Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Korkunun kaynağı bilgisizliktir. EMERSON
  • kanalkultur.com
  • kanalkultur.com
  • kanalkultur.com

"Bir Türk Güzeli"

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Cuma, 23 Mayıs 2008 09:15

Google Link megosztása: Del.icio.usTwitterFacebookDigg
heaphy-I. Heaphy: "Eine türkische Schönheit", Illustrierte Frauen-Zeitung, 13 Dezember 1875
I. Heaphy: "Eine türkische Schönheit", Illustrierte Frauen-Zeitung, 13 Dezember 1875

İstanbul Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti ve Orient'in "Avrupalı" için cazibeli bir kenti. Bu nedenle, yabancı seyyahların ve ressamların vazgeçilemez bir uğrak yeri. Keza, İmparatorluk'la alış veriş yapan tüccar için de. Bunlardan biri 1875 yılında Illustrierte Frauen-Zeitung'ta (13 aralık 1875) "Bir Türk Güzeli" (Eine türkische Schönheit) başlığıyla bir yazısı yayınlanan I. Heaphy.

Yazısında İstanbul'u çelişkiler kenti olarak tanımlayan Heaphy, insanı başka hiçbir şehirde görülemeyecek şekilde büyülemek ve baştan çıkarmak için, Orient'in hayatı ve geleneklerinin sıra dışı görüntüsü; ona büyük bir kervansaray görünümü veren değişik halkların "garip" karışımı; doğal ve yapay renklerin Şark'a özgü parlaklığı burada birleşir, bir sentez oluşturur, diyor.

Heaphy, İmparatorluğun başkentinde "ortalıkta kadın yüzünün yokluğundan" hayıflanıyor; bunu tedirgin edici bir duygu olarak kaydediyor. Diğer Müslümanların yoğunlukta yaşadığı diğer şehirlerin önemli bir kısmında kadınların çoğunluğunun "yüz örtülmeyen" aşiretlerin üyeleri olduğuna dikkat çekiyor. Yaşı ve sosyal statüsü ne olursa olsun her kadın, yüzünü "yaşmak" denek altı zollen uzunluğunda bir şeyle örter, diyor.

Heaphy, Türk kadınıyla ilgili özetle şunları da kaydediyor:

"Türk kadının ayaklarıyla ilgili pek sıkıntısı bulunuyor. O her an çarşıya gidip kendine papuç alabiliyor. Çorapsız ayağını sürekli giyebileceği uygun bir papuç alıncaya değin, altın işlemeli bir papuçtan diğerine sokuyor... Türk kadını için papuç, kullanım eşyasından ziyade süs eşyası anlamına geliyor. Papuçlarını sık sık ayağından çok, elinde taşıyor. Ancak, bu durum, onun yalınayak olduğu anlamını taşımıyor. O, uzun sarı ve oldukça güzel yapılmış çizmeler giyiyor. Kadınlar ideal ayaklara sahip olmakla birlikte, ayak için eni çok geniş olan en kaba ayakkabıyı ayaklarına geçiriyorlar. Bu ayakkabılarla da ayakta güç durulan işlemeli terlikleri giyiyorlar. Onun için de ağır yürüyorlar.

Şarklılar, resimlerine sahip kişilerin etkisi altına gireceklerine inanıyorlar. Onun için kadın resmi yapabilmek zordur. Bunun için tüm uğraşların neticesiz kaldı. Resim yapmak denemelerinden vazgeçtiğimde, ışıktan yararlanabilmek için oturduğum evin penceresinin dibinde resim yaparken, karşıdaki evden gizlice bakan yaşmaklı bir yüzü gördüm. Bakıştım ve başımla hafif selamladım. Ardından pencere ziyaretleri sıklaştı. Karşımdaki saatler boyunca dikkatle çalışmamı izlemeye başladı. Gelenekleri bilen bir sanatçı dostum, bu bayana bir kutu şeker göndermemi önerdi. Zira, Türk kadınları tatlı ve şekere düşkün. Çok güzel bir şekerleme kutusu gönderdim. Şüphesiz kabul edildi. Hem de pencerede arkaya atılmış yaşmakla, yendi. Gerçek bir Şark kadınının yüzünü ilk kez böylelikle görebildim. Ancak, ne zaman resim yapabilmek için dikkatle baksam, sırtını çeviriyordu. Büyük bir resim yapıyor gibi göründüm ve büyük resim sehpasının yanına daha küçük bir tuval koydum. İkinci şekerleme kutusunun yardımıyla resmi tamamlayabildim..."

Bkz. I. Heaphy: "Eine türkische Schönheit", Illustrierte Frauen-Zeitung, 13 Dezember 1875.

Ortaya karışık salata misali makale salatası
Google Link megosztása: Del.icio.usTwitterFacebookDigg

Eğer isterseniz?