Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Tam dostluk benzer arkadaşlar arasında olur. F.NIETZCHE

"Köyün delisi"nden mektup var!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Pazar, 04 Mayıs 2008 11:25

Makale İçeriği
"Köyün delisi"nden mektup var!
Sayfa 2
Tüm Sayfalar
hasan-gurgenarazili
Hasan Gürgenarazili

Yaklaşık üç aydır sağlığım, işlerim ve seyahatlerim nedeniyle "Öbür Dünya" ile ilişkilerimi en aza indirmiş; hatta dondurmuştum.

Öyle bir dünya ki "Öbür Dünya", nadir rastladığımız dürüst dostların peşi sıra yalanın, riyakârlığın, hilenin, hırsızlığın "nick name"lere bürünerek ayan beyan, ama bir o kadar da gizli ve karanlık bir kişilik kazandığı; tebdilikıyafet ve tebdilimekân olarak kol gezdiği, cirit attığı, at oynattığı, daha da ileri giderek, sizi gölge gibi izlediği bir dünya. Bu dünyadan geri kalan bir tarafı yok, hatta ileri giden tarafı çok "Öbür Dünya"nın.

Kısacası hayat orada bir başka tezahür ediyor; hayatın dinamikleri bir başka türlü gelişiyor; çarklar bir başka şekilde dönüyor. Böyle olmasına karşın, bu dünyaya bir nevi ayna "Öbür Dünya".

Uzak kaldığım süre arttıkça, dostlar birer ikişer mail göndermeye başladılar. Hal-hatır sormaya çalıştılar. Malum "imalathatasi"yla olan hesaplaşmamı bilen dostlar, "acaba birşey mi oldu", diye tek tek ulaştılar, sağolsunlar.

O kervana en son "DeliDivane" de katılınca, dayanamadım ve tekrar "Öbür Dünya"nın kapısını aşındırmaya başladım.

Mektubu sizlerle paylaşırken, haftalık yazılarıma kaldığım yerden devam edeceğimi de huzurlarınızda belirtmek istiyorum.

"'Hiç' Kardeşim, merhaba!

Mailime özür ile başlamak istiyorum. Bunu "vefasız" bir dostun, dostunu geç aramaktan duyduğu "özür" olarak kabul etmeni rica ediyorum.

Uzun zamandır ne "Öbür Dünya"da ne de "msn"de görüşemedik.

Göremediğim dostumu merak ettiğim halde, arayıp soramadım.

Sana biraz "Öbür Dünya"nın "Palistan" adlı bir köyünden havadisler aktarmak istiyorum.

Havadislere geçmeden evvel, Palistan'daki odaları köye benzetmekten vazgeçtigimi ileteyim. Palistan'ın kendisi bir köydür. O coğrafyaya yayılmış "odalar" ise "köyler" değil, "birer köy kahvehaneleridir." Yani bir tür kıraathane işte!

Değişik inançta, değişik siyasi görüşte olanların ayrı ayrı kahvehanelerde toplanmaları gibi, Palistan'da da değişik gruplar kendi kahvehanelerini kurmuşlar.

Bilirsin, eskiden "kahveci Coşero" kendisini muhtar diye yuttururdu bize. Onun "arabeski türküler" odası köy olmadığı için, kendisinin muhtar olması da imkânsızdı. Ancak, o bunun farkında bile değildi. "Coşero"nun kahvesi "müşteri kıtlığından" iflas etti. Kendisinin akibeti ise meçhul. Asilzadenin bu iflasa dayanamayıp intihar ettiğini düşünüyorum.

Sen burdayken yeni bir kahvehane daha açılmıştı köyümüze. Kahveci, "Sustaci" idi. Bu kahvehane, "Coşero"nun haksız yere insanları kahveden kovmasına tepki olarak açılmıştı. Ayrıca işletmecisi ve kahveci "Sustaci", "Coşero"nun kendi işletmesinde "Kürtçülük" yaptığını, kahvehanenin müdavimleri önünde ağır bir dille söylemiş ve açacağı işletmede bu tür siyasi propagandalara yer vermeyeceğini bağıra bağıra, haykıra haykıra ilan etmişti.


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?