Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Uşağım dahi olsa, hatalarımı düzelten efendim olur. GOETHE
  • kanalkultur.com

Yaşar Kalafat: Eski Türk İnançları İtibariyle Nasreddin Hoca

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Cumartesi, 20 Aralık 2008 08:40

Makale İçeriği
Yaşar Kalafat: Eski Türk İnançları İtibariyle Nasreddin Hoca
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Tüm Sayfalar
yasar-kalafat-eski-turk-inanclari-itibariyle-nasreddin-hoca
Dr. Yaşar Kalafat

"Trabzon'un içine
Güvercinler uçayı
Kaynanası şaşırmış
Sanduğu ters açayı"

Giriş

Nasreddin Hoca şaşırdığı için binitine ters binmedi. İnsanların şaşkınlıklarını onlara güldürü ile anlatmak için merkebine ters bindi.

Türk halk inançlarında "dökülen saçları savurmamak"[1] "tırnağı ulu orta atmamak"[2] "gece aynaya bakmamak"[3] ve benzeri birçok inanç vardır. Bunlardan birisi de "ters motifi"dir.[4] Bu inançların mitolojik kökenlerine inilmesi gerektiği inancından hareketle toplanılan inanç içerikli malzemeyi anlamlandırmaya çalışılıyoruz. Günümüzden mitolojik döneme ulaşılmaya ve mitolojik dönemden günümüze ulaşan bulguları tartışmaya açıyoruz.

Bu münasebetle çalışmamızda, Türklerin Eski İnanç Sistemleri, bu sistemdeki kültlerden "kara" ve kodlardan "ters" üzerinde duracağız.. Böylece bilvesile ile yaptığı açıklamada Hoca'nın belirttiği gibi, hareket halinde iken ders verirken neden merkebine ters binmiş olduğunu açıklamış olacağız. Hoca, öğrencileri ile dolaşarak ders verirken böyle yapmak zorunda idi. Bu 'görüp ve gösterebilmek' aynı zamanda mecaz anlam taşıyordu. Nitekim insanlardan bir kısmı nedendir veya onları neden ters istikamete yönlendiriyorsun" denilmesi üzerine, dünyanın dengesi için bunun gerektiği mealinde bir cevap verir.

Hal bu olunca, Hoca'yı ters binmiş olduğu merkebi ile tespit eden dokümanlar ile isminin son hecesinin 'd' ile aslına uygun olarak yazılmış olması özel önem arz etmektedir. Bu iki husus Nasreddin Hoca Kültü'nün mitolojik dönemden günümüze devamlılığını gösterir. Hoca'nın mesleği ve eşeği sadece sıradan bir meslek ve binit değiller, O'nun sanat ve fikir hayatının da bir parçasıdırlar.

Nasreddin Hoca parantezinin açılması çok kere bir halk feylesofu ve bir güldürü ustası noktasından hareketle yapılmıştır. Biz, Nasreddin Hoca'nın aynı zamanda bir tasavvuf bilgini olduğuna ve Türk tasavvufunun da mitolojik dönemin verilerinden arî olmadığına inananlardanız. Buradan hareketle ters motifi ile Hoca'nın merkebine ters binişi arasında mistik bir boyut olduğunu düşünüyoruz. Nasreddin Hoca'nın merkebine ters binerek sergilediği güldürü ortamı da bize göre sıradanın dışındadır. Zira iffeti kirlenmiş veya kirletilmiş gelin adayının bu durumu zifaf gecesi anlaşılır ise ona uygulanan iki ceza veya reva görülen iki muamele vardır. Bunların birisi saçlarının ustura ile kazanmasıdır. Bu hal saçlılığın tam tersi olan saçsızlıktır. Kadında saç cinsiyetin iffetin sembolüdür. Diğer işlem ise babasının evine gönderilirken merkebe ters bindirilmesidir. Bu uygulama da töreye aykırı tutumu anlatır. Adeta hoca merkebe ters binerek ciddiyetin yerine zıddı olanı ikame etmiştir.

Evvelce halk inançlarında seccadenin ucunu ters çevirmekten tutun da, yağmur duası yapılırken parmakları ters istikamette tutmaya ve bu duaya katılanların elbiselerini ters giymelerine, dua ederken normalde parmaklar yukarıya doğru tutulur iken, beddua ederken parmakların ters istikamete tutulması, kız istemeye gidince iç çamaşırı ters giyinmeden tutun da sureler ters okunarak büyü yapılmak istenilmesine kadar bir seri inanç ve uygulama tespiti yapıp yayınlamıştık.[5] Bunların arasında Makedonya'da bebeğin nazardan korunması için iç çamaşırlarının ters giydirilmesi, keza erkek çocukların muhtemel kara iyelerin zararından korumak için onlara Kazakistan, Türkmenistan, Kırkızıstan ve Türkiye'de kız elbisesi giydirilmesi bu tür örneklerdendir. Balkanlarda "ters huylu" insan ifadesi ile hırçın, asabi veya uygunsuz kimse değil, beklenilenden, genelin tutumunun tersi tepki veren kimse kastedilir. Bu durum "tersi dönmüş olma" deyimi ile ilişkilidir.

Divriği ve birçok yerdeki "Huy Kesen Evliyası" muhakkak kötü bilinen huyun giderilmesi anlamına gelmeyebilir. Bir noktada huyun tersi olan durum temenni edilmiş olur. huylu olmak, saralı olmak, bayılmalı olmak anlamına gelir. Anılan evliya bu hallerde şifadır ki, bayılma halini huyunu ters çevirerek kesmiş olur.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?