Yaşar Kalafat: Türk Kültürlü Halklarda Ahır Çerşembe'nin Mitolojik Muhtevası
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
Giriş
Mitolojinin millisi olur mu? Milletlerin kendilerine has mitolojik dönemleri ve o dönemin günümüze gelen uzantısı var ise bu mitolojik dönem millî değil midir? Bahattin Ögel mitolojisiz milletin millî tarihî geçmişlerinin köksüzlük anlamına geleceği mealinde açıklamalar yaparlardı. Geçmiş hayatlarında mitolojik dönemleri olan her toplum millet midir? Çağdaş milletlerin mitolojik dönemi paylaştıkları halkları yok mu saymalıyız? Halklar bazen bir miti paylaşırlarken bazı mitler ki, onlar sadece halklardan bir halka aittirler. Çok kere yaradılış efsanelerine bu gözle bakılabilir. Mitolojik dönemde millet veya milliyet tanımlaması yok iken, bu ifadelerin karşılıklarının o dönemde aranmaları mitolojik verilere varis olmada kıstasları belirleyebilir mi? Bu sorulara hala yeterli cevabı bulabilmiş değilim. Halkların inançlarındaki kozmogoni ve kozmolojinin irdelenmesi onların mitolojik kimliklerinin belirlenmesi için yeterli midir?[1]
Mitoloji bir halkın veya birlikte yaşaya gelmiş halkların mı malıdır, yoksa coğrafyanın mı? Millî tarihten söz edilirken halkın tarihi ile yaşanılan toprağın tarihinin aynılığı ve ayrılığı mitolojik kimlik belirlemesine bir ışık tutabilir.
Bu girişi şunun için yapmaya lüzum gördük, 2008 yılı Nevruz / Yeniyıl Kutlamalarında Nevruz'un bir İran bayramı olduğuna dair UNESCO'dan bir tescil yapıldığı hususu tartışılmıştı. İran Bayramı tanımı ne anlama geliyordu? Günümüzdeki genel kanaat itibariyle İran bir coğrafyanın adı idi. Ancak İran tanımlaması çok kere Fars'a çağırım yapıyordu. Bu bayramın ismi olan Nevruz Öz Türkçe değildi. Bu bayram ile ilgili olup Farsça olan daha çok sayıda kelime vardı. Güney Azerbaycanlı bazı Türkologlar "Nevruz bayram olarak Türk inancının bir tezahürü iken zamanda Farsça'nın hâkim dil oluşu ile inanç terimlerinin dil değişimine uğradıkları" şeklinde bir izahları vardır.
Nevruz'un mitolojik mahiyetinden yola çıkarak kültürel kimliğine bir sahip bulmaya çalışırken bu bayram sadece Güney veya Kuzey Azerbaycan'da değil, Türk kültürlü halkların hepsinde mevcut olduğunu da görüyoruz. Bu noktada arayışımızı Farslıkla ve İranlılıkla sınırlayamayız. Türk kültürlü halkların tümünün ana dili veya soyunun Türk, Türkçe olduğu da söylenilemeyeceği göre sahiplenmenin izahı yeni açıklamaları gerektirecektir. Bu noktada Türk Kültür Coğrafyası ile Nevruz Kültür Coğrafyası'nın örtüştükleri söylenilebilecektir.[2] Bu arada biz Türk kültürlü halklar tanımı ile ille de, ana dili Türkçe ve doğma dini muhakkak İslam olanları kastetmiyoruz.[3]
Nevruz-Zerdüştîlik bağlantıları üzerinde ayrıntılı bilgi veren ve bu münasebetle Avesta üzerinde duran çalışmalar da yapılmıştır.[4] Bu noktada belirlemenin yapılabilmesi için Zerdüşt'ün milliyeti önem kazanmaktadır. O konudaki farklı fikirlerden birisi de Zerdüşt'ün Azerbaycan'da, Azerbaycan Türkleri arasında ortaya çıktığı şeklindedir. Bu gerçek diğer halklarda tarihin evvelki dönemlerinde Yeni Gün bayramının olmadığı ve kutlanmadığı anlamına gelmez ki, yazar anılan çalışmasında bunlara da yer vermektedir.
Zerdüşti ile Türklük bağlantısı üzerinde yapılan çalışmaların olduğu bilinirken, Turanlıların Tura / Nevruz'undan hareketle de konu irdelenmiştir ki, bu boyutunun üzerinde ayrıca ayrıntılı durulabilir.[5]
"Nevruzdan önceki dört Çarşamba kutsal sayılmaktadır. Bu çarşambalar; 'İlahır Çarşambaları / Yılın Son Çarşambaları denilmektedir. İlk Çarşamba "Su Çarşambası", İkincisi "Od Çarşambası', üçüncüsü 'Yel Çarşambası', dördüncüsü 'Toprak Çarşambası / Ahır Çarşamba / Son Çarşambası' dır.[6] Azerbaycan'ın Türk Kültürlü halklarında Hemşerilerde de Çarşambalar Hava Çerşembesi, Su Çerşembesi, Od Çerşembesi ve Toprak Çerşembesi olarak bilinir.[7] Çalışmamızın merkezine Ahır çarşambayı almış olmakla birlikte konunun açıklığa kavuşturulması adına diğer 3 çarşambaya da farklı vesilelerle değinilecektir.
Kuzey Azerbaycan'da Nevruz 20–21 ve 22 Mart'ta yapılır. Halk Nevruz'a Kırk gün kala bayram hazırlıklarına başlar. İlk Çarşambaya kadar büyük temizlik yapılır. Sayacılar uygulamalarını başlatırlar. İkinci Çarşambaya kadar zirai hazırlıklar tamamlanır. Arpa kuyuları açılır, erzakı bitenlere yardım edilir. Üçüncü Çarşamba / Su Çarşambasında özel drama şenlikleri sergilenir. Ahır Çarşamba / Son Çarşamba'da uygulamalar doruğa çıkar.[8] Bu uygulamalar aynı zamanda Türk sahne sanatları hayatının tarihi köklerine ışık utabilecek halk kültürü verileridir.
Altay Türklerindeki "Kamlık Bayramı" olarak bilinen "Cılgayak / Yılbaşı Bayramı" ile Nevruz bayramının aynı olduğu üzerinde duran çalışmalar da yapılmıştır.[9] Bu ve benzeri köprüler uygulanılan merasimlerin yanı sıra, Türk dini hayatını hala yaşamında yansıtan toplumlar, bayramın bizzat kendisinden hareketle günümüzle mitolojik dönem arasında bağ kurma bakımından önemlidirler.
Haftanın dördüncü gününe isim olan Çarşamba diğer bazı hafta günleri gibi Farsça kelimelerden kök almışlardır. Nevruz Bayramı ile doğrudan bağlantılı olmayan bu ad alış Türkçeye o kadar güçlü yerleşmiştir ki, Farsça bu kelime etrafında gelişen sözlü kültür ürünleri bir hayli yekûn teşkil ederler.[10] Bizim üzerinde daha ziyade duracağımız husus bunlardan Ahır Çerşembe / Son Çarşamba'dır. Bununla amacımız, Yeni Gün Bayramına Hz. Âdem'den, Hz. Nuh'tan Hz. Muhammed'den Hz. Ali'den hareketle, tabiat olayları ile ve destanlar şahit gösterilerek izah getirilirken, Ergenekon ve Kava Destanları ile bağıntısı üzerinde durulurken[11] Türk İnanç Sistemi itibariyle yerinin belirlenmesine katkıda bulunmaktır. Bu kimliği ile çalışmamız Esma Şimşek'in çalışması ile bazı bakımlardan örtüşmektedir.[12]
| Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |








