Lâmekân
Eklenme Tarihi 04 Temmuz 2011
| Lâmekân |
![]() |
| Murat Küçük: Lâmekân (Roman). Horasan Yayınları: 31, İstanbul 2011, 302 S., ISBN 978-605-4091-10-2 |
[KanalKultur] - Şeyh Bedreddin'in kayıp kitabı; İzmir'de "Giritli mübadiller" ve Rumca Bektaşi nefesleri...
Yunan dili ve kültürü içerisinde bir İslam dünyası pek çoğumuza inanılmaz görünür. Oysa Osmanlı döneminde Girit'te yaşayan Müslümanlar Rum dilinde bir İslam dünyası yaratmış. Akdeniz'e yakışır geçişkenliklere etkileşimlere açık bir İslam...
Ne yazık ki, çıkıp geldikleri Anadolu'da hor görülmüş Giritli mübadillerin dili. Sonuçta geri çekilmiş türküler, maniler, nefesler mekânsız kalmış! Ne Yunanistan'da ne Türkiye'de kimselere yar olamamış. Murat Küçük'ün geçtiğimiz günlerde yayınlanan ilk romanı "Lâmekân" unutulmuş Rumca nefeslere bir ağıt!
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Girit'te yaratılmış Rumca nefesler, mübadeleden sonra Anadolu'da sürdürmüş yolculuğunu. Sürdürmüş sürdürmesine ama "Vatandaş Türkçe Konuş" diye diye erittiğimiz azınlık kültürleri gibi bu müstesna varoluş da çekilmiş kabuğuna. Hanelerde gizli gizli söylenmiş ve giderek söylenmez olmuş!
Unutulmuş mu hepten?
Bugün Giritli mübadillerin kaçı biliyor dedelerinin konuştuğu dili? Mübadil olup geldikleri Anadolu'da hor görülmüş Rumcaları! Murat Küçük, ilk romanı "Lâmekân" ile bu topraklarda mekân bulamamış, giderek unutulmaya terk edilmiş Rumca nefeslerin izini sürüyor. →
Gatıran'ın Türküsü ...
Eklenme Tarihi 27 Haziran 2011
| Gatıran'ın Türküsü - "Bir Tahtacı Romanı" |
![]() |
| Kudret Saylık: Gatıran'ın Türküsü - "Bir Tahtacı Romanı". Düş Ülkesi Yayınları, Melikşah Ofset, [Ankara] 2009, 151 S., ISBN 978-605-5953-13-3 |
Önsöz
Kitabımızı bir roman denemesi olarak değerlendirebiliriz. Sosyolojik ve sosyal antropolojik öğeleri bir roman içerisinde anlatmaya çalıştık. Kitap Tahtacı kültürünün öğelerini anlatmaktadır. Bunlar düğün adetleri olan:başbağlama, gelin yüzü, gelin kınası, gelin başı…, Ölü gömme gelenekleri, Çocuklara ait: kırklama, tuzlama, al basması, günlük yaşamda uygulanan adetler: el öpme, eşik kültü, ağaç kültü gibi öğelerin yanında Tahtacı kültürünün yaşam tarzı ve mizah yönünü kapsamaktadır. Yaşanılan kültürün kaybolmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gayesinde hareket ettik, eksiklerimizin olduğunun farkındayız umarım bundan sonra bu alanda yapılacak çalışmalara ışık tutar. Tahtacı kavramı çok geniş bir coğrafyayı kapsadığı için bizim anlatılarımızın geneli Antalya İli Elmalı ilçesi Akçaeniş Köyü ve Antalya ili Tahtacı yerleşkelerinde gerçekleşmiştir ve birçoğu yaşanmıştır.
Tahtacılar genel olarak geçimlerini orman ürünlerinden sağlayan, geçmişte göçebe, şimdi ise yerleşik düzende yaşayan Maraş'ın batısından başlayıp Toroslar boyunca uzanan, Ege'ye tırmanan ve Kazdağı yöresinde yuvalanan Türkmenlerdir. Tümü Anadolu Aleviliğinde yer alan Tahtacılar inanç bakımından öbür Alevilerden küçük ayrımlar taşırlar ve Ecirli, Acurlu, Aşırlı, Ağaçeri vb. isimler alırlar. [Nejat Birdoğan: "Tahtacıların Dünü" Bkz. I. Akdeniz Yöresi Türk Toplulukları Sosyo-Kültürel Yapısı (Tahtacılar) Sempozyumu Bildirileri (26-27 Nisan 1993/Antalya). Ankara 1995: 9-28.]
Tahtacı olan kimse yarı göçebe olarak ağaç işçiliği yaptığı gibi köyde tarımla uğraşmakta, meyvecilik yapmakta; kasabada esnaf ya da memur, kentte işçi ya da sanayici, bürokrat olabilmektedir. Buna göre önceleri ekonomik bir kavram niteliği taşıyan Tahtacılık günümüzde bu içeriğini yitirmiş ve etnik ile dinsel bir kimlik niteliğine bürünmüştür. Tahtacı kültür çevresinden söz ettiğimizde genelde bütün bu özelliklere göre oluşmuş davranış kalıplarıyla örülü bulunan bir kültür çevresidir. [Bkz. İsmail Engin: Tahtacılar: Tahtacı Kimliğine ve Demografisine Giriş. İstanbul 1998] →
Turâbî Dîvânı
Eklenme Tarihi 27 Haziran 2011
| Turâbî Dîvânı |
![]() |
| Yanbolulu Ali Turâbî Baba – Turâbî Dîvânı. Hazırlayan: Baki Yaşa Altınok. Horasan Yayınları: 13, İstanbul 2006, 296 S., ISBN 975-98065-7-6 |
Önsöz
Tekke şiirinin fikir ve edebiyat tarihimizdeki yeri önemlidir. Şekilleri ve vezinleri ne olursa olsun, tasavvufî anlayış ve gelenekte kahramanlık ruhu ile bezenmiş kendine has Türk mistizmini oluşturur. Tekke şairleri, kendi içedoğuş ürpertilerini, hasretlerini, yakarışlarını millî ve imânî duygularıyla dile getirerek topluma aktarmaya çalışırlar.
Alevî-Bektaşî Tekke şairleri arasında bu kitaba dîvânını aktardığımız Ali Turâbî Baba önemli bir yer tutar. Aruzla ve heceyle yazdığı şiirlerinin çoğunu Anadolu halkı ezbere bilir. Dîvânındaki şiirler dikkatle okunduğunda görülecektir ki o, dîvân sahibi bir kişi olarak oldukça usta bir şairdir. Şiirlerinde dili son derece maharetli bir biçimde kullanır. Dilinin akıcı ve anlaşılır olması nedeniyle birçok şiiri bestelenerek okunmuştur. Üslûbunda görülen aşk ve vecd dolu âhenk, tasavvufî samimiyet, edebî anlamda etkileyici ve zevk vericidir.
Turâbî adlı şairlerin çok olması nedeniyle on üçüncü yüzyıl ile yirminci yüzyıl arasında yaşamış olan Turâbîler, birçok araştırmacı ve yazar tarafından birbirine karıştırılmış, kimi onun Ankaralı olduğunu söylemiş, kimi de 'Ankaralı Turâbî, Hacı Bektaş Dergâhında postnişin olan Turâbî midir bilinmiyor' demek zorunda kalmıştır.
Bu eksikliğin giderilmesi için Turâbî adlı şairleri birbirlerinden ayırdık. Bugün artık farklı Turâbîleri ayırt etme imkânına sahibiz. Ali Turâbî Baba'nın hayatı hakkında detaylıca araştırma yapmaya çalıştık. Doğum ve ölüm tarihlerini belirledik. Ulaşabildiğimiz ve elimizdeki cönklerde ona ait şiirleri topladık. Turâbî Ali Baba'nın dîvânında olmayan bir çok şiiri ortaya çıktı. Bunları "Dîvânında olmayan şiirler" başlığıyla Dîvânın sonuna ekledik.
Ali Baki Gül tarafından yazılan el yazması Dîvân nüshasını esas aldık. Millî Kütüphane başta olmak üzere, Arnavutluk ve diğer kütüphanelerdeki yazma ve matbu Dîvân nüshalarını da gözden geçirdik. Bu nüshalar, esas aldığımız yazma nüshayla hemen hemen aynı ise de bazı şiirlerin yer değiştirdiği görülür. →
"Bir Yürüyüş Eyledik ...
Eklenme Tarihi 14 Şubat 2011
![]() |
| Hüseyin Albayrak: Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile. Dharma Yayınları, İstanbul 2010, 96 S., ISBN 978-605-5598-19-8 |
"Erkân
Baba Erenler'in artık son demleridir. Kendisi ile ilgili olarak bir belgesel çekilecektir. Bir TV kanalından çekim için kendisini ziyarete gelirler. Bu belgesel için pek gönüllü olmasa da eve gelen mihmana saygıda kusur etmemek kabilinden onları ağırlar. Spiker:
'Erenler şu vakte kadar hiç ekrana çıkmadın. Artık bundan sonra ekrana çıkma vaktidir'
deyince, Baba Erenler cevaben:
'Evlat ekrana çıkan erkândan çıkar' der." (s.12)
* * *
[KanalKultur] - Haydar-ı Kerrar, Şah-ı Merdan, Aliyyel Alâ, Hz. Hünkâr, Serçeşme, ihvan, mürşid, muhibban, gülbang, erkân, mihman, muhabbet, sırr-ı müstakim, deruni, ruh ül mana, kerb u bela, nazarı, hâl, hacer ül dürr, dembedem, sürek, teslim taşı, lamekân, Mirat ül Huruf, Serdem-i Seyfullah, düşkün, pervane... Hüseyin Albayrak'ın "Baba Erenler"i ile okurun içselleştireceği kimi kavramlar...
Anadolu geleneksel müziği türkülere ve bu müziğin vazgeçilmez çalgısı bağlamaya ufak yaşlardan itibaren gönül vermiş olan Hüseyin Albayrak, 2007 yılında yayınlanan "Sükût-u Harf" isimli romanının ardından, bu kez "Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile" okur karşısında.
Ali Rıza Albayrak ile birlikte yaptıkları "Bâtıni Nefesler" (2003) ve "Şah Hatayi Deyişleri" adıyla yayınlanan müzik albümleriyle de müzikseverlerden olumlu yankılar alan Hüseyin Albayrak, "Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile" adlı eserinde 68 Bektaşi fıkrasıyla okurla buluşuyor. Eserde Albayrak, 1'i hariç 67 fıkranın aynı zamanda üreticisi...
"Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile"de bilhassa "Açılım", "Gülbang", "Erkân", "Tereci", "Akord", "Cami-i Şerif", "Bildiri", "Kozmik Oda", "Mestane", "Sürek", "Günah", "Tokmak", "Şehr-i İstanbul", "Zip Dosyası", "Işık Hızı", "Serenat", "Bir Şey" adlı fıkralar dikkat çekiyor...
Her döneme hitap eden ve esnek, kıvrak bir zeka ile her türlü sorunun üstesinden gelen; vurdum-duymaz gözüken, ancak bir o kadar da olaylarla, toplumla ilgili; yaşadığı dönemin sosyal nabzını içeren - veren; varsayılan sorunları alışılmışın dışında geliştirdiği ve ürettiği farklı çözüm yollarıyla çözen; her türlü sorunun da bir şekilde ve mutlaka üstesinden gelen "Baba Erenler", bu kez, kâh post-modern dünyada bir "user" olarak bilgisayarla, "zip dosyalarıyla", google ile haşır neşir oluyor; kâh konserlerde "virtü-öz" değerlendirmeleri yapıyor; kâh Big-Bang teorisiyle uğraşıyor; kâh akademik çalışmalar içerisine giriyor, aşkın demini, akademi olarak arıyor...
Bu arada Türkiye'deki farklı Alevi cemaatlerini yakından ilgilendiren "Alevi açılımı" da "Baba Erenler"den nasibini alıyor: "... Ah be imanım nice Alevi gördüm cem evleri yok, bazı cem evi gördüm içinde Alevi yok. Biz Aleviler açıldıkça Alevilik bize kapanıyor imanım ve o kapandıkça bizler dışarıda kalıp Aleviliğin dışında kerrar olup dönüyoruz içerde kalan Haydar'a vasıl olamıyoruz." (s. 10)
Hüseyin Albayrak'ın "Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile" adlı eseri, son zamanların "dem"inde eserlerinden biri... →
"Tenimin Altındaki T...
Eklenme Tarihi 04 Aralık 2010
![]() |
| Süheyla Taşçıer: Tenimin Altındaki Tanrıçalar. Payan Yayınları, İstanbul 2008, 125 S + İçindekiler, ISBN 978-605-5744-00-7 |
"ay şarkı söylerken
seni çizeceğim gökyüzüne
orospu yıldızlar
bir
bir
hizmet edecek ikimize
gümüşten nakışlar
dökülecek yeryüzüne"
diyor "Fettan" başlığını verdiği şiirinde Süheyla Taşçıer "Tenimin Altındaki Tanrıçalar" adlı eserinde.
"Erotik şiir yazarı" tanınıyor, Süheyla Taşçıer. "Yere düşen her şeyi harf olarak algıladım. Eve götürüp yeni sözcükler üretim" diyor.
Kadını anlatıyor aslında, Taşçıer, tüm yalınlığıyla. Doğu'nun veya Orient'in baskı altındaki kadınının itkilerini... Birey oluyor kadın onun dizelerinde. Erkek egemen toplumun ötekisi - dışlanmışı hayat buluyor sözcüklerinde. Şiiriyle hayatın bizatihi içine giriyor, atardamarından yakalıyor onu. Ayna tutuyor, efendinin aslında ne kadar köleleştiğine... Sıradışı sayılanı, tabu olarak görüleni; sıradanlaştırıyor ve yıkıyor tabuyu... İtki "ben"e ("ego"ya) ve "ben" de "süper-ego"ya değil ama daha da öte, "süperorganik"e ("superorganic") ulaşıyor onun sayesinde. "Kadın"ı betimliyor şair böylece şu dizeleriyle:
"asi gençliğini göz altlarında toplamış
yanaklarında utangaç gamzeler
sevda sözlerini biriktirdiği ağzı kocaman
omuzları kalçalarına tabi
kalçaları uysal hizmetçi
beli deli
deli
deli deniz →
Diğer Makaleler...
İster inanın ister inanmayın ama, şimdi : Edebiyat kategorisini görüntülemektesiniz

![Kudret Saylık: Gatıran'ın Türküsü - "Bir Tahtacı Romanı". Düş Ülkesi Yayınları, Melikşah Ofset, [Ankara] 2009, 151 S., ISBN 978-605-5953-13-3](/kks/images/stories/kitaplik/edebiyat/ksaylik/kudretsaylikgatiraninturkusua.jpg)






