Yaşar Kalafat: Dedem Korkut Kültür Ellerinde Adlanma
| Makale İçeriği |
|---|
| Yaşar Kalafat: Dedem Korkut Kültür Ellerinde Adlanma |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Sayfa 4 |
| Sayfa 5 |
| Sayfa 6 |
| Sayfa 7 |
| Sayfa 8 |
| Sayfa 9 |
| Sayfa 10 |
| Sayfa 11 |
| Sayfa 12 |
| Tüm Sayfalar |
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
Giriş
Biz bu incelememizde halk kültüründe ad verme, ad alma, adlanma, ad yakma, ad vurma, ad çalma, ad yakma, ad kaldırma gibi şekillerde de geçen adlanma üzerinde duracağız. Adlanma Türk kültürlü halklarda bir kültür kodudur. Dede Korkut Destanı ise, Türk kültürlü halkların kültür alanındaki kaynak eserlerindendir. Hal bu olunca adlanmayı, Dede Korkut'taki adlanış esas alınıp, bu konu itibariyle günümüze dikey ve yatay göz atılabilir. Biz bunu yapmayacağız. Bu metotdan çok da farklı olmayan bir başka yöntem izlemeğe çalışacağız. Biz, Dede Korkut'u halk inançları kültürünün merkezine alıp, adlandırma öncelikli verileri bir kültür coğrafyası alanında irdelemeye çalışacağız. Bu coğrafya Dedem Korkut coğrafyasıdır. Hal bu olunca bu coğrafyayı tanımlamak ve daha da önemlisi Dedem Korkut'u konumuz olan halk inançları itibariyle izleyebilecek derecede de olsa tanıtmak gerekecektir.
Dede Korkut'un dili malumdur ki Türkçe idi. Dede Korkut Destanlarının dili de haliyle Türkçe idi. Ancak Dede Korkut kültür coğrafyasındaki halkların hepsi, ana dilleri Türkçe olan halklar değillerdi. Nitekim Dede Korkut Destanı'nın Kafkas dillerinden alandan derlenilmiş nüshaları ve Doğu Anadolu yerel dillerinden de tespiti yapılmış bölümleri vardır. Dede Korkut kültürünün kültür dili, bu coğrafyada ortak halk kültürü dilli idi. Dikkat edilir ise, dilin kültüründen bahsetmiyoruz, halkların dil kültürlerinden de bahsetmiyoruz, ortak halk kültürünün dilindeki ortaklıktan bahsediyoruz. Dede Korkut kültürlü, farklı ana dilli halklarda da, ortak halk kültüründen hareketle ortak olan bir dil doğurmuştur. Bu öz, Dede Korkut Destanının tamamen veya bölümleri halinde bu coğrafyanın Gürcü, Ermeni yazılı edebiyatına, Zaza, Kırmanç gibi halkların da sözlü edebiyatına yansıyacak ve örnekleri günümüze kadar gelecektir.
Dedem Korkut farklı yüzyıllara tarihlendirilebilmiş ve bu tezlerin savunmaları da uzmanlarınca müstakil çalışmalarıyla yapılmıştır. Destan tarihlendirilme mantığından hareketle, Dede Korkut'un farklı dönem ve coğrafyaların kahramanı olabileceği de savunulmuştur. Bu konular bizim çalışmamızın öncelikli meseleleri değildir. Bunlara da değinilmesi gerekiyordu deyindik. Esasen bu savlar, kurgumuzu güçlendirici mahiyettedirler.
Dede Korkut'un Türk dilli halkların İslam'a ilk giriş yıllarının kahramanı 0lduğu, Kamizm, Şamanizm döneminden aktarılarak geldiği konusu da çalışılmıştır. Türk dilli halkların bir kısmının Gregoryen oldukları dönemin, İslam'dan evvelki kahramanı olabileceği üzerinde de tartışılmıştır. Kırzıoğlu gibi konunun uzmanlarınca Gregoryen Türkler üzerinde de durulmuştur.[1](M.F. Kırzıoğlu, "Ermanya / Yukarı Eller Tarihinin İç Yüzü", Belleten, C. 50, sf. 198 Aralık 1986.) Dede Korkut'u kültür yapıcı ve kültürü esaslandırıcı kimliği ile tanımlarken, bu bilgilerin verilmesi yarar sağlayıcı olacaktır. Batı Türklüğünün bir kısmı muhakkak ki, Muhammedi İslam'a, Tengricilik, Gök Tengri İnancı, Eski Türk İnanç Sistemi, Kamizm / Şamanizm gibi inançlardan doğrudan doğruya değil, belki İsevilik, belki Musevilik veya bu dinlerin faklı mezhepleri süreçlerinden geçerek girdiler. Bütün bu ve benzeri etkenlerden sonra bir töre devamlılığı ve Dedem Korkut süreci söz konusudur. Dedem Korkut ile getirilen, geliştirilen, şekillenen halk kültürü, halk kültürünün faklı alanlarında iz bırakmışken, adlandırma içerikli bir çalışma büyük ölçüde halk inançlarına girmektedir. Dede Korkut Destanındaki halk inançlarının farklı boyutları ile çeşitli çalışmalarda ele alındığını biliyoruz. Ne var ki Türk kültürlü halkların halk inançları denilince, isterseniz işin başında ve ortasında ona bir yer vermiş olun, Dede Korkut'un hakemliğine başvurmadan adlandırma konusunu inceleyemezsiniz.
Dedem Korkut Kültür coğrafyasının sınırlarını beliremeye kalkmadan, Türk kültür coğrafyası, Türk kültürlülük, Türk halk kültürü, Türk kültürlü halklar gibi tanımlarla anlatmaya çalıştığımızı açıklamaya geçelim.
Türk kültür coğrafyası, Türk kültürlü halkların kültür alanıdır. Enlemi-boylamı, rakımı, iklimi, tarihi arka planı ile ana dili ve doğma dini farklı da olsa varisi ve yaratıcısı üzerindeki halklara ait olan bir kültür coğrafyadır. Bize göre Dedem Korkut soy soylarken, kültür genlerine öncelik veriyordu. Türk kültürlülük tanımlamasındaki Türk adına rağmen, muhakkak herhangi bir soya veya ırka hitap etmez. Bizim algılayışımızda Türklük bir kültürel vetiredir. Bu kültürün isimlendirilişinde inkâra sapmadan, farklılıkları inkâr etmeden, ortaklıkları artırıcı, demokratik katılım esas alınmıştır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ortaya karışık salata misali makale salatası | |








