Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Sağlık bir beden değil,bir kafa meselesidir. M.B.EDDY

Kunduracı Müsyü Navon

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Cuma, 30 Eylül 2011 21:33

Kunduracı Müsyü Navon
© Roz Kohen - Mahallesinin Yahudi sakinleri giderek azalmağa başlayınca Müsyü Navon da Kuledibi'nin tarihinin bir parçası oldu...
© Roz Kohen - Mahallesinin Yahudi sakinleri giderek azalmağa başlayınca Müsyü Navon da Kuledibi'nin tarihinin bir parçası oldu...

Roz Kohen "Yahudi İstanbul'unu / İstanbul Yahudileri'ni" anlatıyor: İstanbul'da Yahudiler ve Yahudi Yaşamı

[KanalKultur] - İstanbul'un Kuledibi semtinde, çoğunlukla Yahudilerin yaşadığı 50'li yıllarda Bit Pazarı'nın karşısındaki eski binada kunduracılık yapan Müsyü Navon'u hatırlıyorum. O yıllarda, yüzyıllık eski binaların alt katlarında, Yahudi esnaflar türlü ticaretle geçinirlerdi.

Mahallenin havraları yanısıra, Musevi Birinci Karma İlkokulu, kendisi de bir Yahudi olan kasap Müsyü Dalva, manav, balıkçı ve kırtasiyeciler, sırtında torbaları ile dolaşan eskiciler, hep bu mahallede topuk aşındırırlardı.

Herkes gibi bizler de yürüyerek okula, Beyoğlu'na, Kuledibi'ndeki aile ziyaretlerine ve alışverişlere giderek, Beyoğlu'ndaki Sümerbank Mağazası'ndan aldığımız ayakkabılarımızı aşındırır dururduk.

Müsyü Navon'un dükkanı, daha doğrusu sokağa açılan tek kapısı ile bir kileri andırmasına rağmen, annemle ayakabılarımızı tamire götürdüğümüz yegâne kunduracı idi.

Navon adı "bilge" anlamına gelen İbranice bir kelime olup, İstanbul Yahudileri arasında yaygın bir soyadıydı. İsmi taşıyana epeyce gurur vesilesi olmasına rağmen annemin tercih nedeni "bilge"liginden ziyade, ucuza iş yaptığıydı...

Bu taş odaya giriş, yokuş olan sokaktan birkaç basamak ile mümkündü. İçerisi yarı loş olup, ağır bir küf ve ayakkabı kokusu taşırdı. Müsyü Navon, büyük ciddiyetle tahta çalışma masasında ayakkabı taban ve topuklarını değiştirir; bazen de eski deri diken makinesinin başında olurdu. Tahta çalışma tezgahından başka, Müsyü Navon bir dört ayaklı kısa haşır sandalyede oturur; tek ampullu basit bir lamba ışığında çalışırdı.

Tamirden sonra topuklara kalın kösele ve bir de demir parça takardı Müsyü Navon. Takılan kalın kösele topuklar ve demir koruyucu ile prestijimiz artar, kaldırımlarda adeta "tap dansı" edercesine okul koridorlarında ayakkabılarımızı takırdatarak dolanırdık...

Hiç başını kaldırmadan, hasır taburesinde iki büklüm, kolları sıvanmış gömleği ve önünde önlüğü, gözünde gözlüğü ile yaşlı Müsyü Navon, yıllarca aynı bodrum katında Büyük Hendek Caddesi'ne inen yol üstündeki bu küçük kilerde geçimini kazandı.

Mahallesinin Yahudi sakinleri giderek azalmağa başlayınca Müsyü Navon da Kuledibi'nin tarihinin bir parçası oldu... [KanalKultur]

Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?