Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Eğer bütün insanlar doğuştan özgürse, nasıl oluyor da tüm kadınlar köle doğuyor. M.ASTELL

"Öbür Dünya"nın Delileri

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Pazar, 13 Nisan 2008 10:16

Makale İçeriği
"Öbür Dünya"nın Delileri
Sayfa 2
Sayfa 3
Tüm Sayfalar
hasan-gurgenarazili
Hasan Gürgenarazili

Bir süreden beri, rahatsızlığım nedeniyle "Öbür Dünya"dan yazılarıma ara vermiştim. Bu arada birkaç kez "imalathatasi"yla ilgili yazmaya niyetlendiysem de nedense elim bir türlü varmadı.

Geçtiğimiz aylar içinde imalathatasi'yla karşılaştığım bir gün, o hızla da ondan hemen uzaklaşmıştım. Bir yerlerde sayı sayıyordu imalathatasi: Günlerden cuma idi ve tarih de ayın 13ünü gösteriyordu. "13" deyip duruyordu. Ne var diye merak ettim, yanına yanaştım. Albenili bir şekilde sırıtıyordu. Şöyle bir baktım ve bakmamla hemen gerisin geriye kaçmam bir oldu. Tam bana doğru bir hamle yapmıştı ki; onu, kıvrak bir vücut çalımıyla savuşturdum. Gördüklerimden dehşete düşmüştüm. Baktığım yerde bir kazan yanıyordu ve her tarafı insanın genzini yakan iğrenç bir koku kaplamıştı. İnsana benzeyen ama keçi boynuzlarıyla etrafta dolaşan sürüyle yaratık da ellerindeki diğrenle kazanın altındaki ateşin harının daha da artması için uğraş içindeydi. Bazıları kollarından yakaladıkları insanları koltuklamış; değnek gibi taşıyor ve kocaman kazanın içine atıyordu. İnsanların avaz avaz çığlıkları dehşetengiz, tüğler ürperticiydi. İmalathatasi bulunduğu yerden bir taraftan insansı ama keçi boynuzlu yaratıklara komut verirken, diğer yandan da "13" diyor ve bana doğru sırıtıyordu. Dişlerindeki parıltı görülmeye değerdi. Son anda paçayı kurtardığımı oradan var gücümle kaçtığımda anlamıştım; nihayetinde o, Diaboli'nin ta kendisiydi. İmalathatasi'nın yabanıl sesi halen kulaklarımda çınlıyor; dişlerinin parıltısı ve kazana atılmak üzere olan insanların çırpınışı ise gözlerimin önünden gitmiyor...

Rahatsızlığım esnasında imalathatasi beni sürekli ziyaret etti; lakin bende "nanik" işaretinden başka birşey bulamadı. Ona külâhını ters giydirmeye kararlı bir "Âdem"in direnişi, "hic" iken "an_ i dem Adem" olan bir tarikat ehlinin taşı çatlatan sabrıyla mümkün olabilirdi ancak. Hoş, ona kapılıp cennetten kovularak cezalandırıldığı düşünülen, ama bana kalırsa, mükafatlandırılan "Âdem"in bu dünyadaki yaşama direncini imalathatasi'nın kırabilmesi de mümkün değildi.

Diaboli'nin ve yardımcılarının kol gezdiği "Öbür Dünya"yla ilgili bu yazımın kafasında huniyle dolaşanlar olabileceğini ise hiç düşünmemiştim. Ancak, imalathatasi'na nanik yapıp geri döndükten sonra anormalitenin trendinin ciddi bir artış gösterdiğini de gözlemlemenin ardından "Öbür Dünya"nın manyaklarına, sadistlerine, psikopatlarına hülasa tekmili birden delilerine ve tımarhane kaçkınlarına (kaçgunlarına) bir değineyim istedim. Bundan sonrası size ve psikiyatristlere kalmış bir şey...

Konu edindiğim "Öbür Dünya"nın, aslında bu dünyadan pek bir farkı olmadığını daha da ileri giderek, bizatihi önemli bir parçası olduğunu sürekli söyler dururum. Tabii ki, dinleyene!.. Bu dünyada ne varsa, o tarafa da aynen taşınmıştır veya yansımıştır, derim. İlginç olanının bu dünyada manyak olduğunu söyleyemeyen "manyak"ın, "sadist"in, "psikopat"ın ve dikkatinizi çekerim "sapık"ın, "subyancı"nın, "andaval"ın vb. "Öbür Dünya"da rahatlıkla bunu söyleyebilmesidir ve böyle hatta kendine "ot" diyerek / dedirterek dolaşabilmesidir, diye de eklerim.

Kuşkusuz, sosyal bir fenomen olarak bu durum analiz edilmelidir.

Farklı kimliklerin ve kişiliklerin, aslında kişilik parçalanmalarının çok kolay bir şekilde yaşandığı – su yüzüne çıktığı "Öbür Dünya"da, delilerin tıkıldığı tımarhaneler, o tımarhanelerin idarecileri veyahut başhekimleri; psikologları ve psikiyatristleri, terapistleri bile bulunuyor.

Ancak hemen bir dipnotu da açmayı gerekli görüyorum. Birazdan sıralayacağım bulgular arasında bazı terimlerin tasavvufi anlamlar içerdiğini ve anormalite ile ilgisinin bulunmadığını; bilakis tasavvufi normaliteyle ilgili olduğunu belirtmeliyim. Örneğin, "delidivane", "deliderviş" gibi...

Sözü fazla uzatmadan bulguları sizlerle paylaşayım:


Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?