Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Susan bir bilgin,bir kelime söylemeyen aptaldan farksızdır. MOLIERE

Cemal Şener: 'Maraş, Maraş' derler; bu nasıl Maraş?

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Cuma, 19 Aralık 2008 11:13

Makale İçeriği
Cemal Şener: 'Maraş, Maraş' derler; bu nasıl Maraş?
Sayfa 2
Tüm Sayfalar
cemal-sener-maras-maras-derler-bu-nasil-maras
Cemal Şener

Bu türkü sözlerinin devamı şöyledir : "Maraş, Maraş derler, bu nasıl Maraş? Al kanlar içinde can veren kardaş…"

Bu türkü sözlerinin yazarı bu sözleri ne zaman ve hangi olay üstüne yazmıştır bilmiyorum. Ama aşağıdaki ifadeleri okuduğumda aklımdan ilk geçen sözcük bu olayın söz yazarının adeta içine doğduğu şeklinde oldu.

İsterseniz sözünü ettiğim ifadeleri şimdi birlikte okuyalım :

"Ellerinde Alman tüfeği, mavzer, makinalı tüfekler vardı. Kadınlarımızın memeleri kesildi. Altı aylık çocuğumuza kurşun sıkıldı. Kolları kesildi, kafaları ezildi. Kadınlarımızın hem ölüsüne hakaret ettiler, hem dirisine. Kocasının yanında yaptılar. Kocası : "Allah'tan korkun." deyince… Kocasını çektiler, öldürdüler. Ardından kadını öldürdüler. 20 yaşındaki bir babayı oğluyla birlikte öldürdüler. Gözlerine şiş soktular insanların. Seyrantepe'de Keşan'lı (…) ün karısının ırzına geçip, kurşuna dizdiler. Daha sonra külotunu çıkarıp sokağa attılar. Kalaycı Şah İsmail'e de baltayla vurup, beynini parçaladılar." (Ali Usta)

Hürriyet, 25 aralık 1978

hurriyet25121978

"Başlarında muhtar Mehmet Yemşen'in olduğu grup "Komünistler Moskova'ya", "Komünistlere, Alevilere ölüm" diye bağırarak evimize doğru geliyordu. Arkalarında plakasız bir komyon vardı. Bu komyondan aldıkları benzinle evleri yakıyorlardı. Evlerinden aldıkları kıymetli eşyaları da bu komyona koyuyorlardı. Oğlum Ali (14 yaşında) ile kaçmaya başladık. Ali'yi yakaladılar, ben kaçtım. Öğleden sonra oğlumu aramaya başladım. Tüm aramalarıma rağmen bulamadım. Askerlere sığındım. Olaydan dört gün sonra cesedini Dilber Yılmaz'ın evinin bodrum katında bulunan bir kazan içinde yakılmış bir durumda buldum." (Döne Taş)

İsmail Topçu da ifadesinde şunları diyor:

"Bir Alevi evini ateşe verdiler. Bir genç kadın pencereden atlayıp kaçtı. İçeride üç çocuk alevler arasında uyurken kül olup gittiler. Sonra "Allah, Allah" naralariyle bir Sünni evine saldırdılar. Bir evde iki Alevi saklanıyormuş. Önce Sünni olan ev sahibini dışarı çıkardılar. Ona "Evinde Alevi saklamışsın" dediler. O inkar etti. Bunun üzerine evi aradılar. Bodrum'da saklanan iki Alevi'yi bulup getirdiler. Önce Sünni'yi öldürdüler. Sonra da Alevileri otomatik silahla tarayıp öldürdüler."

Elimdeki dosyada yüzlercesi olan ifadelerden size üç tanesini yazdım. Bu ifadeler, Adana / Sıkıyönetim Mahkemesi Maraş Olayları Davası'nın gerekçeli kararından alınmadır. İnsanın daha fazlasını okumaya adeta içi elvermiyor. O denli içler acısı bir durum yaşanmış ki, anlatabilmek olası değil.

Yakın tarihimize "Maraş Olayları" diye geçen olaylar; 19 Aralık 1979 günü başladı. Sağ-Sol olayları diye başlayan olaylar daha sonra "Alevi Katliamı"na dönüştü. Maraş kelimenin tam anlamıyla, "Al kanlar içinde kaldı." Olaylar bir hafta devam etti. Resmi tesbitlere göre; 121 gayri resmi saptamalara göre ise; 500'ü aşkın kişinin katledildiği yazıldı, çizildi.

Olaylar; 19 Aralık 1979 günü Maraş'ta Çiçek sinemasında "Güneş Ne Zaman Doğacak" filminin oynatılması sırasında sinemanın bombalanması ile başlar. Bombayı attığı sanılan gurup CHP İl binasını, TÖB-DER, POL-DER gibi binalara saldırır. Olaylar büyür. İki devrimci öğretmen olaylarda öldürülür.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?