İsmail Çoban'ın Desenleriyle "Taranta-Babu'ya Mektuplar"
| Makale İçeriği |
|---|
| İsmail Çoban'ın Desenleriyle "Taranta-Babu'ya Mektuplar" |
| Sayfa 2 |
| Tüm Sayfalar |
| İsmail Çoban'ın Desenleriyle "Taranta-Babu'ya Mektuplar" |
![]() |
| © İsmail Çoban - 'Herkes kendi günahını taşır...(Akkoyun ak bacağından, karakoyun kara bacağından asılır - I) Taranta-Babu'ya Mektuplar Triptychon I', desen, karışık teknik, 200 x 90 + 90 + 90 cm. (200 x 270 cm.), 1995 |
![]() |
| © İsmail Çoban - 'Herkes kendi günahını taşır... (Akkoyun ak bacağından, karakoyun kara bacağından asılır - II) Taranta-Babu'ya Mektuplar Triptychon II', desen, karışık teknik, 200 x 90 + 90 + 90 cm. (200 x 270 cm.), 1995 |
![]() |
| © İsmail Çoban - 'Herkes kendi günahını taşır... (Akkoyun ak bacağından, karakoyun kara bacağından asılır - III) Taranta-Babu'ya Mektuplar Triptychon III', desen, karışık teknik, 200 x 90 + 90 + 90 cm . (200 x 270 cm.), 1995 |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
| 4. desenden itibaren 23. desen de dahil itibaren © İsmail Çoban - 'Taranta Babu'ya Mektuplar' serisinden, desen, karisik teknik, 130 x 100 cm., 1995 |
"Kendi ülkesinde kendi dilini istediği gibi kullanamadığı için, Asya ve Afrika dillerine merak saran bir İtalyan arkadaştan, geçenlerde bir paketle bir mektup aldım.
Arkadaşın adını yazmak istemiyorum. Başı belaya girer. Fakat mektubunu olduğu gibi aşağıya geçiriyorum.".. [Nazım Hikmet, 1935]
[KanalKultur] - "Herkes kendi günahını taşır... (Akkoyun ak bacağından, karakoyun kara bacağından asılır.)"
İsmail Çoban, 29 büyük boyutlu ve renkli çizimle Nazım Hikmet'in "Taranta Babu'ya Mektuplar"ına (1935) yanıt veren bir ressam...
"Nazım Hikmet'in yazdığı, fakat yaşamı süresince bir türlü yanıtını alamadığı son derece sarsıcı "Taranta Babu'ya Mektuplar"ının yanıtlarını İsmail Çoban'ın 1995'te çizdiği 29 büyük boyutlu ve renkli çizimlerinde buluyoruz. Söz konusu mektuplar öğrenim için geçici olarak Roma'ya gelen Eritrealı (Habeşistan) bir zenci öğrencinin, 1930'lu yıllarda yurdundaki karısına yazdığı bir demet mektuptur. Roma'da İtalyan faşistlerinin hışmına uğrayan Habeşistanlı öğrenci, korkusundan, kaldığı evden artık sokağa bile çıkamaz hale gelmiştir. Buna rağmen faşistler onu yakalayıp öldürürler. Cesedi ise hiçbir zaman bulunamaz. Daha sonra onun odasını kiralayan bir İtalyan yazar, Habeşistanlı öğrencinin karısına gönderemediği bu mektupları, bir rastlantı sonucu karyola ayağına gizlenmiş şekilde bulur. Fakat o sırada İtalyanlar Addis Abeba'yı işgal ettiği için mektupları yayımladığı takdirde öldürüleceğinden korkan İtalyan yazar, bunları Nazım Hikmet'e emanet eder. Nazım Hikmet de mektuplara yazınsal bir biçim vererek bu trajedik olduğu kadar, politik açıdan da son derece önemli aşk öyküsünü edebiyat dünyasına kazandırır ve ona hak ettiği yeri verir. Taranta Babu'ya yazdığı yedinci mektupta Habeşistanlı öğrenci artık Nazım'ın sesiyle yakınmaktadır (1935):
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |





























