Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
İnsan, gülmediği günü, yaşadım diye hayat defterine kaydetmemelidir. SOKRA

"Das Fenomen" ya da "Vive La Commune!"

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Cumartesi, 04 Haziran 2011 22:37

"Das Fenomen" ya da "Vive La Commune!"

Olgu Ülkenciler - 'Das Fenomen' / 9 haziran - 9 temmuz 2011; C.A.M Galeri - Nişantaşı

Olgu Ülkenciler - 'Das Fenomen' / 9 haziran - 9 temmuz 2011; C.A.M Galeri - Nişantaşı, Abdi İpekçi Cad. Altın Sok. Ahmet Kara İş Merkezi No: 2, Kat 3, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: (0212) 248 81 49
Olgu Ülkenciler - 'Das Fenomen' / 9 haziran - 9 temmuz 2011; C.A.M Galeri - Nişantaşı
Olgu Ülkenciler - 'Das Fenomen' / 9 haziran - 9 temmuz 2011; C.A.M Galeri - Nişantaşı

[KanalKultur] - Olgu Ülkenciler, "Das Fenomen" sergisiyle 9 haziran - 9 temmuz 2011 tarihleri arasında C.A.M'de sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçı, "Made In Ülkenciler" ve "Ev Kızı"ndan sonraki üçüncü kişisel sergisini açıyor. Sanatçının yeni sergisi, son dönem işlerini kapsıyor ve tematik izleklerinde de bir dönüşümü işaret ediyor.

2006'da, ilk kişisel sergisi "Made In Ülkenciler"de kendi kuşağının (12 Eylül darbesi sonrasında doğanların ve Özal'ın neoliberalizmiyle büyüyenlerin) ortak duygusundan kendisine düşeni tuvale geçiren Ülkenciler, bu kez yaşananın aynasından değil, kitlesel dönüşüm imkân ve önerilerinin merceğinden dünyaya bakıyor. Kendisinden önce yaşanan veya kendisiyle birlikte oluşturulan tarihe yaklaşırken, benimseme ve ait olma arzusuyla beraber, yaşadığı kafa karışıklığını sorgulamayı ve kuşku duyma alışkanlığını da elden bırakmıyor. Bugüne kadar kuşağına atfedilen apolitiklik durumunu kendi üslûbuyla, "ev kızı" haliyle yorumlayan Ülkenciler, "Das Fenomen"de fırçasını politik olanın hizmetine veriyor; büyük toplumsal değişim hareketlerinin sert ve kunt imgelerini kendi geçişli, bulutsu, yuvarlak hatlı diline tahvil ederek ve kendi bireyselliğiyle, renk dağarcığıyla yorumlayarak yeni bir toplumsallık imkânını arıyor.

"Das Fenomen" sergi kataloğu yazısını kaleme alan Fırat Arapoğlu, "Vive La Commune!" başlıklı yazısında şunları kaydediyor:

"1871 Paris'inde devrimci işçilerin sloganı olan "Yaşasın Komün!", 18 Mart - 28 Mayıs 1871 tarihleri arasında işçi sınıfının ilk iktidarının, ilk proletarya hâkimiyetinin sembol ünlemi olarak tarihe geçmişti. Paris Komününün önemli miraslarından bir diğeri de Enternasyonal Marşı'ydı ve "bu en son kavganın", "dünyayı temelden değiştirme" arzusunun müzik yapısındaki biçimleri, aşama aşama konstrüktivist öğelerin kullanıldığı bir mecraya dönecek, ortodoks Marksizmin totaliter sisteminin yasaklamalarına kadar özgür, işlevsel ve halkın yanında bir konumlanmada hareket edecekti.

Bu girişi kaleme almamın nedeni, Olgu Ülkenciler'in "Das Fenomen" başlıklı son serisindeki çalışmalarda gözlemlenen göstergelerden aldığım ilk izlenimlerim. Her şeyden önce, çalışmalarda sol sembolist ve konstrüktivist göndermelerin okunabildiği bir gerçeklik yer alıyor ve bu, tatlısu solcularının, reformistlerin ve Marksist gurmelerin iddia ettiğinin aksine, toplumda sınıfların varlığını gösteren öğeleri de içermekte. Emekçi sınıfın ellerini ya da gençliği, orduyu, işçileri, çiftçileri ve entelektüelleri sembolize eden kızıl yıldızların hemen hemen tüm çalışmalarda varolması, bizleri proletaryanın bugünkü durumu üzerine dikkatle eğilmeye sevk ediyor. Ülkenciler, herhangi bir sınıf kavramının artık geçerli olmadığını iddia eden yeni orta sınıf akademisyenlerin ve entelektüellerin aksine, sınıf mücadelesinin sona ermediğini, sadece olguların değiştiğini ve mücadele biçiminin buna göre değişmesi gerektiğini gösterebiliyor.

İmgelerde rahatlıkla sezilebilen şişman bürokrasi ve burjuvazinin temsillerinin yanında, öğrencilerin ve işçilerin sol yumrukları, Enternasyonal Marşı'nın hep bir ağızdan söylendiğini ve her bir işçinin kendi dilinde bu marşı söylediğini akıllara getiriyor. Ellerinde tuttukları yıldırımlarla hepsi birer modern zaman Zeus'u olmuşlardır ve artık onların ellerindedir dünyayı yeniden yaratmak. Olgu Ülkenciler, böylece, apolitik ve kinik bir dönemi yaşayan bizlere eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı bir dünyanın halen mümkün olduğunu anımsatıyor. Eğer içinde yaşadığımız coğrafya özgürlüğünü tam anlamıyla kazanacaksa bir gün, bunu yine bu coğrafyanın işçileri, emekçileri, çiftçileri, öğrencileri ve entelektüelleri başarabilecektir. Bunun simgesi de, alnında kızıl yıldız imgesini taşıyabilen ve bundan kim ne derse desin geri adım atmayan yoldaş temsillerinde görülebilir. Burada önemli olan bir nokta daha var ki, sanatçı, var olan durumu gösterirken, üst-söylemsel bir retoriğe girmeden yapılması gerekenleri betimlemektedir. Amaç yaşam standartlarının iyileştirilmesi değil, yaşamın topyekûn değiştirilip iyileştirilmesidir.

Bazı çalışmalarda kızıl yıldızların yüzeylerin üstlerinden alta doğru inişleri, kızıl bir gökyüzünün hayali ile toplumsal katmanların üzerine yağarken, bunu yaratacak güç, bir karikatür estetiği ile verilen kalabalıklardadır. Bir tarafta siyah, diğer tarafta kırmızı sol yumruklar anarko-sendikalist ve liberter komünist hareketlerin sembolizminin ışığında bir mücadeleyi temsil eder ve yer yer bunlara eklemlenen ters ay-yıldız, sürekli bir anarşinin varlığının gerektiği coğrafyaları izleyiciye iletir. Ellerde çekiçler işçinin ve emekçinin kol gücünü, elitist solculara ya da reformistlere rağmen, halkın iktidarına duyulan özlemi gösterir. Dünya bu sıcak söylemle, çalışma gücüyle dönüştürülebilir.

Afiş estetiğinin çeşitli öğelerini de içinde barındıracak bir biçimde karışık teknikle oluşturduğu çalışmalarında birçok malzemeyi bir arada kullanan Ülkenciler, siyah ve kırmızı bir gökyüzünü müjdeliyor. Renk sembolizmine bir çağrı olarak da okunabilir bu. Ya da, kara - kızıl bayrağın altında yürütülecek bir isyana davet. Büyük anlatıların eleştirildiği çağımızda fenomenolojik olarak somut ve algılanabilir sınıf çelişkilerinin hala değişmediğini işaret ediyor sanatçı ve yıllarca önce atılan bir sloganı güncelleştiriyor: Vive la Commune!"  [KanalKultur]

Olgu Ülkenciler

1981'de İstanbul'da doğdu. 2004'te Yeditepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Plastik Sanatlar Bölümü'nü bitirdi. 2006'da Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı.

Kişisel Sergileri

2009 "Ev Kızı" , Contemporary Art Marketing (C.A.M) Galeri, İstanbul
2006 "Made In Ülkenciler", Contemporary Art Marketing (C.A.M) Galeri, İstanbul

Karma Sergiler

2009 "In celebration of global fair and festival", Incheon, Güney Kore
2009 "Backwards II", bienal parallel exhibition, C.A.M Galeri, İstanbul
2008 "Sommer Dialog" , MuseumsQuartier, Viyana, Avusturya
2008 "7. Kore-Türkiye Değişim Sergisi", Güney Kore, Seul
2008 "İsim Şehir", Taşınabilir sanat Projesi, İstanbul
2008 "Kağıt Üstünde", C.A.M Galeri, Beyoğlu
2007 "Kargaşa 7", Kargart
2007 "6. Kore-Türkiye Değişim Sergisi", İstanbul Modern Sanatlar Galerisi
2007 "Gelecek Program", Contemporary Art Marketing (C.A.M) Galeri, İstanbul
2007 "Kendisine Ait!" , Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
2006 "Kargaşa 6", Kargart
2006 "4. Uluslar arası Öğrenci Trienali", Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
2005 "Kurgu ve Gerçek", Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
2005 "Tüyap" Sanat Fuarı

Olgu Ülkenciler - "Das Fenomen" / 9 haziran - 9 temmuz 2011; C.A.M Galeri - Nişantaşı, Abdi İpekçi Cad. Altın Sok. Ahmet Kara İş Merkezi No: 2, Kat 3, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: (0212) 248 81 49
Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?