Hiç (Yoktan İyidir)
| Makale İçeriği |
|---|
| Hiç (Yoktan İyidir) |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Tüm Sayfalar |
![]() |
![]() |
Okan Murat Öztürk ve Erkan Oğur'un hazırladığı ve Kalan Müzik tarafından yayınlanan "Hiç" albümü 11 eserden oluşuyor.
Anadolu'nun "Sesli" Tarihi: Halk Müziği
Anadolu'da neredeyse on bin yıllık bir insan birikimi var. Kuşkusuz bu birikimin "sesli" kısmı, Anadolu müziğini oluşturuyor. Sesleri, makamları, ritimleri, usulleri, çalgıları, türleri ve formlarıyla bir büyük anıt, Anadolu müziği...
Başlangıcından günümüze uzanan çizgide, ezgiyi yücelten, insan sesi olanaklarıyla şekillenen bir icra ve çalgı kültürüne dayanan bu müzik, dünya geleneksel müzikleri içinde, ayrı ve benzersiz konumdadır. Makamları hep bir "karar"ın etrafında döner durur. Kendisine özgü kalıpları, seyirleri vardır. Ezgide mikrotonal aralıklar kullanılır. Usulleri inanılmaz bir çeşitlilik ve esneklik sunar. İnsan sesiyle şekillenmiş bir müziktir. Tüm çalgıları bu kusursuz sesin olanaklarına ulaşmaya çalışır. Onu taklide dayalı bir icra özelliği taşır. Uzunhavaları vardır, kırıkhavaları kadar çeşitli... Bunlar doğaçtan söyleme özelliği üzerine kurulmuş, belirli kalıplara bağlı serbest söyleşilerdir.
Türküler Anadolu kültür tarihinin çeşitliliğini yansıtır. Türkü sözlü ürünlerin hepsine verilen ortak isimdir. Bunların içinde zeybekler vardır, halaylar vardır, horonlar, horalar, karşılamalar vardır, barlar, bengiler, semahlar vardır... Çoğunda hüzün egemendir. Vakurdur. Ağırbaşlı, oturaklıdır. Oyun havaları vardır. Kıpır kıpır... Davulu, zurnası, meyi, kaşığı, kavalı, bağlaması, divanı, curası, kopuzu, sipsisi, bendiri, kemençesi vardır. Anadolu farklıdır. Ne başkası Anadolu'ya benzer ne Anadolu başkasına... Kendisidir. Kendi olandır.
Sufi yanı da vardır. Anadolu Halk Müslümanlığı, sufilikle şekillenmiş "evliya" merkezli bir inanç sistemine sahip olagelmiştir. Tanrıya ulaşmanın yollarını arayanlar, tarikatlar eliyle büyük bir insan sevgisi ve hoşgörü birikimi var etmişlerdir. Bir arada yaşamayı erdem sayan, farklı olana saygı gösteren bir geleneğe sahiptir. Yunus'u, Mevlana'sı, Hacı Bektaş'ı vardır. Anadolu'nun erenleri çoktur....
Bu çalışma, sizlere Anadolu'nun "avaz"ını sunuyor. Bu topraklarda şekillenmiş türleri, çalgılarıyla örnekliyor. Biriktirenlerin, taşıyanların, çalanların, söyleyenlerin belleklerinden, parmağa, soluğa, mızraba, yaya, tele dönüşüyor. Aşk ile...
Birkaç söz...
Bu çalışma, Osman Bayazit Genç ile Mehmet Fatih Zülfikar'ın iyi niyet girişimleriyle başlamıştır. Ülkelerinin geleneksel müzik mirasına duydukları derin saygı ve hayranlığı, yalın bir Anadolu müziği albümüne dönüştürme düşüncesinden hareket eden bu ikili, Erkan Oğur ile diyaloga geçerler. Tasarılarındaki samimiyeti paylaşan Erkan Oğur, projeye doğrudan katkısı olacağını bildirir ve sonuçta Ekim'98 de ilk stüdyo kayıtlarına başlanır. Erkan Oğur, projenin sonuçlandırılması sürecine katılmam konusunda bir öneri getirince, projeye benim de katılmam mümkün oldu. Açıkçası, Erkan Oğur'un da içinde yer aldığı bir çalışmada, çorbada benim de tuzumun olması fikri, her şeyden önce heyecan vericiydi. Müzik adına bunca kirlenmenin yaşandığı ülkemizde, böylesi iyi niyetli, samimi çalışmalara duyduğumuz ihtiyaç, ortak bir heyecanı özleyenler için, önemli bir zemin oluşturmaktaydı. Projenin son şeklini almasında yapmış olduğum küçük katkılar dışında, bu çalışmanın asıl mimarı kuşkusuz Erkan Oğur'dur. Onun olağanüstü sanatçı kişiliği ve duyarlılığı, yaptığı her işte olduğu gibi bu çalışmaya da yansımış, ona hayat vermiştir. Hele çalışma süreci içinde, Laden ve Erkan Oğur çiftinin dünya tatlısı bir "Goncalarının açmış olması, projeye emek veren herkesin ayrı bir duygusal heyecanı paylaşmalarına da vesile olmuştur. Her geçen gün içinde biraz daha kaybolduğumuz yalnızlaşma deryasında, istenildiğinde güzel paylaşımlar yaşanabileceğine dair samimi bir örnek... Hiç.
Okan Murat Öztürk
Y. Ayrancı, Mayıs'99
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |











