Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Tatlı dil,her kapıyı açan sihirli bir anahtardır. MONTAIGNE
  • kanalkultur.com

Mustafa Aksoy: Elazığ ve Ağrı'nın Köylerinde Başlıca Evlilik Gelenekleri

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Perşembe, 10 Şubat 2011 10:08

Makale İçeriği
Mustafa Aksoy: Elazığ ve Ağrı'nın Köylerinde Başlıca Evlilik Gelenekleri
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Tüm Sayfalar

Mustafa Aksoy: Elazığ ve Ağrı'nın Köylerinde Başlıca Evlilik Gelenekleri

mustafa-aksoy
Yrd. Doç. Dr., Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Tarih Eğitimi Anabilim Dalı, Göztepe - İstanbul

[KanalKultur] - 1. Araştırma Yapılan Bazı Yerleşim Yerlerine İlişkin Bilgiler

Araştırma sahamızı teşkil eden yerlerin bazı özelliklerini burada vermemizdeki amaç, konunun ne kadar girift olduğunu belirtmektir. Buradaki bilgiler, halkın kendi ağzından, araştırmamıza konu olan köylerin yarısını teşkil edecek şekilde seçilmiştir. Ancak konuyla ilgili ayrı bir çalışma yaptığımız için teferruattan ve derinlemesine yönelik bilgilerden kaçınılmıştır.

Ağrı'nın köylerinden Geçitveren, Taşlıçay ilçesine, Ozanlar, Tezeren ve Aşkale merkez ilçeye bağlıdır.

Dibekli ve Saraycık köyleri Ağın'a; Höyük ve Alangören köyleri Baskil'e; Mirahmet, Yenice, Kızılpınar, Bulgurcuk köyleri Karakoçan'a Bahçeli Keban'a; Kacar köyü ve Beritanlılar Kovancılar'a; Günbağı, Şabanlı, Koruk, Aydıncık, Meşeli, Ürünveren, Elazığ il merkezine, Kaşlıca köyü Maden, Değirmendere köyü de Ergani'ye bağlıdır.

Yukarıda belirtildiği üzere, bilgiler hiçbir yoruma tâbî tutulmadan, köylülerin ağzından olduğu gibi aktarılmıştır.

Geçitveren köyü: 1876 yılında Çarlık zulmünden kaçarak, Osmanlı Devleti'nin izniyle Sivas'a kadar bir bölgeye dağılırlar. Zamanla büyük bir grup bu köye yerleşir. Tezeren köyü ile Aşkale'de de yerleşmeler olmuştur. Gerçekten de Tezeren köyünün yarısı Kafkas göçmenidir. Aşkale'de de üçte bir oranında Kafkas göçmeni olup, bunlar Kırmançca ve Türkçe konuşmaktadırlar. Geçitveren ile Tezeren'dekiler ise Azeri ağzına yakın bir ağızla konuşmakta olup, kendilerini Karapapak aşiretine mensup sayarlar.

Ozanlar ve Aşkale'de oturan Torun oymakları, Zilan aşiretine bağlı olduklarını ve "Torun"un "asaletli" "soylu" anlamına geldiğini belirterek; Torunlara aynı zamanda "Zilan" da denir dediler. Yörede Torunlar çok etkili olacak ki "Torunun ekmeği beni çarpsın" yemini, köyde çok önemli bir yemindir. Kağızman ve İncesu'da da akrabalarının olduklarına inanıyorlar ve İncesu Torunlarına "Beyri Torunu" diyorlar.

Ağın'da sadece Saraycık köyünde Kırmançca konuşulur. Diğer köylerde ise Kırmançca bilinmez. Saraycıklılar ise kendilerini şöyle ifade ederler: Köy camiinin bilinen tarihi 1800, ancak daha eski olma ihtimali var. Köy, Karacadağ-Siverek'ten bir kavga sonucu gelerek, buraya yerleşen iki kardeş tarafından kurulmuş. Bizim konuştuğumuz Kırmançca, bu bölgede konuşulana pek benzemez. Köydeki oymak* isimleri: Şıkemiroğulları, Şeyh Süleymanoğulları, Yeniçeriler, Gavasgiller, Keleştemurlar, Alemdaruşağı, Zaimoğulları ve Tatarlar. Bu oymaklar kendilerini "Milli" aşiretinden sayarlar.

Dibekli köyü, Alevi olup, Ali, Balı ve Haydar adlı üç kardeş tarafından kurulur. Bunlar "Kürt Haydar" diye birinin oğlu olup bilinmeyen bir tarihte Muş'tan gelmiştir. Muş'tan geldikleri için onlara Muş uşağı da denir. Kökümüz Oğuz soyundandır. "Pirimiz Hacı Bektaşi'ye bağlılığımız Türklüğümüzü korumuştur". Kürtler göçebedir. Oymak adları: Gacaroğulları-Kaçaroğulları, Kamberoğulları, Uzun Alioğulları, Haydaroğulları, Çuhadaroğulları, Gindioğulları.

Ağın'da Çemişgezek yani Fırat'ın bir kolu olan Karasu çayı bölgesinde yaşayanlara "karşı geçenin kurtları" denir. Buradaki "kurt" yukarıdaki "Kürt Haydar"da olduğu gibi "Kürt" anlamında kullanılmaktadır.
 
Höyük köyü; Türkçe konuşur. Arapgir'in Sarıçiçek köyünden geldiklerine inanıyorlar, Sünnidirler.

Alangören köyü: Cizre'den geldiklerine ve "Botan" aşiretinden olduklarına inanırlar, Sünnidirler. Türkçe ve Kırmançca konuşurlar.

Mirahmet köyü: Kırmançca ve Türkçe konuşurlar. Palu Beyi Kara Cimşit tarafından Ahmet adında birine "miri arazi" olarak verilen bu köy halkı, şimdi köyde yaşayan birinci kuşaktan üç kuşak eskiye gittiğimizde Alevi imiş. Sonra köyden biri medrese eğitimi alarak köyü Sünnileştirmiş. Köydeki oymaklar: Mustafagiller, İran'dan Ebu Müslüm devrinde geldiklerine ve "Acem" olduklarına inanırlar.

"Suudiler": Bunlar Karakoçan'ın Mahmutlu, Yüzevler, Sağın, Aşağıovacık, Kuşçu ile Başyurt beldesinde yaşarlar ve sadece Sağın'dakiler Alevi olup, hepsi Suudi Arabistan'tan geldiklerine inanırlar.

"Tırkman-Türkman-Türkmen": Bunlara Bekirgiller de denir. Eskiden göçebe olup, Erzurum'dan gelerek buraya yerleşmişlerdir. "Tırkman" tabiri yörede göçebe anlamında da kullanılmaktadır.

Yenice köyü: 1962'de Bingöl'ün Yerleşen (Körüman) köyünden gelinerek buraya yerleşilmiş. Bingöl'e de Hani ilçesinin Nerıp ve Pisil köylerinden gidilmiştir. Oymaklar Araban (Araplar demek) Bekiran, Hz. Ebu Bekir'in soyundan geldiklerine inanırlar. Zazaca ve Türkçe konuşurlar, Sünnidirler.

Kızılpınar köyü: Kurmançca ve Türkçe konuşurlar, Sünnidirler. 350-400 yıl önce köy ormanlık ve yaylalıkmış, şimdi bozkır olmuş. Urfa civarından buraya yaylaya gelen "Milan" aşiretinin Mollar oymağı'ndan Bekir isimli bir çocuk burada unutulur. Çocuk zamanla büyür ve Alevi bir kızla evlenerek Mışan, Kırman (Kamer), Heman (Hamit) isimli üç oğlu olur. Şimdiki köylüler bunların torunlarıdır. Kızılpınar'ın İnceler mezrasındaki Gehmutlar, Nazmiye-Tunceli civarından gelmişler, önceleri Alevi olup, şimdi Sünnidirler. Nazmiye'dekiler ise hâlâ Alevi'dir. Bu köydekiler gibi, Karakoçan'ın diğer köylerindekiler de genelde, Tunceli halkı için, "Desimli" yani "Kürt" kendileri için "Kırmanç" "Zazalar" için de "onlar ne Desimli ne de Kırmanç" ifadesini kullanırlar. "Desimlilerin kökü Hz. İbrahim'e gider. Nemrut da Desimli'dir, yani Kürt'tür."

Bahçeli köyünde yaşayanlar, "Milli" aşiretine bağlı olduklarına inanıyorlar ve Sünnidirler. Kırmançça ve Türkçe konuşurlar.

Kacar köyü: Palu Beyi Kara Cimşit tarafından Mehmet İbni Hasan Bey'e, yani yakınlarına vakfedilerek kurulur. Vakfiyede "Palu kazasının Türkmenli nahiyesi (Şimdiki Çaybağı köyü ifade ediyor. Bu köy halkı Kırmançca ve Türkçe konuşurlar) Kacar kariyesi" olarak geçer. Köylüler atalarının İran'dan geldiklerine inanıyorlar. Sünnidirler ve Türkçe konuşurlar.

Kaşlıca köyü: Siverek, Diyarbakır arasındaki Karacabey'den geldiklerine, daha eskiden de adı geçen köyü yayla olarak kullandıklarına, Diyarbakır'a ise Kerkük civarından gelerek yerleştiklerine inanırlar. Sünnidirler, Zazaca ve Türkçe konuşurlar.

Değirmendere: Köyü kuranlar bilinmeyen bir tarihte Artvin'den gelmişlerdir. Sünnidirler, Zazaca ve Türkçe konuşurlar.

Ürünveren köyündeki Şamlı oymağı, Şam'dan gelerek, Elazığ köylerine, bir kısmının da Konya bölgesine yerleştiğine inanırlar. Sünnidirler, Kurmançça ve Türkçe konuşurlar.

Aydıncık köyü: Tunceli bölgesinden geldiklerine inanırlar. Bazı oymaklar, Pilvenkli, Şıkmehmetli, Lolanlı, Bahtiyarlı, Barmazlı ve Osmanlılar. Alevi olup Türkçe ve Kırmançca konuşurlar.

Meşeli köyü: Sünni olup, 1960lar'da kan davası ve mera kıtlığı nedeniyle Ayaspınarlı / Pertek köyünden gelinerek kurulur. Köylüler Şavak aşiretinden olduklarına inanırlar. Şavaklılar kendilerini "şekak" kelimesi ile ifade ederler. Bu kelimenin "erken şehire giden" manasına geldiğini, ancak, şehirlilerin kendilerine "şafakçılar" dediklerinden dolayı, bu kelimenin zamanla "şavak" haline dönüşmüş olduğunu biliyorlar. Köydeki Çaloğuluları oymağı; Rize'de, Aydın'da ve Erzurum-Horosan'da akrabalarının olduğuna ve önceleri Kırmançça bilmediklerini, fakat zamanla öğrendiklerine inanıyor.

Günbağı köyü: Kuzey Azerbaycan'dan gelen ve "Baba" denilen birisi tarafından kurulmuş, köy halkının bağlı oldukları oymağa "Babun" uşağı denir. Köyün tarihçesi 600 yıl önceye gider. Sünnidirler ve Kırmançça ile Türkçe konuşurlar.

Şabanlı köyü: Baskil'in Çidemli köyünden gelen Şaban Dede tarafından, Hacı Hıdır, Temirgiller ve Halife oymaklarıyla beraber kurulmuş. Şaban Dede'nin akrabaları, Baskil civarına Orta Asya Horasanı'ndan, şimdiki Baskil'in Kızıluşağı'ndan Fırat'a kadar olan bölgede Osmanlı'ya karşı yapılan bir isyanı bastırmak için gelmişler. Önceleri köyün hepsi Alevi imiş, ancak Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim arasındaki savaştan sonra, köyün bir kısmı Sünni olmuş. O günden bu güne kadar da, bu durum devam etmiştir. Kırmançca ve Türkçe konuşurlar.

Koruk köyü: Hozat, Keban, Zara ve Urfa-Akçakale'den gelenler tarafından kurulmuş olup, Alevi-Türkmen köyüdür. Türkçe konuşurlar.

Bulgurcuk köyü: Beritan ve İsmailhan* aşiretlerinden ayrılıp gelenler tarafından kurulmuş. Bu aşiretler ise Tunceli'deki Hıran mevkiinde meskun olan "Bavki"* aşiretinden ayrılmıştır. Bavkiler de Tunceli'ye Siverek'ten gitmişler. Köy halkı yaklaşık yüzyıl öncesine kadar Alevi iken, sonra kendi kararlarıyla Sünni olmuşlar. Zazaca ve Türkçe konuşurlar.

Kovancılar'da Gülçatı, Sorkan, Kirven, Kavak ve Taşveren köylerinde meskun olan Beritanlılar, kendilerinin "Berti" olduklarını, ancak diğer insanların kendilerine "yer ve yorgan üstüne örtülen yazgısı fazla" anlamında Beritan dediklerini söylediler. Beritanlılar aslında "Berti"nin "Sıpka"nın bir kolu; "Sıpka"nın da "Zilan"ın bir kolu olduğuna inanıyorlar. Beritanlılar kendilerine göre üç ana kola ayrılmaktadır. Bunlardan "Kosanlar" Kovancılar ve civarında; "Karakulaçlar" Gülaçtı'da, "Mulla Ameran"lar ise Bingöl bölgesinde yaşamaktadırlar. Ayrıca Şerefname'deki kendileri hakkındaki bilgilerin doğru olduğuna inanırlar. Fakat kimse adı geçen eseri okumamış. Sünni olup Zazaca, Kırmançça ve Türkçe konuşurlar.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?