"Çukurova Folkloru (İçin) / Seksen Kapıya Doksan Değnek Çalmak - Âşık Karayiğit Osman'ın Hikâye Repertuvarı"
Eklenme Tarihi 30 Ocak 2012
| "Çukurova Folkloru (İçin) / Seksen Kapıya Doksan Değnek Çalmak - Âşık Karayiğit Osman'ın Hikâye Repertuvarı" |
![]() |
| Bekir İşlek: Çukurova Folkloru (İçin) / Seksen Kapıya Doksan Değnek Çalmak - Âşık Karayiğit Osman'ın Hikâye Repertuvarı. Çatı Kitapları, Düziçi Folklor Kitapları: 4, İstanbul 2012, 520 S., ISBN: 978-605-4337-61-3 |
[KanalKultur] - Araştırmacı yazar Bekir İşlek'in üçüncü kitabı geçtiğimiz günlerde "Çukurova Folkloru (İçin) / Seksen Kapıya Doksan Değnek Çalmak - Âşık Karayiğit Osman'ın Hikâye Repertuvarı" (İstanbul 2012, büyük boy, 520 sayfa) adıyla yayınlandı...
Yazarın "Düziçi Folklor Kitapları" serisinden olan bu üçüncü kitabı, önceki kitapları "Tekeden Teleme Çalmak" (İstanbul 2009, 272 sayfa) ve "Bir Cerene Av Olmak" (İstanbul 2010, 272 sayfa) isimli kitaplarının devamı mahiyetinde; aynı zamanda serinin de dördüncü kitabı.
Eserin konusu Düziçi / Çukurova folkloru...
Eserde Düziçi / Çukurova kültür ürünlerinden henüz sözlüklere geçmemiş pek çok kelime dâhil atasözü ve deyimi bazen zıtlarıyla, çelişenleriyle birlikte açıklanıyor. Yazar bunu yaparken, zaman zaman Çukurovalı diğer eli kalem tutanların yazılarını da alarak kitabı bir bakıma Çukurovalılar ile bölgesel deyimle "horantacak" (ailecek) yazıyor.
Kitapta şu başlıklar göze çarpıyor:
"Delisi Tutmak, Ocak, Ocaklık, Ocaklama, Ocak Ayırmak, Ateşle Konuşmak, Kav, Sinsin Ateşi, Kil ve Kül, Ağzı Kızıllık, Çelişen Atasözleri, Mıkdanlı, Düşünü Heyketlerken Oynaşını Heyketlemek, Adı Batasıca, Cin, Cindarlık, Sidiklik Bağlamak, Nohut / Hırsız Şişirmek, Yakma / Buzağı Muskası, Muska, Kurt Ağzı Bağlamak, Nazar Değmesi, Doksancık Cücüğü, Kocakarının Kışı, Çocuk Toprağı / Çocuk Belemek, Toprak Yemek, Hacamat, Aşçı, Kınacı, Çomçalı Gelin, Ekşi, Tetiri..."
Kitap 102.ci sayfasından sonra Düziçili Âşık Karayiğit Osman hakkındaki bilgi ve değerlendirmelerle devam ediyor. Sonra âşığın anlattığı şu hikâyeler yer alıyor: Balbörek Hikâyesi, Ahmet Bey ve Güheri Hikâyesi, Ali Paşa Hikâyesi, Âşık Garip Hikâyesi, Deli Boran Hikâyesi, Gündeşlioğlu Hikâyesi, Güzel Ahmet Hikâyesi, Han Mahmut Hikâyesi, Hurşit Hikâyesi, Öksüz Ali Hikâyesi ile Köroğlu Hikâyelerinin Kır Atın Kaçırılması Hikâyesi, Güzel Ayvaz'ın Kaçırılması Hikâyesi, Turna Teli Hikâyesi, Moskof Seferi Hikâyesi, Gürcistan Seferi Hikâyesi... →
Halil Atılgan'la "Şoför ...
Eklenme Tarihi 04 Ocak 2012
√ Acele hostes aranıyor.
√ Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
√ Ankara 4 saat, sana sevgim 24 saat.
√ Aşk denen zıkkım benim de hakkım.
√ Aşkın bir sabun ise köpürt beni Pakize.
√ Balıkların gözyaşı denizde belli olmaz.
√ Bir sana bir de sabah uykusuna hastayım.
√ Cahille sohbeti kestim / Aydınları görünce içim kararıyor.
√ Doğruysan kimse hatırlamaz.
√ Dost ararsan cebine bak.
√ Dosta kaşımı / Düşmana başımı eğmem
√ Eğil ama kırılma.
√ Ela gözlümün nazına, hastayım Ford'un ara gazına.
√ En asil intikam af etmektir.
√ Erenler nutkunu açıkta söyler.
√ Gurbet kuşunun kanadı kırık olur.
√ Güzeli göz, yiğidi söz öldürür.
√ Hey! You didnt understand me i burned for it.
√ İnat etme gökyüzü benim kadar ağlayamazsın.
√ İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.
√ İnsanlık bugün de para karşısında çok değer kaybetti.
√ Kader parayla satılmıyor ki iyisini alalım.
√ Kadın dediğin İstanbul gibi olmalı, fethi zor, fatihi tek.
√ Kalbimi ona verdin saklasın diye. Oda gitmiş buzluğa koymuş kokmasın diye.
√ Karanlığın efendisi olacağıma, aydınlığın kölesi olurum.
√ Köprüden geçerken gördüm / Ayı senin gerçek dostun olabilir
√ Müjde kızlar bu yıl yine bekârım.
√ No woman no drive.
√ Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilirsen / Ünlem gibi baş aşağı düşersin.
√ Ömür biter, muhalefet bitmez.
√ Para, pul, şan, şöhret, olmasın sana servet.
√ Sen sus, liderin konuşsun.
√ Senin araban namaz kılıyo mu, benimki Clio.
√ Tek dostum gölgemdi, o da güneşi bekledi.
√ Varlığımın değerini bilmeyeni yokluğumla terbiye ederim.
√ Yoldayım geliyorum.
√ Zıvanadan az önce çıktım.
[KanalKultur] - Usta yazar Halil Atılgan'ın "Rüzgâr Özür Dilese de... Dal Kırıldı Bir Kere..." adlı yeni eseri geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Eser "şoför edebiyatı"nı okurla buluşturuyor.
Halil Atılgan, "Rüzgâr Özür Dilese de... Dal Kırıldı Bir Kere..." adlı eseri için kaleme aldığı "Önsöz"de şunları kaydediyor: →
Fuzuli Bayat: Köroğlu: ...
Eklenme Tarihi 22 Haziran 2010
![]() |
Halen Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi'nde görev yapan Prof. Dr. Fuzuli Bayat'ın "Köroğlu: Şamandan Âşıka, Alptan Erene" adlı eserinde birçok versiyonu bulunan Köroğlu Destanı'nın çeşitli adlar altında (Köroğlu, Goroglu, Gurguli v.b.) ve çeşitli türlerde (destan, halk şiiri ve efsane şeklinde) Orta Asya'da ve Horasan'da (Türkmen, Özbek, Kazak, Karakalpak, Tacik, Kalmık, Arap, Afgan, Kürt) Kafkas'ta, (Azerbaycan, Kumik, Ermeni, Gürcü, Abhaz) Anadolu ve Balkanlar'da (Türk, Gagauz, Balkan Türkleri) Sibirya'da (Tobol Tatarları) ve Başkırtlar'ta yayıldığı belirtiliyor. Eserde ayrıca Köroğlu Destanı'nın, değişik Türk şivelerinin yanı sıra, en az yedi dilde; Ermenice, Gürcüce, Kürtçe, Abazaca, Arapça, Tacikçe, Afganca ifade edildiği de ortaya konuyor. Yazar, buradan hareketle Köroğlu Destanı'nın tarihî ve mitolojik yönünü ön plana çıkartıyor; bununla da bütünü hakkında bilgi veriyor.
Fuzuli Bayat, sözlü gelenekte, tam dört asırdan fazla ifade edilen Köroğlu Destanı'nı âşık edebiyatının en değerli ve en önemli parçası olarak niteliyor ve şimdiye kadar Köroğlu'nun on üç halkın edebiyatında yazılı şekilde mevcut olduğunu ifade ediyor.
Yazar, "Köroğlu: Şamandan Âşıka, Alptan Erene" adını verdiği eserinde Köroğlu Destanı'nın yayınlanan bütün kitaplarını, ayrı ayrı kollarını bir araya getiriyor ve bilimsel bağlamda tek bir Köroğlu Destanı oluşturuyor; destanın esasını oluşturan öğeyi ortaya çıkarmaya çalışıyor.
İçindekiler
Ön Söz
Giriş
Birinci Bölüm: Kör-oğlu = Gur-oğlu
1.1. Genel Açıklama
1.2. İkizler Miti
1.3. Köroğlu Bozkurt ilişkisi
1.4. Dağ Ruhu ve Doğumda Rolü
1.5. Köroğlu, Mitolojik Ana Kompleksinde
İkinci Bölüm: Kör = Gur (Mezar) Paraleliği ve Işık Zıtlığı
Üçüncü Bölüm: Hak Vergisi = Buta
3.1. Köroğlu'nun Âşık Olarak Kurulmasında Eski İnançların Fonksiyonel Rolü
3.2. Bade İçme
3.3. Halk Sufizmindeki Bade Kavramının Semantiği
3.4. Butanın (Badenin) Sunulma Şekilleri
Dördüncü Bölüm: Âşıklık Öğesi
Beşinci Bölüm: Eren Olarak Kurulma
Altıncı Bölüm: Eren = İren Sentezi
6.1. Erenlikte Kırklar Kültü
6.2. Şamanlık Ereninin/İreninin İslamî Erene Transformasyonu
Yedinci Bölüm: Hak ile Hak Olmak
Sekizinci Bölüm: Ölmeden Evvel Ölmek
8.1. Ölüp Dirilme veya Mistik Ölüm
8.2. Maddi Ölüm.
Dokuzuncu Bölüm: Kızılbaşlık
9.1. Köroğlu'nun Mezhep ve Sosyal Açıdan Değerlendirilmesi
9.2. Kızılbaşlık=Türkmenlik Meselesi.
Onuncu Bölüm: Erenlik ve Dini İdeoloji
10.1. Eski İnançlara Dayalı Kutsal Rakamlar
10.2. Ahilik veya Fütüvvet İdeolojisi
10.3. Dervişlik, Kalenderlik, Abdallık Makamları
10.4. Dini Tassub ve Etnik Zıtlıklar
Onbirinci Bölüm: Trikisterlik
Onikinci Bölüm: Baba Derviş Etkisi
12.1. Babaîlerden Celalîlere Kadar
12.2. Köroğlu'nda Eski Işığın Yeni Işığa Transformasyonu
Sonuç
Kaynaklar
Giriş
Oğuz epik an'anesinde Tanrıoğlu[1] - kurtarıcı tipi Köroğlu'nun simasında yeniden – hak, adalet sembolü olarak destan kahramanına çevrildi. Köroğlu sosyal hayatta göçebe kavmin hakkını savunup bozulmuş eski Türk töresini yeniden kurarken, manevî âlemde eski inançların yeni şekli niteliğinde olan ve genelikle batıni inanç gibi değerlendirilen heterodoks akımların tastiki için savaşır. Bu anlamda Köroğlu, Oğuz alpleri içinde esasen yerel yöneticilere ve kısmen de kendi hükümdarına karşı (tabiî ki, devlete karşı değil) savaşan tek kahramandır. Bunun sebebi eski Tanrıoğlunun (Bozkurt'un) yeni kültür birikiminde batıni inançlara dayalı Babaîler olayının ve ondan sonraki harekatların etkisiyle biçimlenmesidir.
Şimdiye kadar Köroğlu Destanı daha çok tarihi-sosyolojik, kısmen de mitolojik yönden incelenmiştir. Tarihi perspektifte Köroğlu, destan geleneğine yaslanarak öğrenildi. Bunun gerekli olduğu kanısındayız. Nitekim destanlar sözel tarihi yaşatma açısından halk edebiyatı türleri içinde ön önemli yerlerden birini tutmaktadır. Ancak Köroğlu'nun başka tarafları olduğu ve destanın temelini oluşturmakta ve bu kadar geniş alana yayılmasında tarihi Köroğlu'dan daha önemli olan ve gen hafızamıza yer edinen bir mitolojik Köroğlu da vardır. İşte bu kitapta amaçlanan hedef nokta dini-mitolojik sistemimizde Köroğlu fenomenolojisi öğrenmek, değişen ve yenilenen kültür sürekliliği içinde bugüne kadar dikkatten kaçan olguları araştırmaktır.
Bir bütünlük oluşturan Köroğlu, sınırlı ve ön yargılı bakış açısıyla araştırıldığından diskret (ayrı ayrı kısımlara bölünmüş) kesiklere (parçalara) bölünerek tetkik edilmiştir. Daha açık söylemek gerekirse, Köroğlu Destanı'nın tarihi veya mitolojik yönü kabartılmış, bununla da bütün hakkında bilgi edinmeye çalışılmıştır. 70. yıllara kadar eski Sovyetler Birliği'nde ve Türkiye'de Köroğlu, tarihi-coğrafi yöntemin verileri ışığında incelenmiştir. 70. yıllardan sonra merhum M.Seyidov'un "Köroğlu ve Alı kişi obrazlarının prototipi" adlı makalesi ile yeni bir döneme başlanmıştır. Yapılan mitolojik araştırmalarda tarihi yön arka plana itilmiş, bazı araştırmalarda aşırılığa gidilerek Köroğlu, Mısır, Çin, İran mitolojik unsurları ile kıyaslanarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tabii ki, ister tarihi, isterse de mitolojik yönün ve özellikle de yabancı mitolojik sistemlerin etkisinin veya benzerliğinin incelenerek anlatılması destanın diskret kesikler hâlinde öğrenilmesi demek idi. Oysa diskret parçaların hiçbir zaman bütünün mahiyetini ve gerçek değerini belirtemediği anlaşılmaktadır. Köroğlu Destanı'nın asıl manzarası epik olaylara ve tiplere etnik medeni sistem dâhilinde, anlatım ortamları çerçevesinde sistemli baktığımız zaman görülür.
Tarihi coğrafi araştırma metodunun en verimli yönü Köroğlu Destanı'nda Celalîler İsyanı'nın veya Tebriz Ayaklanması'nın izlerini görebilmek olmuştur. Gerçekten de Anadolu ve Azerbaycan varyantlarında Köroğlu'nun tarihi katmanı belirgin bir şekilde görünmektedir. Celalî Köroğlusu ile Mitolojik Köroğlu destanda bir bütün oluşturmak yoluyla yeni epik kahraman tipini şekillendirmiştir. Ancak araştırmalarda belgelere dayanarak Köroğlu'nu, olmazsa olmaz düşüncesiyle eşkıya ve devlete baş kaldıran bir tip gibi takdim etmek de tamamen yanlıştır. Hatta bazı araştırmalarda Köroğlu, Robin Hood'la, Serp Haydutları vb. Avrupa eşkiyaları ile kıyaslanmış, sonunda eşkiyalık öyküsü ortaya konulmuştur. Diğer taraftan eğer Köroğlu gerçekten de 16. yy.da yaşamış Celalî ise veya 16. yy. şairiyse, o zaman Celalî Ayaklanmaları ile hiçbir ilgisi olmayan Kazak, Türkmen, Özbek, Karakalpak, Kalmık, Arap, Tacik Köroğlu (Goroğlu, Gurguli) Destanları nasıl ortaya çıkmıştır? Bu sadece halk edebiyatının fonksiyonunu yeterince anlamamaktan, metni konteksten (sosyo-kültürel bağlamdan) tecrit edilmiş biçimde algılamaktan başka bir şey değildir. Oysa halk edebiyatının her hangi bir türü etnik medeni sistem dahilinde anlam kazanmakta ve poetik değere sahip olmaktadır. Divan edebiyatının ünlü şairleri halk şiirine etnik medeni sistem dahilinde bakamadıklarından âşık şiirini küçümsemiş, genelde diğer türlere de sıcak bakmamışlardır. Edebiyat araştırmacıları da çoğu zaman masala, efsaneye, ninniye, türküye, destana basit, sıradan, ilmi değeri büyük olmayan nesneler gibi yaklaşmışlardır.
Köroğlu ile alakalı olarak yazılmış bir çok makale ve kitapta filoloji ilmini o kadar da ilgilendirmeyen bazı noktalara gereğinden fazla önem verme, konunun dışına çıkma gibi yanlışlıklara da rastlamak mümkündür. Tasvir karakterli bu tip araştırmalar ve incelemeler daha çok bir önceki araştırmanın varyantı gibi görünür. Tabii ki orijinal karakterli araştırmalar da vardır ve Köroğlu Destanı bu bilim adamlarına borçludur. Konuyu dağıtmadan ve herkesçe bilinen alışılmış, sıradan bir giriş yapmadan metne başlamak ne yazık ki, çok az rastlanılan bir durumdur.
Bir diğer kayda değer nokta ise, Köroğlu Destanı'nın ilk ortaya çıktığı coğrafyayı tayin etmek şeklindeki ilmi olmayan yazılardır. Köroğlu'nun Orta Asya'dan Azerbaycan'a ve Anadolu'ya gelmesi ne kadar yanlışsa, Anadolu'dan Azerbaycan aracılığı ile Orta Asya'ya yayılması da bir o kadar doğru değildir. Motiflerin yayılması gibi yanlış bir teori çoktan tarihin arşivine dahil edilmiştir. Ancak burada Köroğlu Destanı için özel bir durum olan gayri Türk varyantları ayrı bir kategori oluşturmaktadır. Gayri Türk muhitinde mevcut olan Köroğlu varyantları tebdil, tercüme, özümleştirme sonunda ortaya çıkmıştır.
Geleneksel tetkik metodu ile (Tarihi-coğrafi, tasviri araştırmalar, motif incelemeleri vs. göz önünde bulundurulur) Köroğlu gibi büyük ve mürekkep, çok varyantlı ve versiyonlu, tarihi ve siyasi olaylara bağlı bir destan hakkında yeni bir şey söylemek imkansızdır. Köroğlu çeşitli adlar altında ve çeşitli türlerde (destan, halk şiiri ve efsane şeklinde) Orta Asya'da ve Horasan'da, (Türkmen, Özbek, Kazak, Karakalpak, Tacik, Kalmık, Arap, Afkan, Kürt) Kafkas'ta, (Azerbaycan, Kumık, Ermeni, Gürcü, Abhaz) Anadolu ve Balkanlar'da, (Türk, Gagauz, Balkan Türkleri) Sibirya'da (Tobol Tatarları) ve Başkırtlar'da yayılmıştır. Köroğlu değişik Türk şivelerinin yanı sıra en az yedi dilde (Ermenice, Gürcüce, Kürtçe, Abazaca, Arapça, Tacikçe, Afkanca) ifade edilmiştir veya ifade edilmektedir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulmadığı için yapılan araştırmalar sanki birbirini tekrarlayarak Köroğlu'nun tarihi-sosyolojik taraflarını, tarihi-coğrafi kimliğini çok güçlü şekilde belirtmeye çalışmıştır. Oysa Köroğlu'na başka bir yönden baktığımızda, onun epik kahraman tipi olarak şekillenmesinde önce şamanlığın, sonra da tasavvuf katmanının güçlü olduğunu görmekteyiz. Köroğlu geçiş tipi olarak Oğuz alplik kurumunun bütün yönlerini halk sufizminin erenlik kategorisi üzerine geçirmiştir. Başka şekilde söyleyecek olursak, Köroğlu eski mitolojik tefekkürden orta çağ İslami tefekküre geçmiştir.
Mitolojik şuura göre hükümdar kahramanlar toplumun bütün kutsal değerlerini bilen ve koruyan kimselerdir. Köroğlu, Tanrıoğlu gibi bu niteliğini halk sufizmi döneminde, âşık (Orta Asya'da bakşı) muhitinde şekillendiği için de koruyabilmiştir.
Mitolojik düşünce, tarihi gerçekliğin akışında taktim edilmekle yeni bir destan türü, yeni bir kahraman tipi şekillendirmiştir. İşte Köroğlu kendinde eski ile yeniyi birleştiren, geçiş kahramanıdır. Sözün gerçek anlamında Köroğlu, ayrı ayrı ele alındığında ne alptir ne de İslâm'i irfâni değer kazanmış velidir. O, bunların her ikisini birleştiren alp erendir. Dede Korkut Kitabı'nda görülen alp erenliğin zahiri sentezi Köroğlu'nda bütün şekillerde, yani kompleks hâlindedir. Daha somut şekilde söyleyecek olursak, Köroğlu'nda İslâm'ı kahramanlık destanlarının ülküsü olan alp erenlikle (menakıplarda gazi tipi) aşk destanlarının hak âşığı anlayışı birleşmiştir. Bu durumda Köroğlu'nun alpten alp erenliğe, ozandan hak âşıklığına geçişi destanın yeni medeniyet sisteminde yeniden kurulması ile ilgilidir. Ozanların sosyo-kültürel etkiler ve tarihi gelişme sonucunda tarih sahnesinden çekilmeleri ile Kitab-ı Dede Korkut şifâhi ifâdeden çıkıp yazılı epik abideye dönüştü. Köroğlu Destanı böyle bir talihi yaşamadı. O, 16. yy.'da artık bir teşkilat hâline gelmiş ve tekke ile çok yakın ilgisi olan âşık muhitinde yeni değer kazandı. Doğal olarak âşık muhitinde bir çok transformasyonlara maruz kalsa da, canlı ifâdan çıkmadı. İşte son dönemlere kadar tarikatlarla bu veya diğer şekilde alâkalı olan âşıkların repertuarında Köroğlu Destanı halk sufizminin bütün değerlerini kendinde barındırmış oldu. Orta Asya, Azerbaycan, Anadolu sahasında Köroğlu Destanı'nda halk sufizmi katının güçlü olması âşıklık geleneği ile ilgilidir.
Köroğlu'nun geniş bir alanda ve çağdaş Türk halklarının çoğunun arasında yayılmasının sebepleri çoktur. Eğer daha önce de değindiğimiz gibi bu, bir tarihi olayı (Celâlîler İsyanı, Serbedarlar İsyanı, Tebriz Ayaklanması, Safevî Osmanlı, Safevî Özbek, Safevî Türkmen savaşları vs.) anlatmış olsaydı, bu olaylarla ilgisi olmayan diğer Türk toplulukları Köroğlu'nu kendilerine kahraman yapmazlardı. İşin aslı, Prototürk döneminde Tanrıoğlu-kurtarıcı kahramanın, zamanla Türk topluluklarında geçmişi anma gibi hatırlanmasında ve destan şekline girmesindedir. Çok büyük bir ihtimalle Köroğlu ismi ile ilgili destanlar 16. yy.'dan başlayarak şekillenmiştir. Bu Azerbaycan ve Anadolu'da Oğuzculuk harekatının güçlendiği ve Oğuz-namelerin yazıldığı dönemlere denk geliyor. Bilindiği üzere 16. yüz yıl, Orta Asya'da, Kafkas'ta, Azerbaycan'da, Anadolu ve Balkanlar'da tekkelerin geniş bir alana yayıldığı ve devlete etki gösterecek kadar güce sahip olduğu bir dönemdir. İşte bu dönemde mitolojik çağın, şaman ideolojisinin kahramanı Köroğlu, hürriyetin, adaletin sembolü olan tekke Köroğlu'suna dönüştü.
Bu kahramanlık destanının geniş bir alana yayılmasının ve âşık (bakşı) repertuarından çıkmamasının tek sebebi, Köroğlu'nun kurtarıcı kahramandan adaleti sağlayan kahramana dönüşmesi değildir. Halk sufizmi görüşlerinin büyük etkisi ile evliya ve daha çok ihtilalci gibi şekillenmesi ve âşık muhitine ayak açması, tekke ve saz şairlerinin ideal tipi olan hak âşığı özelliklerine sahip olması da etkilidir. Bir de zamanla göçebe topluluk, kaybolmuş değerleri geri döndürebilecek, eski zamanların şerefli hatıralarını bir kez daha gerçekleştirebilecek kurtarıcı kahramanı beklemekteydi. Etnosu maddi ve manevi yıpranmalardan kurtaran eski Türk inancına dayalı, ölüp dirilen Tanrıoğlu kahraman, Şiîliğin Mehdilik ideolojisiyle biçimlenerek yeni Bozkurt – Köroğlu tipinde ortaya çıktı.
Bir Oğuz destanı olan Kitab-ı Dede Korkut'la Köroğlu Destanlarını birbirinden ayıran, farklı yapan başlıca neden ideolojik-kültürel yönle ilgilidir. Dede Korkut Kitabı'nın sosyal ideolojik yapısında şaman-ozan münasebeti varsa, Köroğlu'nda sufi-âşık bağlantısı ön plandadır. Bu münasebet ve bağlılık Korkut Ata ve Köroğlu tiplerinde gerçekleşir. Günümüz ilmi ve ampirik faktörleri etnik medeni sistemde şaman-sufi, ozan-âşık dönüşümlerini veya daha açık ifâde edecek olursak, kültür türemelerini halk edebiyatında bu iki tipin simasında araştırmaya imkân verir. Mevcut Köroğlu efsanelerinde Köroğlu'nun, Korkut Ata'nın oğlu olması hakkındaki bilgi, sembolik planda Korkut'u şaman-ozan, Köroğlu'nu alp eren ve âşık kesimini simgeleştiren tipler gibi karakterize eder. Korkut Ata'nın şaman, ozan statüsünü veya bu fonksiyonu taşıması nasıl gerçekleşirse, Köroğlu'nda da alplik, erenlik, âşıklık fonksiyonu destanın poetik arhitektonikasında (ilk yapısında) o şekilde gerçekleşir. Bir sözle her iki dünya görüşünü (şamanlığı ve tasavvufu) birleştiren halk sufizmi eski inamların İslâmî varyantı olup Köroğlu Destanı'nda da sistemli şekilde korunmuştur.
Not
[1] İlmi literatürde mitolojik kahramanlar üç tipe ayrılmaktadır: 1) İlk Ata, 2) Demiurg (Türetici Ata), 3) Medeni kahraman (Meletinskiy, 1989, s.21) İlk Ata dünyadaki hayvanların, insanların, tabiat nesnelerinin yaratıcısıdır. O, zooantropomorf görünüşe (yarı hayvan, yarı insan) sahiptir. Demiurg tabiat olayları ve kozmik nesneleri (yıldız, dağ, taş, çay, orman vb.) oluşturur veya kendisi bunlara dönüşür. İlk Ata yaratıcı, doğurucu ise Demiurg, belirli bir şeyden (meselâ toprak, taş, çamur, kemik vs.) ikinci bir şeyin oluşmasına katkıda bulunur. Yani İlk Ata, Tanrı fonksiyonunu üstlenerek yoktan var edendir. Demiurg'un böyle bir fonksiyonu yoktur. Medeni kahraman ise insanoğluna gerekli ihtiyaçların (Meselâ ateşin, bitkinin, aletlerin vs. temin edilmesini sağlar.) ilk bulucusudur. (Medeni kahramanla ilgili geniş bilgi için bak: Meletinskiy, 1963, s.23; Meletinskiy, 1976, s.178-194) Bu Bölüm Türk mitolojisine bütünüyle uymaz. Ancak medeni kahraman Türk mitolojik sisteminde de mevcuttur. Köroğlu bazı yönleri ile medini kahramana benzese de, biz terim olarak Tanrıoğlu birleşik kelimesini kullanmayı yararlı bulduk.
Fuzuli Bayat: Köroğlu: Şamandan Âşıka, Alptan Erene. Akçağ Yayınları, Ankara 2003, 176 S., ISBN 978-975-3384438
Erman Artun: Âşık ...
Eklenme Tarihi 10 Haziran 2010
![]() |
Erman Artun'un "Âşık Edebiyatı Metin Tahlilleri" adlı eserinde âşık edebiyatı geleneği; âşık edebiyatına genel bakış, Anadolu'da oluşumu, motifleri, tematik bakış ve genel özellikleri bakımından incelendikten sonra örnek metin tahlilleri yapılıyor.
Metin tahlili; bir edebî eseri bütünlüğü içerisinde bütünü oluşturan her türlü ögenin (anlam, yapı, dil, üslup) belli bir yöntemle ele alınıp incelenmesi, değerlendirilmesi, yorumlanmasıdır. Metin tahlilinde, şekil özellikleri, yazım özellikleri, dil ögeleri, edebî sanatlar, düşünce, duyuş gibi özellikler incelenir. Metnin çözümleme amacı, eseri; içerik, yapı, dil ve üslup yönünden anlamaktır. Her okuyucunun edebî eserin dilini çözüp, onun semboller dünyasına bütünüyle nüfuz edebîlmesi mesajını tam ve doğru anlayabilmesi, estetik zevkle mümkün olur.
Âşık edebiyatı geleneğini bilmeden, âşık şiirinin tarihsel ilgisini kavramak, anlamak, yorumlamak, çözümlemek, düzeyli bir şiir eleştirisi yapmak mümkün değil. Âşık şiirinin, inceleme veya çözümlemesinde şiirin bütünlük içindeki varlığını sağlayan ruhu ve metnin tarihsellikle ilgili bağı göz ardı edilmemeli. Erman Artun "Âşık Edebiyatı Metin Tahlilleri"nde Âşık şiirinin metin tahlilini, geleneğin mantığına, geleneğin yüklediği anlamlara bağlı olarak yapıyor. Artun için, "bana göre" anlayışıyla gelenek dışı anlamlar yüklemek, tahlili öznel yapıyor...
Önsöz
Âşıklık geleneği, yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş, belirli kuralları olan, şiirin kalıcı ve etkileyici özelliğinden yararlanarak kuşaktan kuşağa aktarılan bir değerler bütünüdür.
Âşıklar; sazlı (telden), sazsız (dilden), doğaçlama yoluyla, kalemle (yazarak) geleneğin özelliklerini taşıyan birkaç biçimde şiir söyleyenlere "âşık" bu söyleme biçimine "âşıklık-âşıklama" âşıkları yönlendiren kurallar bütününe de "âşıklık geleneği" adını veriyorlar.
Âşık edebiyatı geleneğini bilmeden, âşık şiirinin tarihsel ilgisini kavramak, anlamak, yorumlamak, çözümlemek, düzeyli bir şiir eleştirisi yazmak mümkün değildir. Âşık şiirinin, inceleme veya çözümlemesinde şiirin bütünlük içindeki varlığını sağlayan ruhu ve metnin tarihsellikle ilgili bağı göz ardı edilmemelidir.
Âşık şiiri geleneğimiz için, dönemine ve âşığına göre değişen ölçülerde kolay, anlaşılır olduğu genel kanısı vardır. Âşık şiirinin motif ve imaj zenginliği vardır.
Metin tahlili geleneği içerisinde âşığın ve metnin nasıl inceleneceği, incelemede hangi ölçütlerin uygulanacağı, sonuca nasıl ulaşılacağı hakkındaki tartışmalar ve farklı yaklaşımlar günümüzde halen devam etmektedir. Metin tahlili çalışmalarında tartışmaların ve farklı yaklaşımların amacı, şiiri daha iyi anlamaya yöneliktir.
Edebî metin; kendine özgü dili, gerçeklikle olan ilgisi, estetik yaşantı uyandırması, çok anlamlılığı, yazıldığı dönemi temsil etmesi, kendine özgü anlatma formlarına sahip olması gibi birçok niteliğe sahiptir. Metin, çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla oluşturulan anlatma ve anlaşma aracıdır.
Başlangıçtan günümüze her türlü şiir, coşku ve heyecanla dile getirme gereksinimi ve isteği çevresinde oluşmuştur. Şairler bir anlatma formu olan şiir yoluyla, dönemlerinin beğenilerini ve anlayışlarını, tarihi birikim ve gelecek düşüncelerini şekillendirmişlerdir.
Âşıklar dönemin ve geleneğin anlayışıyla, beğenisiyle, şiirlerinde kendi anlatma şekillerini oluştururlar. Anlatıcı anlatmak istediği konuyu kendi bakış açısıyla gözler önüne serer. Âşıklar seslendikleri kitlenin anlayışını, beğenisini göz ardı edemez.
Edebî metinlerde doğal dilden bir sapma vardır. Bu, dil göstergelerinin ilk anlamlarından çok mecaz anlamlarıyla ve yan anlam değerleriyle kullanıldıklarını da ifade eder. Her edebî metin, yan anlam değeri bakımından zengindir. Yan anlam kelimede değil anlatımda veya eserde aranmalıdır.
Çünkü o, dil göstergelerinin çağrışım ve duygu değerleri aracılığıyla okuyucunun zihninde ve gönlünde oluşur. Şair şiirinde sezdirir, çağrıştırır, hissettirir, duyurur, hatırlatır ve bunlara bağlı olarak ve bunlar çevresinde düşündürür.
Edebî metin, okuyucuda bir izlenim bırakmak, bir anlayış, bir duyuş uyandırmak kısacası onda estetik yaşantı adı verilen bir halin ortaya çıkmasını sağlamak amacıyla düzenlenir. Edebî metin kurmacadır. Hiçbir edebî metinde yaşanan gerçeklik olduğu gibi anlatılmaz. Anlatılırsa tarih olur, hatıra olur, kısacası öğretici metin olur.
Edebî metin, kendi gerçekliğini dile getirmede, geçmişin ve döneminin her türlü birikiminden yararlanır, onları malzeme olarak kullanır. Edebî metin; diğer sanat eserleri gibi yaşanan, düşünülen, tasarlanan gerçekliği eserin ortaya konulduğu dönemin beğenisi ve anlayışından hareketle anlatır.
Edebiyat tarihi, edebî metinlerin ortaya konuldukları dönemi, onların yazarlarını tarihî yöntemle ele alır, inceler ve değerlendirir.
Edebî eleştiri, edebî metinleri benimsenen anlayış, düşünce ve beğeniye göre değerlendirme çabalarının ürünüdür.
Edebî çözümleme; (edebî tahlil) benimsenen bir düşünceden, anlayıştan yola çıkarak edebî metinleri oluşturan birimler arasındaki ilişkiyi belirleyip açıklamayı ve onu meydana getiren farklı kategoriler arasındaki ilişkiyi gözler önüne sermeyi, amaç edinmiştir.
Metin tahlili; bir edebî eseri, bütünlüğü içerisinde, bütünü oluşturan her türlü ögenin (anlam, yapı, dil, üslup) belli bir yöntemle ele alınıp incelenmesi, değerlendirilmesi ve yorumlanmasıdır.
Metin tahlilinde, şekil özellikleri, yazım özellikleri, dil ögeleri, edebî sanatlar, düşünce, duyuş gibi özellikleri incelenir. Beyit veya dörtlük verilir. Günümüz Türkçesine çevrilir. Dörtlükteki ya da beyitteki kelime, terim ibareleri, Dinî-tasavvufi anlamdaki telmihler, benzetmeler ve edebî sanatlar incelenir. Bütünlüğü olan her şiir bu bütünlük içerisinde ele alınmalıdır. Bu, klasik şerhten farklı olup tahlile yakındır. Ancak âşık edebiyatı bir kavram ve kavramlar dizisi olduğu için, metin şerhinden daha kapsamlı yaklaşımları vardır. Metin tahlilinde içerik, yapı, dil ve bunların alt unsurları ele alınıp edebîlik sırrının çözülmesi amaçlanır. Tahlil başlı başına metin çalışmasıdır. Metin parça değil, bütündür.
Âşık şiirinin metin tahlili, geleneğin mantığına, geleneğin yüklediği anlamlara bağlı olmalıdır. "Bana göre" anlayışıyla gelenek dışı anlamlar yüklemek tahlili öznel yapacaktır. İlk günden bugüne dek yazılmış geleneğe bağlı şiirlerle ortak bir düzen kurulmuştur. Bu düzenin dışında kalanlar âşık sayılmamıştır.
Metni çözümlemenin amacı, eseri; içerik, yapı, dil ve üslup yönünden anlamaktır. Her okuyucunun edebî eserin dilini çözüp onun semboller dünyasına bütünüyle nüfuz edebîlmesi, mesajını tam ve doğru anlayabilmesi estetik zevkle mümkün olur.
Şiir çözümlemesinde, eleştirisinde de yöntemler tek başlarına ancak belli bir yere kadar işe yarar. Şiirin yapısını, sesini, anlamını, anlam aktarmalarını, simgelerini, göstergelerini, dilin dil verimlerini aynı anda gözeten zenginlik tek yönlü yöntemle çözümlenemez.
Âşık edebiyatıyla ilgili olarak araştırmacılar, bugüne kadar çok önemli araştırmalar yaptılar. Bu âşık edebiyatı gönüllülerine şükran borçluyuz. Böylesine geniş kapsamlı çalışmada eksiklerin bulunması kaçınılmazdır. Alanla ilgili çalışanların katkıları bize daha sonraki çalışmalarımızda rehber olacaktır.
Bu çalışmanın kitap haline gelmesinde basım, düzeltme aşamalarında yardımlarını aldığım öğrencilerime, basılmasını sağlayan Sayın Mehmet Varış'a ve Kitabevi çalışanlarına teşekkürü bir borç bilirim.
Prof. Dr. Erman Artun
Adana, Eylül, 2009
İçindekiler
Önsöz
Kısaltmalar
Giriş
A. Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatına Genel Bakış
a. Âşık Edebiyatının Özellikleri
b.Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatının Oluşumu Gelişimi
c. Yüzyıllara Göre Âşık Edebiyatının Özellikleri
1. XVI. Yüzyıl Âşık Edebiyatı
2. XVII. Yüzyıl Âşık Edebiyatı
3. XVIII. Yüzyıl Âşık Edebiyatı
4. XIX. Yüzyıl Âşık Edebiyatı
5. XX. Yüzyıl Âşık Edebiyatı
d. Âşıklık Geleneği
1. Çırak Yetiştirme (Kapılanma)
2. Mahlas Alma
3. Âşık Musikisi – Saz
4. Bade İçme ve Rüya Motifi
e. Âşık Toplantıları ve Âşık Fasılları
1. Askı Asmak - Askı İndirmek - Muamma
2. Âşık Fasılları
3. Âşık Fasıllarında Düzen
f. Âşık Edebiyatında İşlenen Başlıca Konu ve Temalar
g. Âşık Şiirinde Biçim ve Tür
h.Âşık Edebiyatında Üslûp
1. Âşık Edebiyatında Ortak Anlatım Özellikleri
2. Âşık Edebiyatında Anlatım Şekilleri
3. Âşık Edebiyatında Anlatım Kalıpları
4. Âşık Edebiyatında Anlam ve Söz Sanatlarıyla Anlatım
Birinci Bölüm
A. Âşık Edebiyatı Metinlerinin Tahliline Genel Bakış
B. Âşık Edebiyatında Motifler
C. Âşık Şiiri Geleneğine Tematik Bakış
İkinci Bölüm
Yüzyıllara Göre Âşık Edebiyatı Şiir Tahlilleri
1. XVI. Yüzyıl (Köroğlu, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan)
2. XVII. Yüzyıl (Âşık Kuloğlu, Âşık Ömer, Gevheri, Kayıkçı Kul Mustafa, Ercişli Emrah)
3. XIX. Yüzyıl (Âşık Dertli, Âşık Şem'i, Âşık Dadaloğlu, Âşık Bayburtlu Zihni, Âşık Seyrani, Âşık Tokatlı Nuri, Âşık Zileli Ceyhuni, Âşık Şenlik, Âşık Ruhsati, Erzurumlu Emrah)
Üçüncü Bölüm
A. Konularına Göre Âşık Edebiyatı Şiirlerinden Örnekler
1. Güzellemeler
a. Dedim-Dedi'li Güzellemeler
b. Atışmalı Güzellemeler
2. Semailer
3. Yiğitlemeler
4. Taşlamalı-Takılmalı Şiirler
5. Yalanlamalar
6. Öğütlemeler
7. Alkışlamalar - Kargışlamalar
8. Yaşnameler
9. Destanlar
10. Şikâyetnameler
11. Sicillemeler
12. Atışmalar
Sözlük
Prof. Dr. Erman Artun
1948 yılında Tekirdağ'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini 1966 yılında Tekirdağ Namık Kemal Lisesi'nde tamamladı. Aynı yıl Edirne Erkek Öğretmen Okulu'ndan da mezun oldu.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1971 yılında bitirdi. Tekirdağ'da edebiyat öğretmeni ve Tekirdağ Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1984-1987 yılları arasında Yugoslavya Belgrat Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde okutman olarak görevlendirildi. 1988 yılında Yugoslavya Priştine Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Trakya Üniversitesi'nde okutman olarak çalıştı. 1991'de Yardımcı Doçent, 1997'de Doçent, 2003'te Profesör oldu.
1991 yılından beri Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Ana Dilim dalında öğretim üyesi olarak çalışıyor.
Yurt dışı ve içinde uluslar arası, ulusal kongre ve sempozyumlara katılıp on beşi yurtdışı olmak üzere seksenin üzerinde bildiri sundu. On altısı yurtdışı olmak üzere yüz onun üzerinde yayımlanmış bilimsel makalesi; yayınlanmış 21 kitabı var.
Kitapları
Tekirdağ Folklor Araştırması, İstanbul 1978; Tekirdağ Folklorundan Örnekler, Vezbanja Iz Savremenog Turskog Jezıka Sa Tekstovıma, Tekirdağ Çocuk Oyunları; Tekirdağ Halk Oyunları Araştırması, Cemal Ritüeli ve Balkanlardaki Varyantları, Ankara 1993; Günümüzde Adana Âşıklık Geleneği (1966-1996) ve Âşık Feymani, Adana 1996; Tekirdağ Halk Kültürü Araştırmaları, Adana Mutfak Kültürü ve Adana Yemekleri, Adana 1998; Adana Halk Kültürü Araştırmaları I, Adana 2000; Türk Halk Edebiyatına Giriş (Genişletilmiş 3. Baskı), İstanbul 2005; Anonim Türk Halk Edebiyatı Nesri (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2004; Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyati (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2005; Türk Halkbilimi (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2008; Adana Halk Kültürü (Genişletilmiş 2. Baskı), Adana 2006; Dini-Tasavvufi Halk Edebiyatı (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2006; Seyirlik Köy Oyunları ve Anonim Halk Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul 2008; Halk Kültürü Araştırmaları, İstanbul 2008; Âşık Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul 2008; Âşık Edebiyatı Metin Tahlilleri 2010; Dini-Tasavvufi Halk Edebiyatı Metin Tahlilleri 2010.
Makaleleri
Uluslararası Makaleleri
"Adanalı Âşıkların Şiirlerinde Kıbrıs Barış Harekatı" I Milletlerarası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi, Gazimağusa K.K.T.C. Kıbrıs Araştırmaları Dergisi Cilt 2, Sayı 4. Sonbahar 1996, s.295-320
"Türk Halk Kültüründe Nevruz" Uluslararası Nevruz Sempozyumu, Karaganda, Kazakistan, Karaganda, 1999
"Türkiye'de ve Kıbrıs'ta Mani Söyleme Geleneğine Karşılaştırmalı Bir Bakış" 2.Uluslararası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi Bildirileri, Gazimağusa, Kıbrıs, 1999
"Prizrenli Âşık Ferki'nin Destanları " 3. Uluslararası Kıbrıs – Balkanlar- Avrupa Türk Edebiyatları Sempozyumu, Köstence, Romanya, 2000
"Balkan Türk Edebiyatlarına Genel Bir Bakış" 4. Uluslararası Kıbrıs- Balkanlar- Avrasya Türk Edebiyatları Sempozyumu, 9-14 Mayıs 2000, Struga-Makedonya, Bildiriler (Folklor/Edebiyat Dergisi 2001/1'de Yayımlandı).
"Kıbrıs Yerel Fıkra Tipi: Kırk Bir Deliler" 3 Uluslararası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi Bildirileri, 13-17 Kasım 2000, Gazimağusa / K.K.T.C.
"Osmanlı'nın İlk Dönemlerinde Türk ve Balkan Kültürlerinde Etkileşim" , II. Uluslararası Balkan Türkolojisi Sempozyumu, Mostar, Bosna Hersek (Folklor Edebiyat Dergisi 2002 ).
"Kıbrıslı Âşık Kenzi'nin Destanları" VI. Uluslararası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi Bildirileri, Doğu Akdeniz Üniversitesi Yayınları, Kıbrıs, 2002.
"Ortak Türk Folklorunun Küreselleşen Dünyaya Tanıtılması" Ortak Türk Geçmişinden Ortak Türk Geleceğine III. Uluslararası Folklor Konferansı, 2005, Azerbaycan, Ortak Türk Folklorunun Küreselleşen Dünyaya Tanıtılması, Ortak Türk Geçmişinden Ortak Türk Geleceğine III. Uluslararası Folklor Konferansının Materyalleri, 2005, Azerbaycan, 160-167.
"Balkanlarda Destan Söyleme Geleneği ve Prizrenli Âşık Ferki'nin Destanları" Journal of Turkish Studies, Publised at The Department of Near Eastern Language and Literature Volume:I, Harvard University 2003
"Ortak Türk Nahcivan Halk Kültürünün Geleceğe Taşınması", Nahçivan'ın Dünü-Bugünü-Yarını Sempozyumu, 9-12 Eylül 2006
"Ortak Türk Folklorunun Geleceğe Aktarılması ve Çukurova Nogaylarının Halk Kültürü Araştırması Çalışmaları", II. Uluslararası Halk Kültürü Sempozyumu, 16-23 Ağustos 2006 Ukrayna-Kırım.
"Anadolu ve Rumeli Türk Kültürünün Oluşmasında Sevgi ve Hoşgörü Düşüncesi Mimarı Mevlana Celalettin Rumi'nin Etkisi" Köstence-Romanya, 3-8 Eylül 2007
"Âşık Şiiri Geleneğinde Dil, Üslup, Motif ve Metin Merkezli Anlama - Açıklama Üzerine Düşünceler" Güneydoğu Avrupa'da Osmanlı ve Osmanlı Sonrası Türk Uygarlığının Öteki Uygarlıklarla Halk Kültürü Yönünden Etkileşimi Sempozyumu, Gagavuzyeri, Moldova, 2007
"Güney-Doğu Avrupa'da Osmanlı ve Osmanlı Sonrası Türk Uygarlıklarının Öteki Uygarlıklarla Halk Kültürü Yönünden Karşılıklı Etkileşimi" 4. Uluslararası Güneydoğu Avrupa Türkoloji Sempozyumu, 03-07.12.2007, Zagreb, 2007
"Türk Dünyası Âşıklık Geleneğinin Geleceğe Taşınması" XVII. Uluslararası Kıbatek Edebiyat Şöleni (Balkanlar Türk Edebiyatı ve Kültürü) (Kosova; 13 – 18 Ağustos Eylül 2009)
"Ortak Türk - Mısır Halk Kültürü Ürünlerinin Araştırılması Üzerine Görüşler" International Turkey Eygpt Relations Symposium and Art Exibition, 2-7 Kasım 2009 (Baskıda)
"Şair Mahtumkulu'nun Şiirlerinde Sanat, Estetik ve Üslup" Prof. Dr. Nimetullah Hafız Armağanı, Kosova, Baskıda
Ulusal Makaleleri
"Tekirdağ'dan Ağıt , Ninni ve Türküler" Folklora Doğru Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü Süreli Yayını, Cilt:4 , Sayı.44, Yıl . 1976, İstanbul, 1976, s.38-58
"Tekirdağ Tekerlemeleri" Folklora Doğru Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü Süreli Yayını, C.4. Sayı. 45, Yıl: 1977, İstanbul, 1977, s.37-40
"Tekirdağ'da Kadınların Kendi Aralarında, Nişanlarda ve Yöresel Toplantılarda Oynadıkları Oyunlar ve Adetleri" Türk Folkloru Araştırmaları (1982), MİFAD Yay. Ankara, 1983, s.47-74
"Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları (Leylek Oyunu, Hoca Oyunu)" Türk Folkloru, Sayı: 53, Yıl : 5 İstanbul , 1983, s.22-24
"Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları (Elmacı Kadın)" Türk Folkloru, Sayı: 54, Yıl 5, İstanbul, Ocak 1984, s.15-16
"Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları (Behşet'le Behiye)" Türk Folkloru, Sayı: 56, Yıl 5, İstanbul, Mart 1984 s.19-20
"Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları (Köpek Satma ve Arap Oyunu )" , Türk Folkloru, Sayı. 63, Yıl : 6 İstanbul , Ekim 1984, s.l0-12
"Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları (Gelin Verme Oyunu- Kimde Kabahat Oyunu) ", Türk Folkloru, Sayı. 64, Yıl. 6, İstanbul, Kasım 1984, s.8-14
"Tekirdağ Köy Seyirlik Oyunları" 3. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, İzmir, HAGEM Yay. 3. Cilt, Başbakanlık Basımevi, Ankara, 1987, s.29-39
"Tekirdağ'da Söylenen Ninnilerden Örnekler" , Türk Folklorundan Derlemeler (1989) MİFAD Yay., Ankara, 1989 s.1-9
"Tekirdağ'da Hıdrellez Geleneği" Halk Kültüründen Derlemeler (1990), "Hıdrellez Özel Sayısı" Ankara, l990, s. 1-23
"Tekirdağ Ritüelleri ve Balkanlardaki Varyantları" 4. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Bildirileri, Antalya, HAGEM Yay.3. Cilt, Repromat Matbaası, Ankara, 1992, s.7-19
"Tekirdağ Adetlerinden "Bocuk Gecesi ve Sedenka" , Türk Kültürü Araştırmaları, Prof. Dr. Şükrü Elçin Armağanı Yıl . 29/1-2 , Ankara 1993, s.34-52
"Ritüel Kökenli Köy Seyirlik Oyunlarında "Canlandırma, Hayvan Benzetmeceleri ve Sembolleri"2.Uluslararası Karacaoğlan-Çukurova Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri, Ç.Ü. Basımevi, Adana, 1993, s.191-197
"Ritüel Kökenli Trakya ve Balkan Köy Seyirlik Oyunlarında Ölme, Dirilme, Kız Kaçırma Motifleri" Milli Folklor Dergisi, C.3, Y.6, Sayı. 22, Feryal Matbaacılık, Ankara 1994
"Ozandan Aşığa Halk Şiiri Geleneğinin Kültür Kaynakları" İçel Kültürü, Y. 9, S.41, Eylül 1995, İçel
"Karacaoğlan‘ın Şiirinin Kültür Kaynakları" Anayurttan Atayurda Türk Dünyası , Yıl 3 , sayı :7 Ankara , 1995, s.61-65
"Adana Yağmur Yağdırma Törenleri ve Çomçalı Gelin" , Prof. Dr. Tuncer Gülensoy Armağanı, Kayseri, 1995, s.154-163
"Adana Mutfak Kültüründe Ekmekler ve Hamurişi Yemekler" Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar, Geleneksel Ekmekçilik, Hamur işi Yemekler (1994), Ankara, 1995, s.17-39
"Dadaloğlu Üzerine Birkaç Söz" İçel Kültürü, Yıl:9, Sayı :40, Temmuz 1995, İçel , s.4-6
"Yaşayan Adana Karatepeli Fıkraları" İpek Yolu Uluslararası Halk Edebiyatı Sempozyumu Bildirileri, HAGEM Yay. Ankara, 1995. S.19-57
"Andırın Beşbucaklı Âşık Halil" İçel Kültürü, Yıl: 10, Sayı: 46, Temmuz1996 s.18-25, İçel
"Çukurova Üniversitesinde Halk Kültürü ile İlgili Yapılan Çalışmalar" 1. Türk Halk Kültürü Folklor Araştırma Sonuçları Sempozyumu Bildirileri 1, KB Yay. Ankara 1996, s.4-13
"Köy Seyirlik Oyunlarındaki Düğünlerde Gelin Güvey Motifinde Eski Kültür İzleri" 3. Milletlerarası Türk Halk Edebiyatı ve Folkloru Kongresi Bildirileri, Ankara, 1996. S.86-95
"Çukurova Yörüklerinin Gelenek ve Görenekleri Bunlardaki Eski Kültür İzleri " 1. Akdeniz Yöresi Türk Toplulukları , Sosyo –Kültürel Yapısı (Yörükler) Sempozyum Bildirileri, Ankara, KB Yay. 1996 s.25-62
"Adana Köy Seyirlik Oyunlarından Örnekler" Prof. Dr Umay Günay Armağanı, Ankara 1996, s.92-107
"Adana'da Bilmece Sorma Geleneği" Balıkesir Üniversitesi 1. Halkbilimi Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara 1997, s.159-170
"Adana Âşıklık Geleneğinde "Karacaoğlan Çığırmak" İçel Kültürü, Sayı. 54, Kasım 1997, İçel
"Günümüzde Adana Âşıklık Geleneği ve Âşık Fasılları" 5. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Bildirileri, 1.Cilt . Ankara, 1997, s.41-52
"Adana Yağmur Yağdırma Törenlerinde " Boğa Dede, Bulut Dede ve Tosun Dede Kültü" 1 . Uluslararası Türk Dünyası Eren ve Evliyaları Kongresi Bildirileri, Ankara , 1998, s. 43-52
"Anadolu'da Halk Kültürü Ürünlerinin Oluşumuna Kültürel Değişim ve Gelişim Açısından Bakış" Giresun Kültür Sempozyumu Bildirileri, Giresun , İstanbul , 1998, s.307-312
"Tekirdağ Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri- Doğum Evlenme Ölüm" , Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 9-10, İstanbul , 1998, s.85-l07
"Tekirdağ'da Bilmece Sorma Geleneği" Tekirdağ Halk Kültürü Araştırmaları 1, Tekirdağ, 1998, s.117-139
"Tekirdağ'da Mani Söyleme Geleneği" Tekirdağ Halk Kültürü Araştırmaları 1. Tekirdağ 1998 s.84-116
"Tekirdağ'da Batıl İnanışlar " Tekirdağ Halk Kültürü Araştırmaları 1 , Tekirdağ 1998 s.66-83
"Folklor Araştırmalarının Halk Kültürü Soruşturması Dosyası" Folklor Araştırmaları , 1999, s.19-26
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneğinde Alkış Kargış (Kara Alkış)" 3. Çukurova Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri, Adana, 1999 s.111-122
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneğinde Mizah" Folklor / Edebiyat, S.17, 1999/1.
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneğinde Ölüm , Mezar Teması" Geçmişten Günümüze Mezarlık Kültürü ve İnsan Hayatına Etkileri Sempozyumu Bildirileri , İstanbul, 1999. s.336-377
"Günümüzde Yeniden Yapılanan Âşıklık Geleneğinin Sosyo- Kültürel Boyutu" 1. Emlek Yöresi ve Çevresi Halk Ozanları Sempozyumu Bildirileri , Ankara 1999, s.43-49
"Âşık Tarzı Halk Edebiyatında Üslup" Edebiyat / Toplum Sempozyumu Bildirileri , Gaziantep , 1999, s. 23-27
"Çukurova Konulu Romanlarda Çukurova Halk Kültürü ve Halk Edebiyatı Geleneği Ürünlerinin Etkisi ve Yeri " 4. Türk Dünyası Yazarlar Kurultayı Bildirileri, Ankara , 1999, s.27-32
"Alevi Bektaşi Edebiyatına Genel Bakış" 2000'e Girerken Medyadaki Dilimiz ve Halk Ozanları Sempozyumu, 18-19 Aralık 1999 Ankara
"Tekirdağ'da Ninni Söyleme Geleneği" Türk Halk Kültüründen Derlemeler (1997), KB HAGEM Yay., Ankara 2000.
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneğinde Nasihat (Öğütleme)" Türk Halk Kültürü Araştırmaları (1998), KB HAGEM Yay., Ankara 2000.
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneğinde Yiğitleme (Yiğit Üstüne Türkü)" Adana Halk Kültürü Araştırmaları I, Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür yayınları, Adana 2000, 404-420
"Adana'da Mani Söyleme Geleneği" , Adana Halk Kültürü Araştırmaları I, Adana Büyük Şehir Belediyesi Kültür Yayınları, Adana 2000, 208-240
"Günümüz Adanalı Âşıkların Dini- Tasavvufi Şiirleri" Adana Halk Kültürü Araştırmaları, Adana Büyük Şehir Belediyesi Kültür Yayınları, Adana 2000, s. 420-436
"Türk Dünyasında Nevruz" Uluslararası Türkistan Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri, 25-27 Ekim 2000, Marmaris (Muğla Ünv. – TİKA)
"Türk Halk Kültüründe Nevruz" Uluslararası Nevruz Sempozyumu, Karaganda, Kazakistan, Karaganda, 1999, ve Folklor / Edebiyat, Halkbilim, Etnoloji Antropoloji, Edebiyat, s.21, Ankara , 2000, s.225-229
"Adana'da Asker Uğurlama-Karşılama Törenleri Asker Ağıtları, Türküleri, Şiirleri, Manileri" Milli Folklor, C.6, Yıl: 12, Sayı .47, 2000
"Âşık Esrarî'nin Vehhâbî Destanı" Folklor / Edebiyat, C.VI, S.XXII, 2000/3.
"Günümüz Adana Âşıklık Geleneği Âşıklardan Âşık Kaderi'nin Alevi-Bektaşi Edebiyatındaki Yeri" 1. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Sempozyumu Ankara, 2000
"İletişim Çağında Âşıklık Geleneğinin Geleceği" İletişim Çağında Halk Kültürü ve Ozanlığın Geleceği Sempozyumu Bildirileri, Ankara, 2000
"Küreselleşmenin Geleneksel Türk Halk Kültürüne Etkisi" VI.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, 18-22 Haziran 2001, İçel
"Anadolu İnanç Önderlerini Besleyen Eski İnanç Sistemleri, Dinler, İnanışlar" Uluslararası Türk Dünyası İnanç Önderleri Kongresi Bildirileri, Ankara 2001, s.25-39.
"Adana Âşıklık Geleneğinde Kayserili Bir Âşık: Âşık Derdiderya" Kayseri ve Yöresi Kültür, Sanat ve Edebiyat Bilgi Şöleni, 12-13 Nisan 2001, Kayseri
"Adana'da Töreler, Adaklar, Özel Günlere Ait İnançlar , Pratikler ve Bunlara Bağlı Mutfak Kültürü" Milli Folklor, S.49, Ankara, 2001
"Balkan Türk Edebiyatlarına Genel Bir Bakış" Folklor / Edebiyat, C.VII, S.XXV, 2001/1
"Adana Halk Hekimliğinde Atalar Kültü" Türk Kültürü, Sayı. 460, , Ağustos 2001
"Türk Halk Kültürünün Balkanlardaki Rolü " Türk Kültürü Sayı. 458, Ankara 2001, s.366-371
"Türk Folklorunun Turizm Açısından Değerlendirilmesi" Folklor Halkbilim Dergisi, C.5, Satı: 50, Mayıs 2002, s.3-7.
"Çukurova'da salavatçılık Geleneği ve Âşıkların Pehlivan Salavatlamaları" Erdem Dergisi Halkbilim Özel Sayısı, Ankara 2002 .
"Âşıkların Destanlarının Sosyal Tarihe Kaynaklık Etmeleri" Milli Folklor, Sayı.53, Ankara 2002
"Muğla Mani Söyleme Geleneğinde Mizah – Taşlama- Takılma" Folklor Halkbilim Dergisi, .2002
"19.Yüzyıl Âşıklık Geleneğinde Âşık Erzurumlu Emrah'ın Yeri" Motif Dergisi , 2002
"Osmanlı Türk Kültüründe Âşık Şiirinin Belirleyici Rolü" Folklor Halkbilim Dergisi .
"Adana'da İnanç Merkezleri ve Bunlara Bağlı Kültür Değerleri" 23-28 Eylül 2002, Tarsus Uluslararası İnanç Merkezleri Kongresi ,
"Küreselleşen Dünyada Güney Anadolu Halk Kültürünün Geleceği" GAP Çerçevesinde Halk Kültürü Sempozyumu, Gaziantep , 2002
"Adana Âşıklık Geleneğinin Yeniden Yapılanmasında Sivaslı Âşıkların Etkisi" Halk Kültüründe Sivas'ın Yeri Sempozyumu, 24 Mart 2002 Ankara .
"Halk Kültürünün Uluslararası Tanıtımında Medyanın Rolü" Halk Kültürlerinin Medya Açısından Değerlendirilmesi Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, Motif Vakfı Yayınları, İstanbul, 2002.
"Osmaniye ve Çukurova'da Âşıklık Geleneği" Osmaniye Folkloru ve Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri, 4-5 Ocak 2003, Osmaniye.
"Halk Kültürünün Uluslararası İlişkilerde Ülkelerin Tanıtımına Katkısı" Halk Kültürlerinin Uluslararası İlişkilere Katkısı Sempozyumu Bildirileri, Motif Vakfı Yayınları, İstanbul, 2003.
"Halk Kültüründe Değişimin Topluma Etkisi ve Sonuçları" Halk Kültüründe Değişim Uluslar arası Sempozyumu Bildirileri, Motif Vakfı Yayınları, İstanbul, 2004.
"Osmaniye'de Ağıt Söyleme Geleneği ve Osmaniye Ağıtları" Karacaoğlan'dan Bela Bartok'a Dadaloğlu'ndan Âşık Feymani'ye Osmaniye Kültür Sanat ve Folklor Sempozyumu, 2004, Osmaniye, Karacaoğlan'dan Bela Bartok'a Dadaloğlu'ndan Âşık Feymani'ye Osmaniye Kültür Sanat ve Folklor Sempozyumu Bildirileri, 2005, Ankara, 8-34.
"Adana İnanç Merkezleri ve Bunlara Bağlı Kültür Değerleri " Motif Halk Oyunları Eğitim ve Öğretim Vakfı Dergisi, Motif Vakfı Yayınları, İstanbul, Ocak-Şubat 2005.
"Halk Kültürlerinin Gelecek Kuşaklara Taşınması" Halk Kültürlerini Koruma-Yaşatma ve Geleceğe Aktarma Uluslararası Sempozyumu, 2005, Kocaeli, Baskıda
"Popüler Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etki ve Katkısı" Popüler Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi ve Katkısı, Uluslararası VI. Türk Kültürü Kongresi, 2005, Ankara, Baskıda.
"Çukurova Konar-Göçer Türkmenlerinin Halk Kültürlerinde Eski Türk İnançlarının İzleri", II. Kayseri ve Yöresi Kültür, Sanat ve Edebiyat Bilgi Şöleni, 10-12 Nisan 2006
"Türk Halk Kültüründe Mani Söyleme Geleneği, Manilerin İletişim Boyutu ve İşlevselliği", Türk Dünyasında Maniler Sempozyumu, 6-8 Kasım 2006
"Çukurova Halk Kültüründe Yerel Fıkra Tipi: Abdal Fıkraları", VII. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, 27 Haziran-1 Temmuz 2006
"Günümüz İnternet Ortamında Türkoloji Araştırma Merkezleri Web Sitelerinin Türk Kültürünün Tanıtımına Katkıları", 1. Uluslararası Kocaeli ve Çevresi Kültür Sempozyumu, 20-22 Nisan 2006
"Ceyhanlı Âşık Karamehmet'in Yalanlamaları", Ceyhun'dan Ceyhan'a 1. Ceyhan Sempozyumu, 29 Mart-1 Nisan 2006
"Adana ve Osmaniye Halk Kültüründe Giyim- Kuşam Geleneği", Halk Kültüründe Giyim-Kuşam ve Süslenme Uluslararası Sempozyumu, 15-17 Aralık 2006
"Çağdaş Tıptan Alternatif Tıbba Yöneliş: Medya Çerçileri" Halk Kültürü Araştırmaları, s. 85-95, Kitabevi Yay., İstanbul, 2008
"Adana Mutfak Kültürü ve Adana Yemeklerinden Örnekler" Halk Kültürü Araştırmaları, s.399, 435, Kitabevi Yay., İstanbul, 2008
"Köy Seyirlik Oyunları Kültürel Mirasının Müzelenmesi" Seyirlik Köy Oyunları ve Anonim Halk Edebiyatı Araştırmaları, s.11-17, Kitabevi Yay., İstanbul, 2008
"Âşık Edebiyatı Metinlerinin Tahlili Üzerine Düşünceler" Gaziantep Araştırmaları Sempozyumu (Sözlü Kültür, Dil ve Edebiyat) 10-12 Nisan 2008, (Baskıda)
"Tarihsel Süreçte Değişen Geleneksel Tiyatromuz" Halk Kültürü Tiyatrosu Sempozyumu, Yeditepe Üniversitesi, 25-27 Aralık 2008, İstanbul (Basılacak)
"Destan Söyleme Geleneğinde Âşık Talibi'nin Yeri" Tarihi ve Kültürüyle Zile Sempozyumu, 9-12 Ekim 2008, Zile
"Çukurova Fıkra Anlatma Geleneğinde Nasrettin Hoca Etkisi" Doğumunun 800. Yılında Nasrettin Hoca Sempozyumu, 24-25 Ekim 2008 İstanbul (Basılacak)
"Âşık Hüseyin Araştırmalarına Katkılar 1", Motif Akademi Halkbilimi Dergisi 2009/1-2, Prof. Dr. Muhan Bali'ye Armağan, İstanbul
"Kültürel Değişim ve Gelişim Bakış Açısıyla Geçmişten Günümüze Anadolu Türk Halk Edebiyatı" 13 Mart 2010 Giresun Karadeniz Alevileri ve Güvenç Abdal Panelinde sunulmuştur.
Erman Artun: Âşık Edebiyatı Metin Tahlilleri. Kitabevi Yayınları, İstanbul 2010, 301 S., ISBN: 978-605-4208-51-7
Erman Artun: Dinî - ...
Eklenme Tarihi 04 Haziran 2010
![]() |
Erman Artun'un "Dinî - Tasavvufî Halk Edebiyatı Metin Tahlilleri" adlı eserinde dinî-tasavvufi halk edebiyatı geleneği; tasavvufa genel bakış, tasavvufun Anadolu'da oluşumu, motifleri, tematik bakış ve genel özellikleri yönleriyle inceleniyor ve ardından örnek metin tahlilleri yapılıyor. Metin tahlili, bir edebi eseri bütünlüğü içerisinde bütünü oluşturan her türlü ögenin (anlam, yapı, dil, üslup) belli bir yöntemle ele alınıp incelenmesi, değerlendirilmesi, yorumlanmasını gerektiriyor. Metin tahlilinde, şekil özellikleri, yazım özellikleri, dil ögeleri, edebi sanatlar, düşünce, duyuş, ayet, hadis, kıssa gibi özellikler inceleniyor. Metnin çözümlenme amacı, eseri; içerik, yapı, dil ve üslup yönünden anlamaktır. Her okuyucunun edebi eserin dilini çözüp onun semboller dünyasına bütünüyle nüfuz edebilmesi, mesajını tam ve doğru anlayabilmesi estetik zevkle mümkün olur. Dinî-tasavvufi halk edebiyatı geleneğini bilmeden, dinî - tasavvufi şiirin, tarihsel ilgisini kavramak, anlamak, yorumlamak, çözümlemek, düzeyli bir şiir eleştirisi yapmak ise mümkün değil. Erman Artun "Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı Metin Tahlilleri"nde dinî - tasavvufi halk edebiyatı geleneğinden yola çıkıyor. Eserde dinî-tasavvufi şiirin, inceleme veya çözümlemesinde şiirin bütünlük içindeki varlığını sağlayan ruhu ve metnin tarihsellikle ilgili bağı göz ardı edilmiyor...
Önsöz
Türklerin İslamiyet'i kabul edip Müslüman olmalarından sonra 11. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar devam eden tekkelerde mutasavvıflar, medreselerde ise bilginler aracılığıyla ortaya konan ürünler, dinî - tasavvufi bir karakter taşıyordu. Tekkelerin bir bölümü geniş kitleleri etkileyerek gelişip yayıldı. Büyük mutasavvıf kişilerin çevresinde oluşan tasavvuf, teşkilat ve tören sistemi haline gelen tarikatlar, güzel sanatların gelişiminde çok önemli roller oynamıştır. Edebiyat, tasavvuf heyecanı için de bir anlatım aracı olmuş, şiirlerde dile gelmiştir. Tasavvuf, toplumun her kesiminden temsilci bulmuştur. Dinî - tasavvufi edebiyat mutlak güzelliğe ulaşma çabası ile ilahî aşkı, şiirlerle yüceltir.
Edebi metin kendine özgü dili, gerçeklikle olan ilgisi, estetik beğeni uyandırması, çok anlamlılığı, yazıldığı dönemi temsil etmesi, kendine özgü anlatma formlarına sahip olması gibi birçok niteliğe sahiptir. Metin, çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla oluşturulan anlatma ve anlaşma aracıdır.
Dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirimizi sağlıklı anlayabilmek ve tahlil edebilmek için şiirlerin tasavvufi anlamlarına dikkat etmek gerekir. Dinî - tasavvufi halk edebiyatında tasavvufi anlam şiir sanatı içinde eritilmiş ve ilk görünen anlamın altına gizlenmiştir. Metin tahlili çalışmalarının temel felsefesi; metinden yola çıkarak anlatılmak isteneni yorumlamaktır. Metin tahlili çalışmalarını yönlendiren geleneğin belirlediği, anlam yüklediği, güzellik ve değerlilik bakış açısı olmalıdır. Gelenek dışı her tür yorum ve açıklama öznel olacaktır.
Dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirinin metin tahlilleri; geleneğin mantığına, geleneğin yüklediği anlamlara bağlı olmalıdır. Dinî - tasavvufi halk edebiyatı geleneğini bilmeden dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirinin tarihsel ilgisini kavramak, anlamak, yorumlamak, çözümlemek, düzeyli bir şiir eleştirisi yapmak mümkün değildir. Dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirinin, inceleme veya çözümlemesinde şiirin bütünlük içindeki varlığını sağlayan ruhu ve metnin tarihsellikle ilgili bağı göz ardı edilmemelidir.
Dinî - tasavvufi halk edebiyatımızda şiir; bir anlamın semboller, ritimli sözler ve uyumlu sesler yardımıyla aktarılmasıyla şekil bulan bir anlatım biçimidir. Bir dinî - tasavvufi halk edebiyatı şairi toplumun değerleriyle beslenir. Dil, biçim, yapı özelliklerini koruyarak dinî - tasavvufi halk edebiyatı geleneğinde yerini alabilir.
Geleneğe bağlı özgün bir dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiiri; tarihi, kültürel, toplumsal birikimi taşıyan dille, kişisellik süzgecinden geçerek oluşur. Özgünlük, şairin malzemesini nasıl kullandığına bağlıdır. Her şair nesneleri farklı görüp kendi dünyasına farklı yerleştirir. Türk şiirinde İslam etkisinden önce ciddi bir yapı ve içerik gelişmesi olmuştur. Dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirinde somut ögeler göze çarpar. Bu, görsel imajların ağır bastığı bir dünyadır.
Dinî - tasavvufi halk edebiyatının temel kaynaklarına inmeden, onları özümlemeden yalnızca terminolojik bilgilerle metin incelemeleri yapılamaz. Türk edebiyatının kendisine özgü kaynakları vardır. Başta Kur'an, Hadis, İslamî ilimler olmak üzere; genel tarih, peygamberler tarihi, efsane, menkıbe, mitoloji, astronomi, astroloji, çeşitli spor oyunları, gündelik hayat, pozitif bilimlerle, simya, vb. şairin metin kurgusunda önemli rol oynar.
Tasavvufi şiir, tasavvufi edebiyat, mutasavvıfın Tanrı'ya kavuşma özlemiyle, Tanrı'ya doğru yolculuğunun ve en sonunda Tanrı'ya kavuşmasının hikâyesidir. Tanrı'ya kavuşma yolunun sırları, acıları, ayrılık sıkıntıları dile getirilir. İnsan Tanrı'ya aittir, dönüş ancak onadır. Tasavvuf insanın bu yolculuğu kendi iradesiyle nasıl yapacağını öğretir.
Dinî - tasavvufi halk edebiyatını ana çizgileriyle bir kültür varlığı olarak tanıtıp gelecek kuşaklara aktarmayı görev bildik. Dinî - tasavvufi halk edebiyatı şiirlerini bir ölçüde aydınlatabildiysek kendimizi mutlu sayacağız.
Dinî - tasavvufi edebiyatla ilgili olarak araştırmacılar, bugüne kadar bu konuda çok önemli araştırmalar yaptılar, onlara şükran borçluyuz. Bu tür çalışmalarda eksiklerin bulunması kaçınılmazdır. Konuyla ilgili çalışanların katkıları bize daha sonraki çalışmalarımızda rehber olacaktır.
Bu çalışmanın düzeltme aşamasında yardımlarını aldığım öğrencilerime, basılmasını sağlayan Sayın Mehmet Varış'a ve Kitabevi çalışanlarına teşekkürü bir borç bilirim.
Prof. Dr. Erman Artun
Adana, 2010
İçindekiler
Önsöz
Kısaltmalar
Giriş
A) Tasavvufa Genel Bir Bakış
a) Tasavvuf Nedir?
b) Tasavvufun Kökeni
c) Tasavvufun Kaynakları
d) Tasavvufun Kurumsallaşması-Yayılması
e) Tasavvuf Teorileri
f) Tarikatların Ortaya Çıkması: Tekkeler, Zaviyeler
B) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatının Anadolu'da Oluşumu ve Gelişimi
a) Tasavvufun ve Tasavvuf Edebiyatının Anadolu'ya Taşınması
b) Anadolu'da Türk Edebiyatının Yeniden Yapılanması
c) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatının Oluşması
C) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatının Genel Özellikleri
D) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatında Biçim
a) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Ölçü ve Kafiye
b) Divan Şiirinden Alınan Nazım Biçimleri
c) Halk Edebiyatına Ait Nazım Biçimleri
E) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatında Üslup
a) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Üslûp
b) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Ortak Anlatım Özellikleri
c) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Anlatım Şekilleri
d) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Anlatım Kalıpları
e) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Anlam ve Söz Sanatlarıyla Anlatım
f) Dinî-tasavvufi Halk Edebiyatında Yerel Dille Anlatım
Birinci Bölüm
A) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatı Metinlerinin Tahliline Genel Bakış
B) Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatında Motifler
C) Dinî-Tasavvufi Halk Şiiri Geleneğinde İşlenen Şiirlere Tematik Bir Bakış
İkinci Bölüm
Yüzyıllara Göre Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatı Şiir Tahlilleri
12. Yüzyıl
13. Yüzyıl (Yunus Emre )
15. Yüzyıl (Hacı Bayram Velî, Kaygusuz Abdal, Akşemseddin, Eşrefoğlu Rumî)
16. Yüzyıl (Kaygusuz Vizeli Alâeddin, Şah İsmail [Hatayi], Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Muhyeddin Abdal)
17. Yüzyıl (Niyazî-i Mısrî, Teslim Abdal)
18. Yüzyıl
19. Yüzyıl
20. Yüzyıl
Üçüncü Bölüm
Konularına Göre Dinî-Tasavvufi Halk Şiirlerinden Örnekler
1) İlahiler
2) Nefesler
3) Miraciyeler
4) Devriyeler
5) Nutuklar
6) Şathiyeler
7) Münâcaatlar
8) Nâ'tlar
9) Ramazaniyeler
10) Methiyeler
11) Hikmetler
12) Maktel-Mersiyeler
13) Medednâmeler
14) Düvaz / Düvazdeh / Düvazimamlar
Sözlük
Kaynakça
Dizin
Prof. Dr. Erman Artun
1948 yılında Tekirdağ'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini 1966 yılında Tekirdağ Namık Kemal Lisesi'nde tamamladı. Aynı yıl Edirne Erkek Öğretmen Okulu'ndan da mezun oldu.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1971 yılında mezun oldu. Tekirdağ'da edebiyat öğretmeni ve Tekirdağ Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1984-1987 yılları arasında Yugoslavya Belgrat Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde okutman olarak görevlendirildi. 1988 yılında Yugoslavya Priştine Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Trakya Üniversitesi'nde okutman olarak çalıştı. 1991'de Yardımcı Doçent, 1997'de Doçent, 2003'te Profesör oldu.
1991 yılından beri Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Ana Dilim dalında öğretim üyesi olarak çalışıyor.
Yurt dışı ve içinde uluslar arası, ulusal kongre ve sempozyumlara katılıp on beşi yurtdışı olmak üzere seksenin üzerinde bildiri sundu. On altısı yurtdışı olmak üzere yüz onun üzerinde yayımlanmış bilimsel makalesi; yayınlanmış 21 kitabı var.
Kitapları
Tekirdağ Folklor Araştırması, İstanbul 1978; Tekirdağ Folklorundan Örnekler, Vezbanja Iz Savremenog Turskog Jezıka Sa Tekstovıma, Tekirdağ Çocuk Oyunları; Tekirdağ Halk Oyunları Araştırması, Cemal Ritüeli ve Balkanlardaki Varyantları, Ankara 1993; Günümüzde Adana Âşıklık Geleneği (1966-1996) ve Âşık Feymani, Adana 1996; Tekirdağ Halk Kültürü Araştırmaları, Adana Mutfak Kültürü ve Adana Yemekleri, Adana 1998; Adana Halk Kültürü Araştırmaları I, Adana 2000; Türk Halk Edebiyatına Giriş (Genişletilmiş 3. Baskı), İstanbul 2005; Anonim Türk Halk Edebiyatı Nesri (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2004; Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyati (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2005; Türk Halkbilimi (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2008; Adana Halk Kültürü (Genişletilmiş 2. Baskı), Adana 2006; Dini-Tasavvufi Halk Edebiyatı (Genişletilmiş 2. Baskı), İstanbul 2006; Seyirlik Köy Oyunları ve Anonim Halk Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul 2008; Halk Kültürü Araştırmaları, İstanbul 2008; Âşık Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul 2008; Âşık Edebiyatı Metin Tahlilleri 2010; Dini-Tasavvufi Halk Edebiyatı Metin Tahlilleri 2010.
Ödülleri
Folklor Araştırmaları Kurumu tarafından "Türk Folkloruna Hizmet Ödülü", 1996
İçel Folkloru Dergisi tarafından "İçel Folkloruna Hizmet Ödülü", 1996
Motif Dergisi tarafından "2000 Yılı Halk Bilim Hizmet Ödülü", 2000
Osmaniye OFAD tarafından "Dadaloğlu Ödülü", 2007
Troya Folklor Araştırmaları Derneği tarafından "2009 Pertev Naili Boratav Yılın Halkbilimcisi Ödülü", 2010
Erman Artun: Dinî - Tasavvufî Halk Edebiyatı Metin Tahlilleri. Kitabevi Yayınları, İstanbul 2010, 263 S., ISBN: 978-605-4208-52-4
Diğer Makaleler...
- Bekir İşlek: Tekeden Teleme Çalmak: Bir Folklor Gönüllüsünün Derleme Macerası
- Mehmet Yardımcı: Başlangıcından Günümüze Türk Halk Şiiri - Anonim Halk Şiiri / Âşık Şiiri / Tekke Şiiri
- Halil Atılgan: Ana Beni Eversene ve Ceyhanlı Hasan Turan
- Ulaş Özdemir: Şu diyâr-ı gurbet elde - Âşık Mücrimî'nin Yaşamı ve Şiirleri
İster inanın ister inanmayın ama, şimdi : Halk Edebiyatı kategorisini görüntülemektesiniz









