabancılara satan ve düşünceyi, düşünenleri yargılayan bir partinin ağzına yakışmadığını söyleyen sanatçılar, "Ozanlarımıza ve halkımıza zerre kadar layık olmayan, sağcı, sözde solcu, milliyetçi, muhafazakâr, merkez sağcı hangi etiketli parti olursa olsun, ozanlarımızın eserlerini parti propangandalarında kullanma hakkına sahip değildir" dedi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 17 06 2007 )
 
Sivas'ta ilk cemevi açıldı

Sivas'ta ilk cemevi açıldı

DHA

 Sivas'ta ilk cemevi çok sayıda Alevi ve Sünni vatandaşın katıldığı törenle açıldı. Cem Vakfı ve vatandaşların desteğiyle yapımı tamamlanan cemevinin açılışında bir konuşma yapan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, cemevinin Sivas'ta yaşanan olayların unutulmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Cemevinin yapımına Sünni vatandaşların da katkı sağladığını söyleyen Doğan, bina için ilk bağışı Sivas Müftüsü'nün yaptığını ifade etti.

Törende son günlerde yaşanan terör olaylarına tepki olarak şehitler için dua edildi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 17 06 2007 )
 
Ayhan Aydın: Abuzer Yılmaz (Âşık Kederi) ile söyleşi

Ayhan Aydın: Abuzer Yılmaz (Âşık Kederi) ile söyleşi

Abuzer Yılmaz (Âşık Kederi) şu anda Adana'da oturmakla birlikte aslen Adıyaman'lı bir ozanımız. Merkeze bağlı, eski adı Terman yeni ismi Aydınoluk olan köyden. Ozanın verdiği bilgilere göre köyün hane sayısı yüz elli imiş. Köyde şu anda yedi yüz elli kişi yaşıyormuş. Köylerinde bir de elli kişilik bir köy odası varmış. Alevi ocaklarından Ağuiçen'e bağlı olan aşık köyünün çevresindeki Alevi köyleri Elifi, Kızılcapınar, Karahöyük olarak sıralıyor. Ozanın pirleri Ağuiçen, rehberleri Üryan Hızır, mürşitleri de Ağuiçen Ocağı'ndan gelirmiş.

İnsan bir kitaptır oku Kederi
Sevgi bir halıdır doku Kederi
Sen sende ara bul Hakk'ı Kederi
Allah bir Muhammet Ali diyerek.

Anadolu Aleviliği hakkındaki fikirleriniz, bilgileriniz nelerdir?

Anadolu Aleviliği 1400 yıldan beri süregelmiştir. İçeriği insanın insanı ezmediği, insanın insanı sömürmediği, tüm insanların insanca, kardeşçe bir arada yaşama biçimidir.

Sizce Hz. Ali nasıl bir insandı, en önemli özellikleri nelerdir?

Hz. Ali; zeki, dürüst, lider, hoşgörülü bir insan olup, ezilenden yana olmuş, kendi mevkii ve makam uğruna değil halk için savaşmıştır.

Türkiye'nin geri kalmışlığını nelere bağlıyorsunuz?

Devlet idarecileri Sünni İslâm felsefi görüşleri etkisinde olduğu için çağa göre ayak uyduramıyor. Mevcut dünya görüşü ve çağdaş yönetim şekilleri gerisinde kalmakta oldukları için devamlı geriye gidiyor. Düzelmesi için Alevi İslâm inancı doğrultusunda yeniden ve çağa ayak uydurarak ülkede demokratik hak ve özgürlüklerin uygulanması gerekir.

Köylerinde Mahmut Ensari Türbesi varmış. Türbenin soyağacı Ensariler'den gelirmiş. Çevre köylerdeki ziyaretler ise şunlarmış: Abuzer Gaffari (Ziyaret köyü), Mehmet Ensari (Halberci köyü), Çıplak Baba (Tırıntil köyü), Zeynel Abidin (Hacı Yusuf köyü), Kazgan Dede (Girik köyü), Aziz Dede Yatırı (Şeyh Miran köyü).

İşçi emeklisi olan ozanımız ortaokul mezunu. Şu ana kadar birçok ulusal ve yerel Alevi/Bektaşi anma etkinliğine katılan ozanımızla görüşmemizin metnini aktarıyorum:

Sizce "Halk Ozanlığı" neyi ifade ediyor?

Halkın duygularını düşüncelerini, özlemlerini, kederlerini, ağıtlarını, sevgilerini dile getirir.

Halk Ozanlığının tarihsel geçmişiyle ilgili bilgileriniz nelerdir?

Her türlü anlam babında geçmişteki halk ile hak arasındaki eşitsizliğe karşı baş kaldırmış ve gücünü halktan ve Hakk'tan almıştır.

Halk Ozanlığı sizce ne zaman ve nasıl başlamıştır?

Halk ozanlığı halka, haksızlığın olduğu gün başlamış, mazlumun haklarını savunarak başlamıştır.

Çocukluk döneminizdeki ailesel ve çevresel şartlarınız nasıldı?

Çocukluk yaşamım 150 hanelik köyde başlamış. Köyün en fakir bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmişim. Babamı 5 yaşlarında kaybettim. 9 yaşına kadar başkalarının yanında çalıştım. Daha sonra 16 yaşında gurbete çıktım. O gün bugün gurbetteyim.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 17 06 2007 )
Devamı...
 
Esat Korkmaz: Nasıl Bir Demokrasi? Nasıl Bir Yönetici? ... Örgütlenme?

Esat Korkmaz: Nasıl Bir Demokrasi? Nasıl Bir Yönetici? Nasıl Bir Örgütlenme?

Demokrasi güçsüzün tuttuğu, güçlünün "karşı" olduğu şeydir; demokrasinin şanssızlığı da buradadır: Güçsüzlerin iktidara geldiği görülmemiştir.

esatkorkmazsercesme_1Bireyler "ortalama, eşit, yumuşak" olduğunda insanlığın bütünüyle "ilerleyeceğine ve güçleneceğine" inanılır. Bu çok tehlikeli bir durumdur. Çünkü, insanları "küçültmek ve daha kolay yönetilebilir kılmak ilerlemek olarak algılanır".

Nasıl Bir Demokrasi?

...kimi örgüt yöneticilerimiz "adanmamış" bir bilincin-inancın taşıyıcısı olarak ortalıkta döneniyorlar; en yakın kavga arkadaşının "ayağına çelme takmaya" ya da kendisi için "gizil" tehlike oluşturan örgüt arkadaşını-aydınını "karalamaya" yelteniyor... yaşamdan sakınıp "her şeyin çözümünü kendinde gören" örgüt yöneticilerinin yönettiği örgütlü Alevi zeminde memur kafalı yöneticilerden çevreye saçılan olumsuzluklar yine aynı kafa yapısına sahip yöneticiler tarafından ortadan kaldırılacaktır...

Örgütlü Alevi zeminde "demokrasi", kimi başkanların ya da genel başkanların sesini açtığı bir radyodan çıkan müziğe benzemeye başladı: Sesi yükselttiklerinde "daha fazla" demokrasi oluyor; biraz daha yükseltirlerse biraz daha fazla... Ya sesini kısarlar ya da kapatırlarsa, "durumdan vazife çıkaran" azımsanmayacak sayıda alt birim başkanları ulaşabildikleri tüm radyoların sesini kısmak, yani "demokrasiyi boğmak" için koşuşturan "ortodoks memurlara" dönüşüyor. Tam da bu nedenle 20 yıldır özlemlerimizin ötesinde "örgütlendik" ama tahminlerimizin ötesinde "gericileştik": Örgütlenerek gericileşmek gibi bir "keşfin" sahipleriyiz. Bu toprağın "en gerçekçi politikası-siyaseti" olan Alevi tarihini "güncellemeyi" beceremedikleri için "beklentileri" karşılanmayan, doyumsuz, kendilerini Alevi "uzmanı" sayan, Aleviliği kurtuluşa taşıyacak "seçenek" gören kimi çağdaş örgüt yöneticilerimiz "engelimiz" durumuna geldi. Ne kadar acı değil mi?...

Demokrasi, insanlığın son iki yüzyılda yaşadığı büyük bunalımdan çıkmada bir "sanal kurtuluş idesi" mi acaba? Hakların "eşit" dağılımının yapıldığı yerde demokrasi bir "oyun"dur. "Oyun" yaşama geçip oyun olmaktan çıkıp, yani hakların "eşitsiz dağıtımını" yapıp "eşit sonuç" üreten "gerçek" olamadı bir türlü. Hani kimse ölümüne "tanık" olamaz ya: Tıpkı bunun gibi, demokrasi de bir türlü kendi uygulamasına "tanık" olamadı. Doğal olarak bugüne değin yaşama geçme olanağı bulan demokrasilere baktığımızda hiçbirinin "emeğin hakkı ile özdeşleşemediğini" görüyoruz.

Özgürlüğün demokrasiden "çıktığı" sanılır: Ama bunun "tersi" doğrudur; özgürlükten demokrasi çıkar. Demek ki özgürlüğün "küçük" bir bölümü "demokratik özgürlük"tür. Onun için bağırıyoruz: Köktendinciden, şeriatçı kimlikten "demokrat" olmaz; "demokrat olmayan" kimliklerle demokrasi kurulmaz, diye. Alevilerin kafasındaki inanç, "şeriatçı bir nitelik" kazanırsa bilelim ki "bizlerle" de "bu iş" olmaz.

"Kendini bilmek", hiçbir dışsal koşulun sınırlandırmasını eyleminin "sınırı" olarak kabul etmeyen, kendine ve başkasına saygısı olan "kişi olmak" demektir. Gönül felsefesinin temelinde işte "bu kişi" vardır; bu sağlanamazsa demokrasi "temelsiz" kalır. Bizler kendimizi bilmek istiyoruz; tarihselliğimizi, kendi kültürümüzden devşirerek dünya kültürüyle tanışmak ama kendimiz olarak kalmak, "yabancılaşmamak" istiyoruz.

Yaşam, doğal olanın "önde" durduğu; bir "doğal olan-kültürel olan" bireşimidir. Ben istemez miyim kafamın gündemine göre yazmayı. İnsanın, ötesinde doğanın "aklını iplemeyip" aklımla "akılsız" alana taşınmayı, doğanın "en şarlatan" varlığı olduğumu kanıtlamayı: "Bir sen varsın yaşamımda sevgilim; ağaçlar sen, kuşlar sen, dağlar-taşlar sen; rüzgârın sesi, çiçeğin rengi, suyun şıpırtısı sen; en kötüsü aklım sen; şimdi bedenimle oynuyorum, bilmem yapabilir miyim sen", demeyi. "Akılsız alanda" başıboş dolaşmak kimi kez "akıl alanında" doğru davranmanın "anahtarını" verir. Ama olmuyor işte; "adanmış bilinç" diye bir şey var.

Duyarlılığımızın "izinde" yöremizden dünyaya açılmak, kendi göreneklerimizle selamlaşmak, dünya toplumunun "hamuruna" katılmak istiyoruz. Böylesi bir görevin altından ancak "yetkin bilinç"le kalkılır: Yetkin bilinç "adanmış bilinç"tir. Adanmamış bilinç, kendini "sakınır" ve başkasını "harcamaya" yönelir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 16 06 2007 )
Devamı...
 
Türkiye'yi konuştular

Türkiye'yi konuştular

hurriyetÜnver DİNÇ / HAMBURG

Hamburg Alevi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen panelde "Türkiye'de Demokrasinin Geleceği ve Genel Seçim Öncesi Güncel Siyasi Gelişmeler" ele alındı

hakmsiyasetHAMBURG Alevi Kültür Merkezi'nin (HAKM) "Türkiye'de Demokrasinin Geleceği ve Genel Seçim Öncesi Güncel Siyasi Gelişmeler" adı altında düzenlendiği panele SPD Avrupa Parlamentosu Milletvekili Vural Öger, eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar, gazeteci-yazar Can Dündar ve Alevi-Bektaşi Genel Sekreteri Turan Eser katıldı.

Fikri Sağlar "AB projesi Türkiye'nin Cumhuriyet projesinden sonra Türkiye için en önemli projelerden biri olarak algılanmalı, AB'de yaşayan insanların yaşam standardına bütün çağdaş ülkelerde ya da bugünkü dünyada ulaşılan en son nokta olarak bakılırsa Türkiye'nin de bu yaşam standardına ulaşma hakkının olduğunu ortaya koymalıyız"

Vural Öğer de "Türkiye'deki mitinglerdeki insanlara bakıyorum, pırıl pırıl insanlar bir arayış içinde. Şu andaki partilerle kendini tamamen temsil etmiş görmüyorlar" dedi. Öğer, onlarca yıl CHP'ye oy veren bir aileden geldiğini belirterek, CHP'nin sosyal demokrat bir parti olmaktan çıktığını söyledi. Öger, "AB içinde CHP'yi bir sosyal demokrat parti olarak kabul etmiyorlar. Batıdaki sosyal demokrat partilerin dünya görüşü, dünya kavramıyla bizim şu andaki CHP ile tam anlamıyla bağdaşmıyor" dedi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 15 06 2007 )
 
DAH Bileşenleri'ne 'Olağanüstü Genel Kurul Çağrısı' yapıldı

DAH Bileşenleri'ne 'Olağanüstü Genel Kurul Çağrısı' yapıldı

Siyasete müdahale'nin şu anki sonuçları, Demokratik Alevi Hareketi'nde (DAH) Olağanüstü Genel Kurul çağrısına yol açtı. 'AABK, ABF ve AABF güven tazelemek zorunda!' başlığı altında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) eski Genel Sekreteri Hasan G. Öğütcü, eski Yönetim Kurulu Üyesi Faysal İlhan ile Yönetim Kurulu Üyesi Av. Seydi Koparan tarafından kaleme alınan bir çağrı ile (fiili) başkanlığını T. Öker'in yürüttüğü DAH Bileşenleri'ne sonbaharda 'Olağanüstü Genel Kurul' çağrısı yapıldı. Çağrının 2007 Erken Milletvekili Genel Seçimlerinin ardından cevap ve yankı bulması bekleniyor.

Olağanüstü Genel Kurul çağrısında 'Bize göre eğer Türkiye'yi değiştirmek istiyorsak önce kendimizden ve kurumlarımızdan başlamalıyız!' 'Görünen o ki, siyasete ‘müdahale' yeni ayrışımlara yol açtı.' denildi.

İlgili çağrı metni şöyle:

  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyelerine
  • AABK'ya Üye Federasyon Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyelerine
  • Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurumuna
  • Almanya Alevi Kadınlar ve Gençler Birliği Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyelerine
  • AABF'ye bağlı Üye Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Üyelerine
  • Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyelerine
  • ABF'ye Üye Kurumların Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyelerine     

                    13.06.2007

AABK, ABF ve AABF güven tazelemek zorunda!

Değerli  Canlar,

4 haziran 2007 tarihinde TBMM erken seçimleri için milletvekili adayları siyasi parti liderleri tarafından belirlendi. Böylece Siyasi Parti Kurmayları  seçimlerde milletvekili adaylarını, parti tabanının iradesini çiğneyerek oluşturdular. Ülkemizde katılımcı demokrasinin gelişmesine vurulan bu darbe Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde en büyük engel teşkil etmektedir.

Ankara' da 20.05.2007 tarihinde toplanan Alevi Bektaşi Meclisi kurum adına milletvekili aday adayı belirlemezken ve herhangi bir siyasi partiyi adres olarak göstermezken bireysel olarak CHP'den Milletvekili aday adayı olan kurumlarımızda görevli arkadaşlarımız CHP aday listesinde yer alamadı. ABF ve AABK'nın siyasete "müdahale" ve solda birlik söylevleri ile başlayan süreçte yaşananlar Alevi kurumlarında son bir yıl içinde onarılması güç yaralar açtı. ABF ve AABK kamuoyu önünde büyük ölçüde rencide edildiler. Ve nihayetinde Siyasetin Alevi kurumlarına müdahalesini izledik. Siyasete "müdahale" projesi sonuç olarak maalesef CHP'ye yaranmaya ve bir kaç kişinin milletvekili olmasına indirgendi. Hiç bir şekilde ne partiler nezdinde nede bağımsız adaylar göstererek siyasette etkili olunamadı. CHP'nin bir işareti sonucu Türkiye genelinde yapılması planlanan etkinlikler aniden durduruldu. 20 Milyon Alevinin sorunlarına çözüm ve alternatif seçenekler oluşturulamadı. Bağımsız Alevi Hareketi ne kendi içinde kurum olarak bir aday belirleme olgunluğunu gösterebildi ne de demokratik bir ortamda Ankaraya çağırdığı Alevi temsilcilerine bir ön seçim yaptırarak farklı olduğunu pratikte ortaya koymayı becerebildi.

Siyasi partilerde alışık olduğumuz lidere biat tavrı sergilenmiş ve  kurumlarımız yıpratılmışdır!

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 15 06 2007 )
Devamı...
 
Öker: 'Yeni parti kurulacak, Alevi toplumuna uyduk; biz yanılmadık'

Öker: 'Yeni parti kurulacak, Alevi toplumuna uyduk; biz yanılmadık'

4 hazirandan önce 'Alevi hareketi parti kurmayacak' diyen DAH (fiili) Başkanı T. Öker, 4 hazirandan sonra aniden 180 derece 'çark' ederek, yeni parti kuracaklarını ilan etti.

Öker, CHP macerasında topu 'Alevilere' atarak, 'Alevi toplumuna uydukları için CHP'ye gittiklerini' açıkladı.

Öker, 'partinin ve Baykal'ın geçmişini biliyorduk. Alevi toplumuna karşı önyargılarını biliyorduk. Ama size uyduk ve sonuçta biz yanılmadık' dedi.

Öker'in açıklaması, Milliyet gazetesinin 12 haziran 2007 günlü Avrupa baskısında şu şekilde yer aldı:

milliyetavrupa12062007

milliyetavrupa120620074 milliyetavrupa120620071
milliyetavrupa120620072 milliyetavrupa120620073

Yorumlar (1)

Son Güncelleme ( 16 06 2007 )
 
Öker: 'Alevi hareketi parti kurmayacak'

Öker: 'Alevi hareketi parti kurmayacak'

DAH (fiili) Başkanı ve AABK Genel Başkanı T. Öker, 'Alevi hareketi parti kurmayacak' dedi.

Bunun yanı DAH'ın 'ideolojisi'nin ne olduğuna, 'ulusal hareketin' neresinde olduklarına Gaziantep'te açıklık getirdi.

Gaziantep Haber Ajansı aktarıyor:

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 14 06 2007 )
 
Lagendijk'tan Alevilere: CHP'ye hâlâ nasıl oy verirsiniz?

Lagendijk'tan Alevilere: CHP'ye hâlâ nasıl oy verirsiniz?

zamanlogoAvrupa Parlamentosu (AP) üyesi Cem Özdemir'in ev sahipliğinde düzenlenen "Aleviler nasıl bir Türkiye istiyor?" paneli ilginç bir tartışmaya sahne oldu.

 AK Parti'ye ağır ithamlarda bulunan Alevi katılımcılara Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, tepki gösterdi. Lagendijk, "CHP, muhtırayı destekliyor. Hâlâ CHP'ye nasıl oy verirsiniz?" dedi.

haberlogo

İlgili haberler için bkz.:

AK Parti'yi çok başarılı bulduğunu söyleyen Lagendijk, "AK Parti kendisinden önceki bütün laik partilerin toplamından daha fazla reform yapmış ve Türkiye'yi AB'ye daha fazla yakınlaştırmıştır." ifadelerini kullandı. Lagendijk, CHP'nin TCK'nın 301. maddesinin değiştirilmesine itiraz ettiğini, 27 Nisan'daki askerî muhtıradan memnuniyet duyduğunu, Kürt meselesinde sol bir partiye yakışmayacak tavır içine girdiğini hatırlattı. Hollandalı milletvekili, Türkiye'deki asıl trajedinin AB üyeliği için çalışan gerçek bir sosyal demokrat parti eksikliği olduğunu vurguladı. "Hal böyle iken CHP'ye nasıl oy verebilirim?" diyen Lagendijk aynı soruyu Alevi temsilcilerine yöneltti. Lagendijk, AK Parti'nin başarılı icraatlarına rağmen cinsiyet eşitliği, başörtüsü konusunda daha net bir tavır almamasını da eleştirdiğini söyledi. Alevilerin Yeşiller'i AK Parti'ye çok yakın bulduklarını ve bu yönde eleştiriler aldıklarını hatırlatan Lagendijk'ın "Yakınlık renkten kaynaklanıyor." şeklindeki sözleri gülüşmelere yol açtı. Paneli yöneten Cem Özdemir ise CHP'nin Alevi adayları seçilebilecek yerlere yerleştirmediğine dikkat çekerek, seçimlerde yine de CHP'yi destekleyip desteklemeyeceklerini sordu. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel ve Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker ise AK Parti'yi eleştirdi. Mecburi din derslerinin 'cinayet' olduğunu ileri süren Öker, 35 kişinin yakıldığı Madımak Oteli'nin hâlâ müzeye dönüştürülmediğini belirtti. Özel, AK Parti'nin 'şeriat' getirmek istediğini iddia etti. Lagendijk ile Özdemir'in "Yine de CHP'yi mi destekleyeceksiniz?" sorusu üzerine Özel, CHP'yi destekleyeceklerini ifade ederken, Öker, 23 Temmuz'dan itibaren yeni bir sol parti için çalışma başlatacaklarını söyledi.

Yorumlar (1)

Son Güncelleme ( 15 06 2007 )
Devamı...
 
Alevilerde seçim tartışması sürüyor

Alevilerde seçim tartışması sürüyor

evrenseldeHaber Merkezi

AABF, CHP'nin Alevi yöneticileri aday göstermemesi üzerine nasıl bir tutum alınacağı tartışıyor. 23 Haziran'da yeni tavır belirlenecek

Şimdi ne olacak?

AABF Genel Başkanı Turgut Öker gazetemize seçim sürecini ve yaşananları şu şekilde anlattı: "Bizim hedefimiz solda geniş bir birliğin yaratılmasıydı. Bunun için de bütün parti ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileriyle bir araya geldik. Ama sonuçta, böylesine geniş bir birliğin kurulamayacağını anladık. 21 Mayıs'ta Ankara'da yaptığımız toplantıda bunu söyledik ve milletvekili adayı olmak isteyen insanları serbest bıraktık. Kesinlikle kimlerin aday olacağı konusunda bir örgüt kararı alınmadı. Adaylıklar tamamen bireysel karar çerçevesinde oldu. Bunun üzerine bazı arkadaşlarımız gidip CHP listelerinden adaylık başvurusu yaptılar" dedi.

Öker, söz konusu kişilerin desteklenmesi yönünde 27 Mayıs günü Köln'de yapılan Başkanlar Divanı toplantısında alınan kararın ise bütün Alevi adaylar için geçerli olduğunu söylemekle yetindi. Ancak, halen AABF'nin internet sitesinde olan bu kararda açıkça, "AABK Başkanlık Divanı Alevi örgütlerinden milletvekili aday adayı olanlara tam destek verir." deniyordu.

Avrupa'da yaşayan Alevi örgütlerinin Türkiye'de 22 Temmuz'da yapılacak erken genel seçimlerde nasıl bir tutum alacağı merakla bekleniyor.

Bir yıldan uzun süredir "siyasete müdahale" ve "solda birlik" vurgularını öne çıkararak Türkiye'deki gelişmelere "müdahil" olmak isteyen Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ile Türkiye'deki Alevi Bektaşi Federasyonu'nun (ABF), değişik parti ve kitle örgütleriyle yaptığı görüşmelerden sonra iki örgütün bir çok yöneticisi CHP listelerinden adaylık başvurusunda bulundu. AABK Başkanı Turgut Öker başta olmak üzere AABF yöneticilerinin son bir yıl içerisinde sık sık vurgu yaptıkları "Aleviler artık oy deposu olmayacak" söylemi, erken seçimlerle birlikte bir anda unutuldu.

haberlogo

İlgili haberler için bkz.:

İlk önce DSP-SHP arasında sürek ittifak görüşmelerine yakın durulurken, DSP'nin CHP ile seçimlere girmeyi kararlaştırması hesapları altüst etti.

Bunun üzerine CHP üst yönetimiyle yapılan görüşmelerden sonra AABF'nin yayın organı Alevilerin Sesi ve Yol TV Genel Yayın Yönetmeni Necdet Saraç ve AABF yöneticileri Hıdır Temel, Necati Şahin, Ismail Ateş, Ali Turan Ildem gibi isimler çeşitli ilerden adaylık başvurusu yaptı. Ancak hiç birisine CHP yönetimi tarafından listelerde yer verilmedi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 14 06 2007 )
Devamı...
 
AP'de 'Aleviler nasıl bir Türkiye istiyor?' paneli düzenlendi

AP'de 'Aleviler nasıl bir Türkiye istiyor?' paneli düzenlendi

Brüksel'de Avrupa Parlamentosu'nda, ''Aleviler nasıl bir Türkiye istiyor?'' başlıklı panel Cem Özdemir'in ev sahipliğinde düzenlendi.

Panale Christian Danielsson, Joost Lagendijk, ABF Genel Başkanı Selahattin Özel ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker katıldı. Cem Özdemir moderatörlük yaptı.

AB Haber'in 'AP'de Alevi konferansı' başlıklı haberinde bildirdiğine göre,

"AB Komisyonu'nun yıllık ilerleme raporlarında AB'nin ortak değerleri ve müktesebatı açısından Türkiye'yi analiz ettiğini belirten Danielsson, ''Alevilerle ilgili 2 konuya yer veriyoruz. Birincisi cem evlerinin ibadet yeri olarak tanınması. Sanırım bu sayede kamu kaynaklarından faydalanma gibi bazı haklar söz konusu oluyor. Diğer bir konu da zorunlu dini eğitim. Bununla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) dava açılmıştı. Türkiye'de hükümet bunu takip ediyor. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarıyla ve Alevi örgütleriyle temasımız sürüyor'' dedi."

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 14 06 2007 )
Devamı...
 
Alevilerden ağır eleştiri

Alevilerden ağır eleştiri

 AP'de düzenlenen konferansta Alevi dernekleri temsilcileri, hükümeti Aleviliği katletmekle suçladı

GÜVEN ÖZALP Brüksel

Toplantıda konuşan Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk de Diyanet İşleri Başkanlığı'nı eleştirdi ve Avrupa perspektifiyle bakıldığında "laik bir ülkede garip bir kurum" olarak görüldüğünü ifade etti. Yeşillerin AKP'ye yakın olmakla eleştirildiğine değinen Lagendijk, "Bu algılama renk nedeniyle olsa gerek. AKP, şu an Türkiye'yi AB'ye yakınlaştıran parti olarak görülüyor" dedi.

Avrupa Parlamentosu'nda (AP), "Aleviler Nasıl Bir Türkiye İstiyor?" konulu bir konferans düzenlendi. AP'deki Yeşiller Grubu'nun katkılarıyla gerçekleşen toplantıda AKP hükümeti, Alevi dernekleri temsilcileri tarafından ağır bir şekilde eleştirildi. Aleviliğin katledildiğini savunan konuşmacılar, AKP'nin şeriat düzeni getirme çabası içinde olduğunu iddia etti.

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel, AKP hükümetiyle birlikte Aleviliği katletme girişimlerinin gündeme geldiğini ifade ederek, "Türkiye'de sivil siyaset kültürünün yerleşmesi için mücadele ediyoruz. Aleviliği de siyasallaştırmadan savunmaya çalışıyoruz. Ancak Türkiye'deki dinci-laik tanımlamasında biz laik tarafta yer alıyoruz" dedi. AKP'nin Fethullah Gülen ve bazı tarikatlardan destek aldığını ileri süren Özel, "AKP'yle aramızdaki küçük fark, AKP'nin şeriat düzeni getirmek istemesi, bizim ise laik, demokratik bir Türkiye'den yana olmamız" dedi. Alevilerin de kırmızı çizgileri olduğunu söyleyen Özel, seçimlerde AKP'ye destek olmalarının söz konusu olamayacağını belirterek, "Bu zihniyetin bir daha iktidar olmaması için mücadele etmemiz gerekiyor" dedi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 14 06 2007 )
Devamı...
 
Aleviler'in kırmızı çizgileri
Aleviler'in kırmızı çizgileri 

 Aleviler seçimlerde ne yapacak? Kimlere mesafeli kimlere kesinlikle karşılar?

Alevi-Bektaşi Federasyonları Genel Başkanı Selahattin Özel, 22 Temmuz seçimleri öncesindeki tutumlarını Avrupa Parlamentosu'nda "Aleviler ne istiyor" konulu toplantıda açıkladı. Özel, "Şeriat devleti isteyen AKP bizim kırmızı çizgimiz" dedi.

CHP'nin son dönemde kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirten Özel, "Kızgınlıkla hareket edip AKP'ye gitmemiz ise söz konusu olamaz" dedi.

1 milyon imza topladıktan sonra Başbakan Erdoğan'dan randevu istediğini anlatan Özel, "Türkiye'de bütün tarikatların desteklediği AKP bugüne kadar hiçbir Alevi kuruluşa randevu vermedi" diye konuştu.

Avrupa Alevi-Bektaşi Konfederasyonları Başkanı Turgut Öker ise Sivas katliamının yaşandığı Madımak Oteli'nin yerinde bugün bir et lokantası olmasının kendilerini yaraladığını söyledi.

Öker, Madımak'ın Almanya'daki Solingen benzeri bir müzeye dönüştürülmesini talep ettiklerini hatırlattı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 14 06 2007 )
 
Güler Buğday: Işığımı yıldızlara yolladım...

Güler Buğday: Işığımı yıldızlara yolladım...

gulerbugdaySevgili okur, böyle bir yazıyı kaleme almak, bizlere yaşatılan çile ve haksızlıkları, yürekte biriken öfke ve isyanın tezahürünü sizlere objektif olarak aktarabilmek oldukça zor.

Bundan daha zor olanıysa, üç ay gibi uzun bir süre bana, kızıma ve ailemize yaşatılan acı ve haksızlıklardır. Bursa Tıp Fakültesi'nde meydana gelen hata, ihmal ve umursamazlığın sebep olduğu yoğun bakım süreci sonunda zamansız kaybettiğimiz eşim Mehmet Buğday'ın ardından bir ömür boyu dilimizden düşmeyecek olan 'Keşke'lerle yaşamak zorunda bırakılışımızdır.

Reanimasyon denen, ölüm koğuşu görünümdeki bir serviste, makinaya bağlı olarak bir yudum soluğa muhtaç, ağızda burunda hortumlar, vücudun her yerinde tüpler ve torbalarla kıpırdayamadan ama şuuru açık, mantığında en ufak bir sapma olmadan yaşam mücadelesi veren yakınını seyretmektir.

Sevdiklerini ancak bir camın ardından görüp özlemle el sallayan, aylarca yemeden içmeden, kimyasal depo haline gelen kavruk vücuduyla inatla direnen ve baş edilemez hastane enfeksiyonu sonucu ve başka bilinmezlerle adım adım ölüme giden yakınınızı elini tutamadan, öpüp okşayamadan, sevginizle destek ve güç veremeden seyirci kalmaktır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 13 06 2007 )
Devamı...
 
'Vazgeçilemez' birileri 'ilkeleri'yle 'siyasete müdahale' ediyor...

'Vazgeçilemez' birileri 'ilkeleri'yle 'siyasete müdahale' ediyor...

Yorumlar (1)

Son Güncelleme ( 13 06 2007 )
Devamı...
 
DAH siyasete bu kez Brüksel'den müdahale etmeyi deniyor

DAH siyasete bu kez Brüksel'den müdahale etmeyi deniyor

Türkiye'de siyasete müdahale etmeye çalışırken, siyasetin müdahalesiyle karşılaşan ve siyasal süreçten tasfiye edilen DAH, yüzünü Brüksel'e döndü. 

Geçtiğimiz günlerde 2007 Erken Milletvekili Genel Seçimleri için CHP'den aday adayları göstererek 'siyasete müdahale' eden, ancak Baykal'ın kendisine 'alçak' denilmesini unutmayarak son dakikada 'tasfiye' ettiği Demokratik Alevi Hareketi (DAH) Bileşenleri, listelerin Yüksek Seçim Kurulu'na sunulmasının ardından bir yandan CHP aleyhine kampanya açarken, diğer yandan soluğu Brüksel'de aldı.

DAH Bileşenleri, Avrupa Parlamentosu'nda bugün "Aleviler nasıl bir Türkiye istiyor? - Farklı kimlikler ve inançlar nasıl birarada yaşar" başlıklı ve konulu bir panel düzenliyor.

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Cem Özdemir'in yöneteceği panele, Avrupa Komisyonu'ndan Christian Danielsson, Avrupa Birliği Türkiye Komisyonu Raportörü Joost Lagendijk, Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker katılıyor.

Panelde Türkiye siyasetine müdahale edilerek, istemler paketinin sunulması, CHP'nin 'Avrupa sağı' için kötü bir örnek olduğunun vurgulanması bekleniyor.

Yorumlar (1)

Son Güncelleme ( 13 06 2007 )
 
Alevilerin CHP tepkisi

Alevilerin CHP tepkisi

Star - CHP'nin gösterdiği Alevi adayların "niteliği ve niceliği"nden rahatsız olan Alevi kurum ve kuruluşları bağımsız aday olan Alevileri destelemeyi gündemlerine aldı. Başta Alevi Bektaşi Federasyonu olmak üzere pek çok örgüt, önümüzdeki günlerde bir toplantı ile bir araya gelerek konuyu enine boyuna masaya yatıracak. Özellikle Ankara'da iki seçim bölgesinde de bağımsız aday sayısını teke indirmeye çalışan Aleviler, CHP'ye de Alevi adaylar konusunda tepkili.

haberlogo

İlgili haberler için bkz.:

Solda geniş tabanlı bir işbirliği yapılması için "siyasi müdahale" kararı alan Aleviler, bağımsız adayları destekleme konusunu gündemlerine aldı. Bağımız aday olan Alevi adaylar ve Aleviler'in sorunlarını Meclis'te yansıtacak adayların desteklenmesi konusu önümüzdeki günlerde masaya yatırılacak.

Söz konusu çalışmaya ilişkin ANKA'ya değerlendirmelerde bulunan Alevi örgütü temsilcilerinin ortak görüşü ise, CHP'nin Alevi adaylar konusunda beklenildiği gibi bir tavır ortaya koymadığı yönünde.

ABF: "Aleviler CHP'den kaçıyor"

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Turan Eser, CHP'ye yaptıkları geniş tabanlı ittifak önerisinin kabul görmediğini söyledi. Eser, "Çok kritik olan bu seçimlerde Aleviler'in CHP'den kaçış yaşayacağını düşünüyorum. CHP'de aday tespitinde Alevi rengine siyasette temsil hakkı tanınmaması ayrı bir art niyet taşıyor" diye konuştu. Türkiye'deki mevcut siyasi seçenek oluşturma sürecinin toplumsal kesimleri zora soktuğunu öne süren Eser, toplumun önüne iki partili bir seçenek sunulduğunu ileri sürdü.

Yorumlar (2)

Son Güncelleme ( 13 06 2007 )
Devamı...
 
Siyaset Aleviler için proje geliştiriyor: ANAP projesini açıkladı

Siyaset müdahale ediyor 

Siyaset Aleviler için proje geliştiriyor: ANAP projesini açıkladı

Aleviyol - Özel Haber: Anavatan Partisi, "Sosyal Barış için Ayrımcılığın Önlenmesi ve İnanç Özgürlüğü" projesini açıkladı.

anap

aliarifozzeybek

Dr. Ali Arif Özzeybek

1964 Ankara doğumlu. Beypazarı Karaşarlı. 1988 Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesini bitirdi. 1991 yılında Universıty of California’da implant kurslarına; 1991-1994 yılları arasında Amerikanın San Diego, Los Angeles, Texas, Tampa şehirlerinde Dental Implant Eğitim Programlarına; Almanya’da, İtalya’da, Meksika’da, İspanya’da bilimsel programlara katıldı.  1995 yılında Tapma’da (USA) Dr. Michael Pikos’un yanında ileri cerrahi teknikleri ile ilgili eğitim aldı. 1995 yılında Internatıonal Congres of Oral Implantology derneğine üye oldu. 1996 yılında Texas üniversitesi Periodontoloji bölüm başkanı olan Prof.Dr.Roland Meffert ile birlikte Meffert Implant Enstitüsünü ve ICOI Meffert Study-Club’u kurdu ve her iki eğitim merkezinin başkanlığını üstlendi. 1995 yılında Hürriyet Gazetesi ile Junior Chamber iş birliği ile düzenlenen yarışmada “bilimsel önderlik dalında Türkiye’nin en başarılı genci seçildi” 1995 yılında Texas Üniversitesi diş hekimliği fakültesi ile Roland Meffert Implant Enstitüsü arasında bilimsel kültürel değişim programı anlaşmasını imzaladı. 1998 ve 2001 yıllarında Bodrum’da, 2006 yılında İstanbul’da ICOI (Dünya Implant Kongresi) ile birlikte uluslararası bilimsel kongreler düzendi ve Başkanlığını yaptı. 1997 yılından beri Bektaşi İnanç Felsefesi üzerine çalışma yapan Ziya Baba Karaşar İnanç Eğitim ve Hayır Vakfı’nın başkanlığını yapıyor. 2002 yılında Mehmet Ali Bayar’ın teklifi ile genel başkan baş danışmanlık görevini üstlenerek siyasete atıldı. Evli ve iki çocuk babası.

Proje sorumlusu ANAP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ali Arif Özzeybek, "Bu bizim topluma karşı açık taahhüdümüzdür. Bu projenin hazırlanma sürecince her aşamada katkı sağlayan 5 kişilik ekibimizle birlikte 5000'e yakın kanaat önderimize vermiş olduğumuz sözü tutmanın mutluluğu ve onurunu yaşıyoruz. Bu projeyi hayata geçirmekte umarım bize nasip olur. Alevi - Bektaşi kimliğimle siyaset yapmama rağmen asla bu kimliğimi öne çıkararak bir takım menfaatler peşinde olmadım.  Eşitliğin sağlanması ve hakkımız olanları almak yolunda önemli bir mihenk taşı olarak gördüğüm bu projeye parti programında yer verilmesini sağladım. Tabi ki belirli eksiklikler olacaktır. Bu noktada siz sevgili canlardan isteğim projeyi inceleyerek olumlu / olumsuz fikirlerinizle katkı sağlamanızdır. Bu proje ile birlikte hiçbir siyasi parti ne gizli kapılar ardından verilen mesnetsiz sözlerle, artık duymaktan bıktığımız kalıplaşmış laflarla karşımıza çıkabilecek ne de sırtlarımızı sıvazlayarak içi boş sevgi gösterileriyle yanımızdan ayrılabileceklerdir. Bu proje ile bir alt çıta oluşturarak şimdilik görevimizi yerine getirdiğimiz kanaatindeyim." dedi.

ANAP ilgili proje kapsamında 'Eşit Fırsatlar Düzeni' oluşturulacağını belirtiyor.

Devlet, resmi ideolojisini bu kimliklere ait değerlerin yerine ikame etmek istemektedir. Devlet, inanç ve ibadet özgürlüğüne ilişkin olarak kimi hallerde baskıcı, taraflı, yönlendirici veya yok sayıcı tutumlar takınmaktadır. Devlet, inancı da kapsayan kültürel çeşitlilik konusunda yeteri ölçüde adalete ve hakkaniyete uygun davranmadığı kanaatini doğurmaktadır. Nitekim bugünkü Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yapısı, işleyişi, ortaya koyduğu yorum ve yaklaşımlar tüm toplumu kucaklayıcı bir temsiliyetten ve toplumla sahih ilişkiler üzerine kurulu iletişimden uzak görünmektedir. 

Devlet, Lozan Antlaşması ile azınlık statüsü taşıyanlar dışında kalan inanç- kültür, kimlik ve kümelerinin inanç ve ibadet özgürlüklerini kullanabilmeleri için ihtiyaç duydukları imkânların sağlanmasında yardımcı olmadığı gibi zaman zaman yasaklayıcı, engelleyici tutumlar takınmaktadır. Bu konuda Alevi inancına mensup vatandaşlarımızın ibadet ve din eğitimi ihtiyaçları karşısında takınılan tutum açıklayıcı bir örnektir.

Devlet cemevlerini ibadethane statüsü içinde görmemekte, imar kanunu, din görevlisi atanması ve düzenli ibadethane imkânlarının sağlanması gibi konularda ayrımcılık sayılabilecek, demokrasi ve insan hakları anlayışlarıyla bağdaşmayan ve ulusal bütünlüğü bozucu tutumlar sergilemektedir.

Devlet yayınları, din eğitimi veren kurumların kurulması, işletilmesi süreçlerinde de tarafsızlığı, eşitliği bozucu ve güven kaybına ve paralel mekanizma arayışlarına yol açan yanlış tutumlar sergilenmektedir.

Devlet vatandaşlarının inanç ve ibadet anlayışlarının ne olacağını tayin etmek istemekte, bu alandaki temel özgürlük ilkelerine karşılık gelen konularda kendisi belirleyici olmak istemektedir. Laikliğe aykırı biçimde, kendi anlayışına uygun Müslümanlık, Sünnilik, Alevilik önermektedir. Çünkü laiklik sadece devlet düzeninin inançların baskısından azade kılınması değil, aynı zamanda bireylerin ve inançların devlet aygıtının baskı ve yönlendirmesinden korunması, özgür kılınması anlamına gelmektedir.

"Sosyal Barış için Ayrımcılığın Önlenmesi ve İnanç Özgürlüğü" projesinde herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla 'eşit fırsat düzeni'nin üç adımda kurulması öneriliyor: 

Herkese hakların kullanımında özgürlük sağlayan yeni Anayasa; Ayrımcılığın önlenmesi yasası; Temel hizmetlere erişimde eşitlik ve güvence.

Projede hak ve özgürlüklerin korunması ve kullanımının bireysel olduğuna değiniliyor ve satırbaşlarıyla özet olarak şunlar kaydediliyor:

"Herkes siyasal alanda dini, etnik kökeni ve kültürel kimliği ile değil, yurttaş kimliği ile yer alır. Farklılıkların, evrensel insan hakları ile bağdaşık olduğu sürece tanınması, yaşatılması meşrudur. Temel insan hak ve özgürlüklerine zarar veren hiçbir farklılığın korunmasına müsaade edilemez. Bu çerçevede, devlet sosyal ve kültürel çeşitliliği korur, örgütlenmesine izin verir. Ancak bu türden sosyal-kültürel kümeleri hak ve özgürlüklerin öznesi olarak kabul etmez ve temsiline izin vermez. Bu sosyal barışı bozucu ve ayrımcılık nedeni olarak kabul edilir.

Devlet, çoğulcu demokratik düzenin vazgeçilmez ilkesi olan laiklik doğrultusunda, dini ya da din dışı olsun insana ait temel hak ve özgürlükleri her tür baskıya karşı korumayı, din ve vicdan hürriyetini en üst düzeyde sağlamayı hedefler. Devletin la-dini bir organizasyon olarak tüm vatandaşlarına ve farklı inanç mensuplarına eşit mesafede hizmet vermesi esastır. İnanç sahiplerine inançlarını yaşama, inanç sahibi olmayanlara hiçbir inancın baskısı altında kalmama teminatını sağlayan devlet laik devlettir.

Merkezi ve yerel yönetim organları, fırsat eşitliği sağlamak, etnik-dini-dilsel ve kültürel bakımından farklı kişi ve grupların yönetim süreçlerine ve karar organlarına katılımını temin etmek bakımından her türlü tedbiri alırlar.

Kısmen ya da tamamen cinslerden birini, engellileri, dilsel-kültürel-etnik-dini herhangi bir grubu veya azınlıkları aşağılayan, ayırımcılık içeren metin ve semboller taşıyan dizi, film, program, reklâm ve yayın yasaktır.

Genel üretim sürecini etkilememek ve istihdam edilenin görev ve sorumluluğunu, belirtilen süre içerisinde yerine getirmesi kaydıyla, işveren çalışma saatleri ve izinleri konusunda din, inanç, aile yükümlülüklerinin gerektirdiği esnekliği göstermek zorundadır.

Eğitim dili Türkçedir, ancak herkesin kendi ana dilini öğrenme hakkı vardır. Eğitim kurumlarında ana dilin öğrenilmesi "seçmeli ders" sistemi ile sağlanır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 13 06 2007 )
Devamı...
 
Kazım Balaban: 'Bir ok attım pilav oldu'

Kazım Balaban: 'Bir ok attım pilav oldu'

Makyavelist bazı kesimlerin Alevi söylemlerini öne çıkararak slogan edindikleri "Siyasete Müdahale" sözü bana bir fıkrayı hatırlattı. Ben bu fıkrayı sevdim. Sanıyorum sizler de seveceksiniz.

Siz "Siyasete Müdahale" gibi iddialı bir söz söyleyeceksiniz ancak bununla ilgili kamuoyunda ve hiç bir kurumun örgütlü tabanında nabız yoklaması yapmadan ortaya çıkacaksınız.

Hem size en yakın düşünen çalışma arkadaşlarınızı "Siyasete Müdahale" sloganına ciddiyetle sarılmadılar diye itham edeceksiniz, hem de hızınızı almayarak onların bir kısmına "Ajan" ve "Derin devletin adamı" suçlaması yapacaksınız. Ve sonradan da bütün kadrolarınızı "Derin Devletin Partisi" olarak itham ettiğiniz CHP'den Milletvekili Adayı yapacaksınız.

Hem Tandoğan'da, İstanbul'da ve diğer yerlerde yapılan "Cumhuriyetine sahip çık" mitinglerini destekliyormuş gibi yapacaksınız, hem de sizi destekleyen medyanızda buna yer vermeyeceksiniz.

‘'Siyasete Müdahale'' esprisini ortaya atanların çoğu yurtdışında yaşıyorlar.

Ne ilginçtir ki CHP'den aday olanların da çoğu gene yurt dışından. CHP ile doğrudan bir ilgileri olmadığı gibi, söylemleri de CHP Parti programını ile örtüşmüyor. Eğer kendileri ÖDP'yi, suçladıkları ekip CHP'yi desteklemiş olsa "Kişiler" ve "Roller" biraz benzerlik taşıyacak. Ancak kendileri CHP'den aday olurken, Ajan veya "Derin Devletin adamları" suçlaması getirdikleri ekip ise ÖDP veya başka sol partileri destekliyor.

Gelinen süreçte "Siyasete Müdahale" sloganı siyasete "Müdahil" olmaya, siyasete müdahil olma da bir siyasi partiye "Başvuru"ya dönüşmüş durumda.

Yani tam Aziz Nesin'lik bir komedi ile karşı karşıyayız.

Padişahın birinin epeyce aptal olan bir oğlu varmış. Ölçüsüz ve ileri - geri konuşur, ortalığı bir birine katarmış. Padişahın oğlu olduğu için insanlar ondan çekiniyor, ama huzursuzluklarını da gizlemiyorlarmış.

Oğlunu kontrol altına almak ve giderek yıpranan imajını düzeltmek isteyen Padişah, oğlunun yanına bir akıl hocası vermiş. Akıl Hocası, Şehzadenin uluorta saçmalamalarını engellemeye çalışıyor, Şehzade saçmalayınca da ‘'Şehzade efendimiz demek istediler ki...'' diye söze başlayarak onu düzeltmeye, tahribatı azaltmaya çalışıyormuş.

Akıl Hocası bütün zamanını Şehzadenin saçmalamalarını düzeltmeye ayırmakla beraber, onu zapt edemediği için de günden güne üzülüyor ve sinirleniyormuş.

Günlerden bir gün Şehzade mecliste ayağa kalkarak "Bir ok attım kebab oldu" diye bağırmış.

Cemaat bu sözü duyunca kahkahalarla gülmeye başlamış. Akıl Hocası hemen zor durumda kalan Şehzadenin imdadına koşmuş.

"Yahu niye gülüyorsunuz? Siz Şehzademizin ne demek istediğini anladınız mı?" diye sormuş.

Cemaattan gülmekten gözlerinden yaşlar akan birisi ayağa kalkarak, "Sevgili Akıl Hocası. Sen şimdi Şehzadenin bu komik sözünü nasıl düzelteceksin?" diye sormuş.

Akıl Hocası çıkışmış.

"Siz Şehzede efendimizin ne kadar Alim olduğunu bilmiyorsunuz. Onun için ne dediğini anlamazsınız. Onu anlamak için en az onun kadar Alim olmak gerekir. Bakın ben size anlatayım" demiş ve devam etmiş.

"Şehzade efendimiz bir gün ava çıkmıştı. Havada uçan bir ördek görünce bir ok atmış ve ördeği vurmuş. Vurulan ördek yere düşerken gagası tesadüfen yerde bulunan bir çakmak taşına çarpmış ve kıvılcım çıkmış. Kıvılcımın yanında da kuru otlar varmış. Otlar hemen tutuşmuş ve alev almış. Alevler içinde kalan ördek böylece pişerek kepap olmuş. Şehzade efendimiz bunu anlatmak istemiş."

Cemaat bu söz üzerine susmuş.

İçlerinden biri "Ama öyle anlatmadı ki" demiş.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 12 06 2007 )
Devamı...
 
DAH adaylarının 'kırım'ının nedeni geçmişteki açıklamalarmış

DAH adaylarının 'kırım'ının nedeni geçmişteki açıklamalarmış

hurriyetavrupa0506200703

hurriyetavrupa0506200701

hurriyetavrupa0506200702

Hürriyet - Avrupa, 05.06.2007

haberlogo

İlgili haberler için bkz.:

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 12 06 2007 )
 
CHP'de AABF'lilere yer yok!

CHP'de AABF'lilere yer yok!

evrenseldeKöln/EVRENSEL

Erken genel seçimlerde CHP listelerinden milletvekilliği adaylığı için başvuran Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) yöneticileri, kesin milletvekili aday listesine alınmadı.

CHP Genel Merkezi tarafından yapılan başvuru değerlendirmesinde, CHP listelerinden, aralarında Murat Aslan, Necdet Saraç, Necati Şahin'in de bulunduğu toplam 5 kişilik AABF grubuna yer ver verilmedi.

Necdet Saraç, listelerde Alevi kurumlarının gösterdiği adayların hiç birisine yer verilmediğini doğrulayarak, bu konudaki "ayrıntılı açıklamanın ileriki günlerde yapılacağını" belirtti.

"Emekten, özgürlükten, demokrasiden yana solun geniş birliği hedefiyle yola çıkan AABF", 20 Mayıs'ta Ankara'da düzenlenen geniş katılımlı toplantıdan sonra CHP listelerinden aday göstermeye karar vermişti. Türkiye'deki Alevi Federasyonu, başvuruları "bireysel" olarak değerlendirirken, AABF Genel Başkanı Turgut Öker gelen eleştirilere karşı çıkarak, "kurum olarak adayların arkasında oldukları"nı ifade etmişti.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 12 06 2007 )
 
Can Dündar: Aleviler ve MHP

Can Dündar: Aleviler ve MHP

Hamburg - Hamburg'daydık hafta sonu... Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar, Avrupa Parlamentosu milletvekili Vural Öger, Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser ve ben, Hamburg Alevi Kültür Derneği'nin konuğuyduk.

İlgili, kalabalık bir kitle önünde 3.5 saat siyaset tartıştık.

"Diaspora Alevileri"nin Türkiye siyasetindeki ağırlığının giderek arttığı düşünülürse, bu ilginin kıymeti daha iyi anlaşılır.

* * *

Seçim yaklaştı ya, Aleviler yine parti vitrinlerinde, ekranlarda, gazetelerde konuşmaya, konuşulmaya başladı.

Aleviler hep "CHP'nin oy deposu" olarak görüldü. Ancak bu seçim farklı... CHP'nin söz verip çağırdığı bazı Alevi kökenli adayları arka plana itmesi, hele bazılarının yerine eski MHP'lileri getirmesi, Alevi örgütlerinde tepki yaratmış. Kafalar iyice karışmış.

CHP'yi hâlâ "kötünün iyisi" görenler olsa da "Bunca yıl oy verdik de ne oldu? Başka çare arayalım" diyenler de çok... Kimisi bağımsız sol veya Alevi adaylara meylediyor, kimisi diğer partilerden medet umuyor.

Alevilerin gündeminde de bu var:

Sağda aniden zuhur eden "Alevi sempatisi..."

Hele AKP'nin ve MHP'nin vitrine Alevi adaylar çıkarması, hayret verici bulunuyor. Daha önce de bu partilerin Alevi adayları oldu belki; ama "Alevilik vurgusuyla" ilan edilmeleri ilk kez oluyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 12 06 2007 )
Devamı...
 
Ufuk Büyükçelebi: Alevi dünyasında neler oluyor?-1

Ufuk Büyükçelebi: Alevi dünyasında neler oluyor?-1

Sunuş

Onlar 20 milyona yakın nüfuslarıyla Türkiye'nin hakkı en çok yenen kesmi olduklarına inanıyorlar. Onlar içinden dünyanın önünde saygı ile eğildiği Mevlana'yı, Yunus Emre'yi, Hacı Bektaş-ı Veli'yi çıkaran Aleviler. Çok şükür ki, "Cemevleri'nde mumsöndü yapıyorlarmış" veya "Kızılbaşmış onlar" gibi ne insanlığa ne de Allah inancına sığmayan ahlâksız iftiralar geride kaldı. Ama hâlâ bir yerleri eksik, yüzlerce yıldır varoldukları Anadolu'da şimdi kağıt üstünde bile yoklar. Herhalde dünya üzerinde bu kadar kalabalık olup hiç sesi duyulmayan tek kesim de onlar. Tek hatırlandıkları an ise seçim zamanları. Adı üstünde, 20 milyon kişiler ve bu muazzam bir oy potansiyeli. Aslında, blok halde Alevi oylarını alan iktidarı alır dersek, kesine yakın bir tespiti dile getirmiş oluruz. Fakat buna rağmen hakettikleri ilgiyi bir türlü göremiyorlar. Her hükümet mutlaka sorunların çözüleceğine dair garanti veriyor ama sihirli değnek mi değiyor nedir, seçimden sonra bir anda unutuluyorlar. Hangi Alevi vatandaşımızla konuşsak, AKP'den başlarda çok umutlu olduklarını fakat sonra onların da diğerleri gibi çıktığına işaret ediyorlar. Ama bu sefer gördük ki çok kararlılar. Cemevi'ne gelmeyen siyasetçiyi milletin evine Meclis'e sokmamaya kararlılar.

 AK Parti bizi kandırdı

Sayısı 20 milyonu bulan Alevi vatandaşlarımızın kanaat önderlerinden Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, AKP'ye ilk başlarda inandıklarını fakat daha sonra gerçek yüzlerini gördüklerini söyledi

SİYASİ partiler, sandık günü yaklaşırken yavaş yavaş propagandalarına başladılar. Bu sene de en kritik oylar Alevi vatandaşlarımızın oyları olacak gibi gözüküyor. Geçen senelerde olduğu gibi bu sene de tam seçim zamanı Alevileri hatırlayan parti liderleri bu cemaati tavlamak için çeşitli yollara başvuruyor. Fakat içlerinde birisi var ki, doğrudan Alevi isimleri aday olarak göstererek oy toplamaya çalışıyor. Fakat geçen seçimde verdiği sözlerden hiçbirisini tutmayan ve kapıyı Aleviler'in yüzüne sert bir şekilde kapatan AKP, şimdi bu durumdan kurtulmak için cemaat içinde sevilen isimleri vitrine koyuyor. İktidar, Alevi oylarını almak için Reha Çamuroğlu ve Haydar Doğan gibi isimlerden medet umuyor. Hayal kırıklığına uğrayanların başında gelen Prof. Dr. İzzettin Doğan, "AKP mi, tövbe" diyor. Cem Vakfı Başkanı Doğan, evinde misafir ettiği Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi'ye içini döktü. Milyonlarca Alevi'nin ağzından çıkanları emir saydığı Doğan, 20 milyon Alevi'nin sesine kulak verilirmiş gibi yapılmasının akla, mantığa sığmadığına işaret ediyor.

 

22 Temmuz'daki seçimin savaşı uluslararası olacak

Cem Vakfi Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, önümüzdeki seçimleri muhalefet ile iktidar arasında geçecekmiş gibi görmenin hata olacağına dikkat çekiyor: "Seçim, ABD, AB, İslam ülkeleri ve Türk halkı arasında geçecek. Yani uluslararası seçim savaşı olacak. Bunu iyi görmek lazım. Varabileceğim sonuçların sizin, benim gibi Türkiye'nin gerçek hazinesinin laiklik olduğunu düşünenler açısından iç açıcı sonuçlar doğurmayacağını da söylemem gerekiyor."

Dine dayalı devlet modeli işleniyor

AKP'nin bu seçimlerde düşüş yaşayacağını belirten Doğan, uyarmaktan da geri kalmıyor: "Dine dayalı devlet modelini işleyen düşünce, 1982 Anayasası'ndan bu yana devlet himayesinde. O tarihte doğan bebek bugün 25 yaşında ve bu düşünce ile büyütüldü. O dersler ile yetiştirilerek geldi. İmam hatip okullarında dinin devlete egemen olmasını savunan, egemenliğin insana değil, Tanrı'ya ait olduğunu belirten bir sistemle yetiştirildiler. Devletin kanatları altında oldu bunlar maalesef. Onların sayısı azalmadı, tam tersine artıyor. AKP zihniyetinin en önemli kaynağı imam hatip okulları ve burada okuyan öğrencilerin çevrelerinde yaptıkları propaganda oldu. Tabii Diyaneti de unutmamak lazım. Bu kurumun 117 bin çalışanı var. Camilerde de 24 saat propaganda yapıyorlar. Bunlar da harekete geçmiş durumda."

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Son Güncelleme ( 11 06 2007 )
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 32 Toplam 1765

En son yorumlar

Öker: 'Emekli Paşalar'ın mücad...
BUYURMUŞ...
Vah vaah! Kim yem olmuş ki? Emekli PAŞALAR bu yurdun evladı...
20/06/07 05:53 devami..
yorumcu cevrigül

Lagendijk'tan Alevilere: CHP'y...
Lagendijk merak etmiş ve sormuş: "Hâlâ CHP'ye nasıl oy verir...
16/06/07 12:54 devami..
yorumcu cevrigül

Mücerred
SİZİNLE TANIŞMAK İSTİYORUM.
sayın hüseyin albayrak. albümlerinizi aldım ve isteyerek ve ...
16/06/07 12:54 devami..
yorumcu ercanberk

Öker: 'Yeni parti kurulacak, A...
ACİLEN ALEVİLERİN PARTİ KURMASI LAZIM!!
slm. ben de bir alevi türk genci olarak bu utanç verici duru...
15/06/07 14:47 devami..
yorumcu ercanberk

Alevilerin CHP tepkisi
Daha 03.Hazian 2007 tarihine kadar CHP'yi destekleyeceğiz di...
14/06/07 20:29 devami..
yorumcu cevrigül

Aleviyol RSS Haber

 aleviyolrss.gif

Amazon'da Kitap Arama


Google'da Ara

Google

Google Reklamlar

Ebay Reklamlar

Reklamlar



Haber BAŞLIKLARI

Yeniden Merhaba ve Açıklama
'Biz ne desek onu söylüyorlar'
Sivas'ta ilk cemevi açıldı
Nelly Furtado, Pir Sultan'dan bir deyişin ezgisini kullandı
Neval Kavcar: İncirlik Üssünün Son Kullanımı
'Avrupa Alevi Konseyi' (AAK) kuruldu
Yıldıray Çınar Hakk'a yürüdü
Cem Vakfı İl Başkanı: Gerçek bir Alevî, ülkesi ve bayrağına bağlıdır
Georgie Anne Geyer: Ortadoğu ve Batı arasındaki Türkiye'nin çelişkileri
Cumhuriyet'e sahip çıktılar
Berlin'deki 'Cumhuriyet Yürüyüşü'nde büyük çoşku vardı
''Sultanbeyli Cem Evi'ne Bir Tuğla da Sizden!..''
Cumhur Berlin'de 'Cumhuriyet için' yürümeye devam ediyor...
Vali açıkladı: Canlı bomba
Sultanbeyli Cemevi'ne AKP'den yeni dava
'Tunceli'de de dini yayınlar dağıtılıyor'
Jurek Kuczkiewicz: Avrupa yeniden Tanrı ile yaşamayı öğrenmeli
Edip Başer: 'Ordu, seküler devletin yıkılmasına izin vermeyecek'
Selmanpakoğlu: 'Bektaşi kültürü aktarılacak'
İsmail Kaplan'dan Zaman gazetesinin haberine açıklama
Cumhurun 'Cumhuriyet Yürüyüşü' devam ediyor
"Koordinasyon Kurulu yalancı"
Türkiye için gerçek mücadele reklam panolarının arkasında
Cumhur, Cumhuriyet için yürüyor; yürüyüş devam ediyor...
Cumhur, Avrupa'da da tehlikenin farkında... / Duisburg, 5.5.2007
Cumhur, Cumhuriyet için yollarda: 'Cumhuriyet Yürüyüşü' Duisburg
Almanya'da "Cumhuriyet Mitingi" düzenlendi
Almanya, Müslümanların diyalog çalışmalarına maddi destek veriyor
MHP için valiliği bıraktı
2. İslam zirvesinde 'diyaloga devam' mesajı
2. İslam Zirvesi sonrası Alman medyasının ana gündemi Müslümanlar
Fabio Mini: Askerlerin laikliğin koruyuculuğuna müdahalesi
Berlin'de İslam Zirvesi yapıldı
"İslam Alman toplumunun parçası"
İkinci İslam Zirvesi düzenleniyor
Almanya Müslümanlarla kaynaşmaya çalışıyor
Ve 'erken seçim'
Almanya İslam zirvesi
İstanbul'da Cumhuriyet Mitingi
Genelkurmay'dan sert 'uyarı'
Mersin'de canlı bomba patladı!
Ahmet Koçak: Sultanbeyli PSAKD Yöneticileri Beraat Etti
ABF'den Arınç'a tepki
Aleviler 'Cumhuriyete sahip çıkıyor': 'Çağlayan'dayız...
Berlin'de 23 Nisan kutlamaları sona erdi
DAH'ın bir kısmı 'basına baskıya hayır' dedi, 'sansürü' ihmal etti
Berlin'de 23 Nisan kutlamaları başladı
Rıza Zelyut: Aleviler hesap sorun
Hıristiyan Yüksel'e Alevi cenaze töreni
Berlinliler, haydi 23 nisan kutlamalarına...
ABF Malatya olayını kınadı
Malatya saldırısına kınama
Malatya'daki saldırı: 10 gözaltı
Kamber Çakır'dan bir 'mektup', bir 'önsöz'
Murtaza Demir: Zorunlu bir açıklama - bir yanlışı düzeltmek
'Hem Alevi hem Atatürkçü kimliğimizle oradaydık'
Orada olmak
Hıdır Ali Bingöl: Pıtrak
14 nisan'da yürümek...
Deyiş söylemeye semah dönmeye devam ediyoruz..
Cumhuriyetin bekçisi de, sigortası da biziz...
Barış Ornarlı: Siyasette Denetim ve Denge Eksikliği
Hubyar Vakfı: 'Biz de Cumhuriyet Yürüyüşü'ndeyiz'
14 Nisan'da Ankara'da 'Cumhuriyet Yürüyüşü'ndeyiz!..
PSA 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı: 'Yürüyüş son şanslardan biri'
Karacaahmet Sultan Dergâhı: 'Ankara'dayız'
Büyük kayıp: İsmail Onarlı Hakk'a yürüdü
Cumhuriyet Yürüyüşü: AABK ve ABF Niye Suskun!
Neval Kavçar: AKP'nin safrası
Kuzey Irak'ta yerel anayasanın referansı 'İslam'
UNESCO, 2009'u 'Hacı Bektaş Veli Yılı' olarak ilan etti
YÖK Rektörler Komitesi'ne Alevi Vakıfları Federasyonu'ndan destek
ABF Hüseyin Cebe cinayetiyle ilgili açıklama yaptı
'İnanç Önderim Diyorsan, Mürşidin Görüşüne Önem Ver'
Serçeşme Dergisi'nin 26. sayısı çıktı
A.Yılmaz Soyyer: Alevilerin nicelik ve nitelikleri
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Hacı Bektaş Vakfı'nı ziyaret etti
Rıza Zelyut: Alevi nüfusu tartışmaları
En iyi uyum asimilasyon!
Sabih Kanadoğlu: Yargı Bağımsızlığına Darbe
Viyana Cemevi Temel Atma Töreni
Tehlikenin farkında mısınız?
Tehlikenin farkında mısınız ?
Bu sonuca Aleviler itiraz edecek
Taha Akyol: Objektif Kimlikler ve nüfus
Tartışmalı Milliyet - Konda Anketi yayınlanmasına devam ediyor
Milliyetin Anketi Abant vakıasını şimdilik unutturdu
Milliyet Gazetesine ve Konda Şirketine tepkiler devam ediyor
İlhan Selcuk: Nevruziye...
Milliyet - Konda araştırmasına Alevi Vakıfları Federasyonu da tepki gösterdi
Milliyet ve Konda Anketi'ne tepkiler artıyor
Milliyet'eki Konda Araştırması'na tepkiler devam ediyor
Milliyet'teki ankete tepkiler büyüyor
'Aleviyim' diyenlerin sayısı 4.5 milyon
Alevilik konferansında sonuç metni gerginliği
Üniversite'de Fişleme Krizi
Tehlikenin farkında mısınız?
LAKM'de halay çekildi
Neval Kavcar: Gülen'den Erdoğan'a diyalog ödülü

'Demokratik' Alevi Hareketi (DAH), 'sansürde ısrarlı'

2 Temmuz 1993

Madımak kaçağı belediyede işe girmiş
Sivas katliamı için anıt ve müze
Müebbete mahkûm Sivas sanığı Düğenci yakalandı
Sivas katliamı sanığı yakalandı
Ahmet Uysal: Madımak için ağıt
'Sivas Şehitleri Anıtı' Banaz'da açıldı
Sivas Şehitleri Anıtı 1 Eylül'de açılıyor
Demet Işık anlatıyor: DGM Başsavcılığı İfade Tutanağı
Aziz Nesin'in 1 Temmuz 1993 / Sıvas'taki konuşmasının çözülmüş metni
Suç duyurusu!
2 Temmuz 1993 nasıl anıldı? - Fotoğraflarla (2006)
Ozanlar Anıtı
Sorumsuz sorumlu: 'Gazanız mübarek olsun!'
Yobaz güruhu - 6
Ahmet Uysal: Yana yana kaldım / Gazel
Mahzuni Şerif: Kutsal Küller (1994)
Ateş Gülcigil'den: Biri yakar, sorumsuz biri bakar!
Kimin eli kimin cebinde?
Sivas sanıklarının dörtte üçü serbest (02.07.2006)
Say, 'Metin Altıok Ağıtı'nın nasıl sansürlendiğini Milliyet'e anlattı
Ersan Atar: Kim yaptı sorusunun cevabı yok (03.07.2005)
Göz göre göre katliam (02.07.2002)
Eren Aysan: Kör karanlıkta can pazarı (02.07.2003)
Eren Aysan: Merdivende dizilmiş üç şair... (02.07.2003)
Eren Aysan: Madımak'ta ölüm kol geziyor (02.07.2003)
Eren Aysan: Hava kurşundan da ağır (01.07.2003)
2 Temmuz 1993'ün siyasi sorumluları: I. Çiller Hükümeti Bakanlar Kurulu
Yobaz güruhu - 5
Yobaz güruhu - 4
Yobaz güruhu - 3
Yobaz güruhu - 2
Yobaz güruhu - 1
Mahkemede failler ve semboller - 6
Mahkemede failler ve semboller - 5
Mahkemede failler ve semboller - 4
Mahkemede failler ve semboller - 3
Mahkemede failler ve semboller - 2
Mahkemede failler ve semboller - 1
Madımak'ın müze olması isteği 1994'te gündeme geldi
Yangın sonrası
Aziz Nesin'e linç girişimi
Güruh yönlendiriliyor
Yangın
Sıvas Olayları Davası Yargıtay İlamı (04.05.2001)
Sivas olaylarının bir zanlısı daha yakalandı
Lütfi Kaleli'nin sözlü tanıklığı
Say: Bu sansürdür (06.07.2003)
'Mumcu küçük hesapların adamı' (02.12.2005)
'Oratoryoda Madımak Oteli'nin yakılma görüntüleri var' (03.07.2003)
Doğan Hızlan: Nerede Metin Altıok nerede Fazıl Say
Say'dan Metin Altıok oratoryosu (26.06.2003)
"Eve Dönüş Yasası" (23.07.2003)
Can Dündar: 10 yıl sonra katliamın görüntüsünden korktular: Sansür!
Özdemir İnce: Fazıl Say'dan şair Metin Altıok için ağıt
Hasan Pulur: Madımak vahşeti oratoryosu...
Haldun Karabudak: 'Bugün Sivas'
Eren Aysan: Ölümün soğuk nefesi (03.07.2003)
Eren Aysan: Yeni Sivaslar yaşanmasın (03.07.2003)
02 Temmuz 1993 / Sıvas: Unutmadık - 'Gerçekleri' Unutturmayacağız!
Anonim: Madımak
'Piyon': Ali Şur'dan
!Maskeyi kazıyın!': Ercan Baysal'dan
'Yangın öncesi ve sonrası'
'Sıvas'ı unutmayalım'
'Yangın': Selçuk Demirel'den
Faruk Kırtay: Aziz Nesin'le en son röportajı ben yapmıştım
Sivas olayları sanıkları tekrar tutuklandı (14.02.2006)
Sivas olayları sanığının girişimi (27.09.2005)
'Yorumsuz': İsmail Gülgeç'ten
'Klasik karikatür': Ferruh Doğan'dan
'Sivas'ı unutmayalım!'
'Kundaktestus'
'DGM'den Aziz Nesin için idam istemi...'
'Sanık ayağa kalk!..'
'Suçlu'yu Turhan Selçuk çizdi
Yangını Turhan Selçuk çizdi
Sorumlular - Semih Balcıoğlu'ndan
Asım Bezirci'nin kaleminden: Son yazı
Madımak sanıklarından biri polis yapıldı mı? (24.06.1997)
Teslim olan sanık tutuklandı (30.11.2005)
Sivas katliamı sanığı teslim oldu (29.11.2005)
Sivas olayları sanığı Kaya tutuklandı (30.11.2005)
Sivas olayları sanığı Hüseyin Kaya tutuklandı (30.11.2005)
Madımak'ın ateşlerinin arasından gelen mektup (12.05.2004)
Abdüllatif Şener Sıvas sanıklarını ziyaret etti mi? (05.11.1996)
Sıvas sanıkları farklı muameleye tabi tutuldu mu? (26.11.1996)
Sanıkların iadesiyle ilgili girişim var mı? (07.04.2004)
10. yılda TBMM gündeminde (02.07.2003)
Derviş Baba: Yobaz Canavarlara Lanetleme!
12. yılda TBMM gündeminde (29.06.2005)
Davamız Nesin ve Alevilerdi
Madımak Oteli'nin müze yapılması reddedildi
Aziz Nesin: Sivas Acısı
Aziz Nesin anlatıyor

Sivas DGM'ye Yeter Gültekin ve arkadaşları adına

Alevilik

Barış Erdoğan: Alevilere İran daveti
Veliyettin Ulusoy: Ebuzer Giffari
Fuat Bozkurt: Alevilikte Zaman ve Uzam Kavramları Üzerine
Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi'nin açılmasına niçin ihtiyaç duyuldu?
Ahmet Koçak: Hüsniye Takmaz ile Söyleştik
Hasan Ali Erdem: 'Biz Aleviler', ne kadarız?
Veliyettin Ulusoy: Kerbela Olayını Hazırlayan Nedenler ve Tarihi Süreç
Ali Sümer [Der.]: Kendi kendime sorduklarım? ...
"Alevi Bağdaştırmacılığının Oluşumu" Tezinin Çıkarımı
Ahmet Koçak: Okmeydanı HBVAKV ... Yöneticileriyle Söyleştik
'Dedelerimize 'Gri Pasaport' verilmesi bir ilktir'
Bir bildik dedik ona eyvallah: Hz. Ali
Diyanet aracıIığıyla 6 Alevi dedesine Almanya görevi
Sorma be birader mezhebimizi
'Bir kadın cem tutamaz' denildi, Muharrem cemi kilise evinde yapıldı
Aziz Yalçın: Alevilik bir din midir?
TBMM'den: 'Kurban Bayramı'nda Alevi kasaplar görevlendirilmedi'
Büyükelçinin jesti (Gri pasaportla görevlendirilen Alevi Dedeleri)
Miyase İlknur: Kerbela şehitlerinin yası tutuluyor
Ahmet Demir: Muharrem Matemi'nde 'ağız mührü' ve 'zaman'
Cafer Kaplan: 'Cemin kaynağı Kırklar Cemi'dir'
[Gri Pasaportlu] Alevi Dedeleri Almanya'ya geldi
'Yeşil pasaportlu' 6 dede 1 zakir Avrupa'ya geliyor
Murtaza Demir: Banaz(lar)
Rıza Zelyut: Kerbela günleri
Ali Akay: Muharrem Orucu neden tutuluyor?
Bülent Duran: Muharrem Orucu'nun anlamı nedir?
Aleviliğin önemli günleri (2007)
Abidin Özgünay: Alevilere Hürriyet mi Meşruiyet mi?..
Mektup, selam söyle benden sılaya
Rıza Zelyut: Batıni Hacı Bektaş
Rıza Zelyut: Hubyar Sultan
Rıza Zelyut: 'İslamdışı Alevilik' ve 'Ilımlı İslam' projesi / 1
Kaymak'tan derlemeler (Rıza Aydın) iki örnek
Gloria L. Clarke: Alevi kültürel kimliğinde inancın rolü
'Mum Söndürme' İftirasının Kökeni...
Veliyettin Ulusoy: Alevi Bektaşi toplumunda yenilik
Alper Çağlayan: Aleviliğin kuruluşu
Babagan Bektaşilerinin Hıdırellez Cemi
Sultan Battal Ana'nın Yürüttüğü Abdal Cemi
Müfid Yüksel: Hacı Bektaş Dergahı'nda Postnişin Olanların Listesi
Şevki Koca: Seyyid Ali Sultân
Şevki Koca: Bektâşîlik tarihinden notlar: Cumhuriyete doğru
Kısas Cem Deyişleri
Ruhi Su: Semahlar üzerine

Hüseyin Aldoğan: Anadolu Aleviliği ve Sözlü Geleneği
© 2009 Alevilerin - Aleviliğin Dünyaya Açılan Penceresi
Joomla! TR GNU/GPL lisanslı ücretsiz bir programdır.