Imre Adorján: Bir Macar Keşişin Anadolu Sufilerini Tanıtması
| Makale İçeriği |
|---|
| Imre Adorján: Bir Macar Keşişin Anadolu Sufilerini Tanıtması |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Sayfa 4 |
| Sayfa 5 |
| Sayfa 6 |
| Sayfa 7 |
| Sayfa 8 |
| Tüm Sayfalar |
![]() |
| Imre Adorján |
Eserin ve Yazarının Tarihi
Georgius, 1422'de Macaristan Erdel bölgesi'nin büyük bir olasılıkla Romos (Romosz) köyünde doğdu. Osmanlı ordusu Macaristan'a yaptığı 15. yüzyılda başlayan seferlerin birisinde, bazen Macar ordusuyla çarpmıştır. Bu esnada Osmanlılar 2. Murad (1404-1451) döneminde Erdel'deki Sasşebeş (Szászsebes, Almanca: Mühlbach / Mühlenbach) çevresinde 1438'de Macarlarla savaşırken Domokoş (Dominikanus) tarikatının keşişi olan Georgius'u esir aldı. Georgius, Edirne'deki kul pazarında satılıp Anadolu'daki Bergama bölgesine götürülmüş.[1] Keşiş, yirmi yıl kadar Türkler arasında, esir olarak yaşadı. Sekiz defa da kaçmak istedi, ama her seferinde yakalandı. Esirlikten çıktıktan sonra gördüklerini, esir olarak yazdığı ve Roma'ya götürdüğü notlarına dayanarak, kaleme alıp Latince kitap şeklinde yayımladı. Eserini "Incipit prohemium in tractatum de moribus, conditionibus et necqucia Turcorum" (Macarca: Értekezés a törökök szokásairól, viszonyairól és gonoszságáról, Türkçe: Türklerin Geleneklerini, Durumunu ve Kötülüğünü Tanıtan Tez) adıyla 1480'de Roma'da yayımladı. Georgius 1502'de Roma'da öldü.
Kitabı Avrupa'da büyük alâka uyandırırken, okuyucuların sayısı yükseldi. 1514'e kadar 2 baskısı Köln'de 3 baskısı da Paris'te[2] olmak üzere eserin 7 baskısı çıktı. Sonra da 1596'ya kadar Batı Avrupa'da en az 25 kez basıldı.[3] Osmanlı İmparatorluğu'nun vaziyetini Avrupa'da ilk defa bu kitap ayrıntılı tanıttı.
20. yüzyılın ilk yarısına kadar söz konusu yazarın ismi tanınmamış olduğundan sadece "Sasşebeşli isimsiz" şeklinde anıldı. 1939'da 1526 yılına ait Domokoş tarikatinin yazarlarını içeren basılı bir listede "fr. Georgius de Hungaria" şeklinde bir ada rastlandı. Sonra 1957'de kitabın İngiltere'de bulunan bir nüshası üzerinde
"...Georgius domokoş (L. dominicanus) keşiş tarafından yayımlandı, bu zat Roma'da mucizelerinden meşhur Aziz Meryem Sopra Minerva kilisesinde gömüldü"
elyazısı bulundu. Domokoş tarikat kroniği dikkatli bir şekilde incelendiğinde zatın kişiliği tam olarak bilinmektedir. [4]
Macaristan'da Erik Fügedi 1976'da, bir yıl sonra Lajos Tardi ve iş arkadaşları da bu eserin Budapeşte'de Országos Széchenyi Könyvtár'da (Devlet Kütüphanesinde) RRK App. H numaralı 1576 tarihli nüshasını kaynak olarak Macarca'ya çevirip yayınladı. İncelememde Tardi'nin metnini esas olarak alıp, kaynak olarak kullandım.
Başka yabancı dillerde yazılmış önemli kaynaklar:
Banfi: "Fra Giorgio di Settecastelli O.P. detto Georgius de Hungaria" In: Memorie Domenicae 3 (1939): 130-142, 202-210.
B. Capesius: "Die Persönlichkeit und das Leben des Ungenannten Mühlbachers" In: Deutsche Forschung im Südosten 2 (1943): 576-599.
Th. Streitfeld: "Wer war der Autor des 'Tractatus de ritu et moribus Turcorum'" In: Forschungen zur Volks- und Landeskunde 16 (1973): 26-36.
C. Göllner: Turcica. Die europäischen Türkendrucke des XVI Jahrhunderts, 1501-1550. Bucuresti-Berlin 1961.
Eserin Önemi
Georgius'dan daha evvel Hans Schiltberger (1381-1440?) 1395'te Nikopolis meydan savaşında esir düştükten sonra 1. Bayezıd'ın ordusuna katıldı. Ardından 1402'de Timur karşısında Ankara Savaşı'nda yine esir düştü. Schiltberger esaretinden kurtulduktan sonra, konuyla hiç ilgisi olmayan yazılı kaynakları – bunlar arasında Giovanni de Montevilla ve Marko Polo da – kullanıp eserini yazdı. Eseri Avrupa'da yazma kitap şeklinde dağıtıldı, sonra 1549'da Frankfurt ve Nürnberg'te matbu kitap şeklinde çıktı. Ama Schiltberger'in eserinin Müslümanlıkla ilgili birkaç babı çok kısadır ve bunun yanı sıra bu eser çok basit ve sayısız yanlışlıklar içerir. Yazar, Padişah ordusuyla birçok bölgede hattâ yabancı memleketlerde de dolaşmasına; iyi derece Türkçe bilmesine rağmen halkla, çiftçilerle, hocalarla yahut dervişlerle görüşmedi.
Georgius'tan önceki Avrupalı yazarlar, İslam dinini iyice bilmediklerinden, tarikatlar ve tekke yaşamı ile dervişler üzerine fazla bilgiye sahip değildiler, en fazlası diğer çeşitli kaynakları kullandılar.
| < Önceki |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |







