"su..." - Sayfa 2
| Makale İçeriği |
|---|
| "su..." |
| Sayfa 2 |
| Tüm Sayfalar |
Zuhal'in sanatta yeterlik/doktora çalışması dönemine denk düşen bu resimlerinde, toplumsal yaşamdaki çelişkiler, kültürel yozlaşma, etik değerler ve yönetim sistemleri gibi konularda karşılaşılan çıkmazlar ironik bir tavırla ele alınır.
"An", "şeffaflık" gibi kavramların yanı sıra, "mahrem" kavramı da sanatçının ilgi odağındaki kavramlardan biri. Zuhal, geride bıraktığımız yıl, Ankara Anadolu Ajansı sanat galerisinde gerçekleştirdiği sergisinde, "kendi evini" sergiledi. Sanatçı "mahrem" sergisinin kataloğu için kaleme aldığı metinde başka bir yoruma gerek bırakmayacak açıklamalar yapmaktadır; "ben burada iç dünyamı; korkularımı, çelişkilerimi, üzüntülerimi ve ailemi; benimle yaşamı paylaşan insanları, eşimi, oğlumu ve sıradan nesneleri; kapı zilini, düğmeleri, ayakkabıları, benim için anlamı olan her şeyi sergiliyorum. Sergileme eylemi, mahrem olanı beklenmedik, sürprizli bir şekilde yeniden var ediyor; bununla beraber " mahrem" sergilendikçe eski gizemli ve çekici varlığını yitirip sıradanlaşıyor. İzleyen mahremin varlığına alıştıkça onu da, herhangi bir "güvenli" olayı karşıladığı gibi karşılıyor. Gariptir ki, bu sadece izleyicinin değil, benim de yaşadığım bir dönüşüm oldu. Mahremimi yansıtan bu işler, benim için artık eskisi gibi "özel" değil. İtiraf etmeliyim ki serginin açıldığı ilk gün mahremime girilmesinin ister istemez üzerimde bıraktığı o gerginliği ve utancı yaşadım, ama bu duyguyu tekrar yaşamam artık mümkün değil. İşlerimde sergilenen bu duygular, düşünceler sergilenmeyle birlikte özgürleştiler, tuhaf bir şekilde genelin varlığına karıştılar. Benim olmaktan çıktılar sanki. Demek ki gizlenen her şey yaşamımızın çapı kadar büyüyor içerde; belki de o yüzden davranışlarımıza, varoluşumuza nüfuz ediyor, hayatımızı çok etkiliyor. Açığa çıkarıp, kendimizden özgürleştirince de eski büyüsünü yitiriyor. Hangisi daha iyidir bilemiyorum; büyütüp saklamak mı, paylaşıp bitirmek mi? Ben ikinciyi seçtim."
Sanatçı, mahrem yaşantısını, iç dünyasını yansıtmak ve bu yaşantıyı taşıyabilecek en doğru malzemeyi bulmayı, bu şekilde mahrem ile toplumsalın beklenmedik buluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlamıştı. Buradan hareketle, kendi evinde, yaşantısının farklı noktalarını, onları en çarpıcı şekilde ortaya koyabilecek uygun tekniklerle ele alıp, bir araya getirmeye çalışmıştı. Bunu yaparken, tekniklerin birbiriyle alışverişine önem vermişti. Fotoğraf, resim, video ve enstelasyon tekniklerini farklı durumları görselleştirmek için bir arada kullanmıştı. Sergi mekânında resimlerini birer eşya gibi yerleştirerek, serginin hazırlık serüvenini, sergiye ait saklı şeylerini, yazı ve eskizlerini hazırlamış olduğu bir defterle çay bardağı resminin yanına koymuştu. Buradaki amacı, izleyiciyi sürece dahil etmekti.
Zuhal Baysar'ın, "su..." olarak adlandırdığı son resimleri bir yanıyla, doktora tez çalışması sırasında ele almış olduğu "Toplumda Şeffaflığın Görsel Tanımı" başlıklı araştırmalarına dayanmakla beraber; gerek kompozisyon problemlerinin çözümlenmesi bakımından, gerekse teknik ve estetik düzeyin üst sınırlara vardığı büyük boyutlu kompozisyonları somutlaştırabilmek açısından büyük önem taşımaktadır.
Zuhal Baysar; genel anlamda, "varlığın dışa açılması ve ötekiyle buluşması" olarak ifade ettiği kıvrak fırça izlenimine dayalı kontrast renkleriyle neo-ekspresyonist sanatçılara ve beklenmedik figür – nesne, figür – mekan ve figür – peyzaj ilişkileri kurmakla da sürrealist sanatçılara özgü bir tutumla etkileyici yapıtlar sunuyor izleyiciye. Sanatçı; basitliğe, kolay beğenirliğe, dekoratif piyasa işlerine ve moda yönelimlerine taviz vermeden, hikaye anlatmanın cazibesine kapılmadan, insan figürü odaklı, salt "sanatsal ögeler"le düşünüyor, araştırıyor ve kendine özgü etkili kompozisyonlar gerçekleştiriyor. Türkiye'de geleceğin sanatı, içtenliğe dayalı bu tür özverili çabaların sonucunda, dünya sanatı içinde bugünkünden daha fazla yer alacaktır.
Kaynaklar
Baysar, Zuhal, "İnsan ve An Resimleri", yayınlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara: 2002; Baysar, Zuhal, "Toplumda Şeffaflığın Görsel Tanımı", yayınlanmamış doktora tezi, Ankara: 2006; Baysar, Zuhal, "Mahrem Sergi Hakkında", Zuhal Baysar "Mahrem Sergi" Kataloğu, Ankara: Aralık, 2008; Emmungil, Serap, "Düş ve Gerçek- Gerçek Düş", Zuhal Baysar Sergisi Kataloğu, Ankara: Şubat 2008; Klee, Paul, Modern Sanat Üzerine, (çev: Rahmi Öğdül), İstanbul: Altıkırkbeş Yayınları, 1994"
Zuhal Baysar
1976'da Ankara'da doğdu. 1999'da Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. 2000'de aynı fakültede Araştırma Görevlisi oldu. 2002'de "İnsan ve An Resimleri" konulu tezi ile Yüksek Lisans programını; 2006'da "Toplumda Şeffaflığın Görsel Tanımı" konulu tezi ile Sanatta Yeterlik Doktora programını tamamladı. 2007'de aynı fakültede Öğretim Görevlisi oldu. 2010'dan itibaren aynı fakültede Yardımcı Doçent olarak çalışıyor..
Kişisel Sergileri
2010, "Su...", Galeri Soyut, Ankara
2008, "Mahrem Sergi", Anadolu Ajansı Sanat Galerisi, Ankara
2008, "Düş-Gerçek", Aysel Gözübüyük Sanat Galerisi, Ankara
2006, "Kent", Galeri Kavram, Hacettepe Üniversitesi, Ankara,
Ödül
2008–2009 Akademik Yılı Sanatta Teşvik Ödülü, Hacettepe Üniversitesi Senatosu, 29 eylül 2009
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |






