Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Kötü haberlerin kanatları vardır, iyi haberlerin ayakları bile yoktur. M.CAVENDISH

Müsvedde

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Pazar, 25 Mayıs 2008 11:30

Makale İçeriği
Müsvedde
Sayfa 2
Tüm Sayfalar
hasan-gurgenarazili
Hasan Gürgenarazili

Hafta sonlarımı kendime ayırırım. Yazı yazma zamanımdır. Bunu gerçek bir Mephisto olan 'imalathatası'yla uğraşmaya başladığımdan beri yaparım.

Adam, yıllarca dernekçidir; hem de profesyonel dernekçi. Türlü derneklerde bulunur. O dernek senin, bu dernek benim, dolaşır durur. Her dernekte takkesini değiştirir. O dernekte küser, başka derneğe gider. Oradan ayrılır başkasına gider. Gene gelir, gene gider...

Herşeye yeniden başlar. Temiz sayfa açma rekortmenidir. Bakkal defterine dönmüş eski defterlerini görmeden.

Önce bir dernekte bulunur övgüler düzer; sonra takkesini aldığında eski dava arkadaşlarıyla ilgili tuttuğu notlarını yazar. Elinin kalem tuttuğunu düşünür. Küsünce, yazar da yazar...

"Fi tarihinde şöyleydi" diye başlar. İyi de takkesi başındayken ne haltlar karıştırdığını es geçer.  Birilerinin de onu yazdığından habersizdir. Yaşadıklarından ve yaşattıklarından habersiz göründüğü gibi.

Zeytinyağı gibidir. Bakar, "fi tarihinde öyleydi" der; bugünkü durumun sorumluluğundan sıyırır aklınca. Yağ gibi üste çıkar. Cıyaklamasının kalemi olduğunu düşünür. Düşünür de düşünür...

Yeri geldiğinde, araştırmacıdır, yeri geldiğinde edebiyatçı...

 Siyasetçidir ve dernekçi...

Eline-beline-diline düsturuna sahip olduğunu da düşünür.

Tarihçiliğe soyunur; aklı sıra a-tipiktir, ama aslında anakroniktir.

Ehh artık internet de icat olunca, orada da at oynatır. Partiden, dernekten arta kalan mesailerini internette gruplarda değerlendirir. Artık "intellektüel"dir ya. Elinde takkesiyle. Al takke, ver külâh; o grup senin bu grup benim yazar durur. Bir grupta yaşasın şu, öbür grupta ölsün şudur. Kaynamış şeker, şerbeti iyi bilir. Ne de olsa kadayıfı pişirmeyi öğrenmiştir. Nabza göre şerbet verir, ortama göre de söylev değiştirir. Hangi grupta ne söyleyeceğini iyi bilir. Takkesi elindedir. Ne de olsa söylevi dernekte, kulislerde ve de msn'de şekillenmiştir. Kendine ricâl-ı gayb "misyonu" yükleyip o'nu, bu'nu, şu'nu "sanal" diye itham eder; aklınca Hoca Nasreddin gibi göle maya çalar! Sonra bakarsınız, ortalıktan kaybolmuştur; hakikaten gayb olmuştur...

Alışkanlıkları icabı organize olmayı becerir. Yutarlarsa!

Gazete kültürüyle yetişir; tâlidir. Velakin, tâli olduğundan dahi habersizdir. Bir bakarsınız, "boyalı basın"a veryansın edenler arasındadır. Sonra veryansın ettiği boyalı basına okur mektubu yazanlardan biridir; nihayetinde onunla söyleşi yapanlar arasında rastlarsınız adına, çarşaf çarşaf hem de...

Ona sorsan teorisyendir. Analfabet değildir, ama okumaz.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?