Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Önyargıları kırmak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur. EINSTEIN

Kâhin Jak Namer / Namer el Endevino

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Salı, 23 Şubat 2010 15:45

Makale İçeriği
Kâhin Jak Namer / Namer el Endevino
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

RozKohen

Roz Kohen

1950'li yıllarda İstanbul'un Kıblelizâde Sokağı'nda pek çok Yahudi yaşardı. O dönemde ebeveynimizin anlattığı hikâyeler, televizyonun yerini alırdı. Pencere kenarına oturmak ve geleni geçeni seyretmek, genç hayal gücümüzü beslemeye yeterdi. Gelen geçenlerden biri de, mahallenin ileri gelenlerinden, saygıdeğer kâhin Jak Namer idi.

Bu kişi, evimizdeki çoğu sıradışı diyaloğun odak noktasını oluştururdu. Namer, her tür hastalığın, hatta sorunun, çaresini bulmasıyla ünlüydü.

Kocanız sizi aldatıyorsa, ne yaparsınız? Gidip Bay Namer ile konuşursunuz. Henüz bir nişanlı bulamamışsanız, ne yaparsınız? Gidip Namer'e danışırsınız. Çok zeki olduğu ve sanatını astrolojiye dayandırdığı için Namer'in, herkesin kaderini bildiği söylenirdi. Yani, anlattıkları hurafe değildi. Hatta Atatürk'ün bile Türkiye'nin geleceği hakkında ona danıştığı ve Namer'in astroloji kitaplarına bakarak verdiği öğütten son derece memnun kalıp ona "astrolog" unvanı verdiği söylenirdi.

Dediklerine göre, Teyzem Virjini evlenmeyi o kadar çok istiyormuş ki Namer'e gitmiş ve birkaç ay sonra Eniştem Salomon ile tanışıp evlenmiş. Aynı durum, hiç kimsenin cazip bulmadığı Zelda'nın da başına gelmiş. Zelda, geleceğini öğrenmek için Namer'e gittiğinde, Namer ona şöyle demiş: "Eve git ve bu hafta gördüğün rüyaları hatırlamaya çalış. Rüyalarına giren kişi evleneceğin kişi olacak." Zelda, o hafta rüyalarında, evlenmeyi hiç düşünmediği bir tanıdık olan Menahem'i görmüşmüş. Her şeyi bilen ve her gönül yarası için bir çözümü olan Kâhin Jak Namer ne kadar akıllıymış! Zelda, Namer sayesinde, kaderinde Menahem olduğunu anlamış. Namer, Teyzem Sara için de ne mükemmel şeyler söylemiş! Namer sayesinde, şansı hiç yaver gitmeyen Sara'nın şansı açılmış. Sara rüyasında kendini merdiven çıkarken görmüş. Namer de ona zaten "Kendini merdiven çıkarken görürsen, bu, talihinin açıldığına işarettir" demişmiş!

Aynı sokakta yaşamamıza rağmen ben, namı diğer "Namer el Endevino"yu* tanımıyordum. Yalnızca, annemin bir defasında, kibar davranışları olan iyi giyimli bir adama, sıkılarak selam verdiğini hatırlıyorum. Adam, o zamanın görgü kurallarına uygun bir biçimde, şapkasını hafifçe kaldırıp başıyla selam vererek "Günaydın" demişti. Daha sonra, annem bana onun sokağın aşağısında yaşayan ünlü astrolog Jak Namer olduğunu söyledi! Namer'in hayatı hakkında hiçbir şey bilmiyorduk; tek bildiğimiz, özel güçlere sahip olduğu, yalnız yaşadığı ve muhtemelen, çoğumuza yardım edip umut veren bir aziz olduğuydu.

Yıllar geçti. Bir gün bir İstanbul gazetesinin köşesinde kısa bir haber çıktı. Bay Jak Namer evinde çıkan bir yangında ölmüştü; muhtemelen bir gaz sobası kazasıydı. Bu, pek çok insan açısından önemsiz bir haberdi. Haberi okuduğumda, ABD'de sosyal psikoloji eğitimi alıyordum ve Namer'in insanlara yardım etmek için kullandığı taktiklere anlam vermeye başlamıştım. Aslında kullandığı yaklaşımlar, bugün sosyal psikoloji çevrelerinde çok iyi biliniyor. Namer'in eski inançların aksine herhangi bir doğaüstü gücü olmadığını anlıyordum artık. Bir psikolog sabrıyla insanlarla konuşuyor ve onlara arzularının ne olduğunu anlamalarında yardımcı oluyordu.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?