Politik bir albüm 'Kızılbaş'ta "Âşığın sözü, Kur'an'ın özü"
| Makale İçeriği |
|---|
| Politik bir albüm 'Kızılbaş'ta "Âşığın sözü, Kur'an'ın özü" |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Tüm Sayfalar |
![]() |
'Kızılbaş' politik bir albüm olarak meraklısıyla buluşuyor.
Kalan Müzik tarafından piyasaya sunulan 'Kızılbaş' albümünde "Âşığın sözü, Kur'an'ın özü" olarak meraklısına sunuluyor.
Albümde tanınmış sanatçılardan ve ozanlardan Erdal Erzincan, Erkan Oğur, Cengiz Özkan, Dertli Divani, Musa Eroğlu, Ulaş Özdemir, İsmail Hakkı Demircioğlu, Mazlum Çimen, Metin Kahraman, Kemal Kahraman, Muharrem Temiz, Lütfü Gültekin, Emekçi, Mikail Aslan, Sabahat Akkiraz, Emre Gültekin, Hüseyin Albayrak, Ali Rıza Albayrak, Cemil Koçgün ile Özlem Taner; Edip Harabî'den, Şah Hatayî'den, Agâhî'den, İbretî'den, Büryani Baba'dan, Seyranî'den, Kul Nesimî'den, Teslim Abdal'dan, Gencî'den toplam 16 deyiş ve/veya nefes, Türkçe, Kürtçe ya da Zazaca dilleriyle seslendiriyor.
Kalan Müzik, albümle ilgili şunları kaydediyor:
"'Kızılbaş' Albümüne Dair
"Kızılbaş" sözcüğü, kökeninde pek çok rivayet bulunan bir kavramdır: Bazı araştırmacılar tarafından kökeni İslam öncesi kaynaklara kadar giden bu terim, yine araştırmacılar tarafından Safeviler döneminde kızıl başlık takan Anadolu Aleviler'i için kullanılan bir terimdir. "Kızılbaş'ın Alevi-Bektaşiler için anlamı, birlik olmayı ve kendi "yol'una sıkı sıkıya bağlı bir inanmayı vurgularken; Alevi-Bektaşi olmayanlar açısından ise bu inanca mensupları karalama ve sapkın sayma anlamına gelir. Bundan dolayı yüzyıllar boyunca bu inanca mensup olanlar, Seyit Nesimî'den Pir Sultan Abdal'a, İmam Hüseyin'den Şah Kalender Çelebi'ye, Dersim'den Sivas'a, Maraş'tan Çorum'a, geniş bir tarih aralığına uzanan yüzyıllar boyunca asılmış, kesilmiş, derisi yüzülmüş, türlü kırıma uğratılmıştır. Bu örnekler günümüze kadar aralıksız sürdürülmüş; "Kızılbaş" sözcüğü, Alevi-Bektaşi olmayanlar tarafından her türlü aşağılamanın kavramsal karşılığı olmuştur.
Yukarıda anlatılanlar ışığında "Kızılbaş" albümü, Alevi-Bektaşiler'in kullandığı manasıyla kullanılmış bir kavram ve bu kavramdan yola çıkarak hazırlanmış, baştan sona politik bir çalışmadır. Buradaki politik sözcüğü, albümün bakış açısından kaynaklanır: Hacı Bektaş Veli'nin "72 millete bir nazarla bakmak" sözünden yola çıkarak, albümde yer alan eserlerde Alevi-Bektaşi inancının farklı kaynaklarından deyişleri bir araya getirirken, geniş bir coğrafyada yaşayan tüm Alevi-Bektaşi topluluklarına aynı nazarda bakış yer almaktadır.
Bundan dolayı Türkçe, Kürtçe ya da Zazaca eserleri ısrarla bir arayı getirdik; Alevi-Bektaşi topluluklarını yüzyıllardır birbirinden ayırmaya yönelik dış müdahalelerin karşısında bu albümde gösterdiğimiz tavrın politik bir bakış olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda, albümde eserleri seslendirilen Harabî gibi Bektaşi bir ozan ya da Seyranî gibi tüm Alevi-Bektaşiler için kutsal olan bir başka ozanı aynı nazarda bir araya getirirken benzer politik bakış açısına sahibiz. Bu tavrın kaynak noktası, Alevi-Bektaşi toplulukların günlük ve inançsal yaşantısındaki bakış açısıdır; bundan dolayı albümde Alevi ya da Bektaşi gibi bir ayrım yapılmamakta, yani bu değerlerin tamamına bir nazarla bakılmaktır.
Albümde yer alana eserler, Alevi-Bektaşi edebiyatına dışarıdan bakanların "uç" ya da "aşırı" kabul edebileceği, ancak bu inancın başlıca edebi eserleri olan Taşlama, Sathiye, Duvaz İmam, Devriye gibi örneklerinden seçilmiştir. Bu durum da albümün politik bakış açısının bir başka yansımasıdır. Alevi-Bektaşi edebiyatı ve müziğinin bu "uç" eserlerini, bir başka "uç" kelime olan "Kızılbaş" adıyla bir albümünde bir araya getirmemizin başlıca nedenlerinden birisi, giderek derinliğinden uzaklara çekilmeye çalışılan bu inancın en temel öğelerinin, günümüzde daha yüksek sesle ve çekinmeden söylenilmesi konusuna verdiğimiz önemdir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |










