Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
Okumak;insana olgunluk,konuşmada canlılık,yazmada açıklık verir. F.BACON
  • kanalkultur.com
  • kanalkultur.com
  • kanalkultur.com

Hüseyin Mor: Batıni Nefesler ve Şah Hatayi Deyişleri - Sükut-u aşka uğrayanlara - Sayfa 2

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Pazar, 20 Ocak 2008 10:49

Makale İçeriği
Hüseyin Mor: Batıni Nefesler ve Şah Hatayi Deyişleri - Sükut-u aşka uğrayanlara
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

Batıni Nefesler, Alevi-Bektaşi Tasavvufu'nun batıni boyutlarını çok bütünlüklü bir tema etrafında aktaran nefeslerin yanı sıra çok gelişmiş müzika alt yapısı ile de çok olgun bir albüm.

Âşık Pervane mahlası ile saz çalıp besteler yapan Hasan Albayrak'ın muhabbet deminde irticalen (doğaçlama) bestelediği Seyyid Nesimi, Virani, Harabi, Sıtkı Baba ve Rıza Tevfik'e ait olan batıni anlamları içeren nefeslere yer verilmiş.

Daha ilk albümde kendi müzik evrenini ve özgün tarzını yaratan Albayraklar ikilisi, Halk Müziği'ne yeni bir soluk getirmiştir. Albümün yönetiminden, düzenlemelerine bağlama, divan, şelpe, ruzva (balta saz), cura ve haydari bağlamanın çalınması, yorumların icraları, Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak tarafından gerçekleştirilmiştir. Anadolu Âşık geleneğini sürdürürken aynı zamanda yeniliyorlar. Eski ile yeni olanın çok güzel bir sentezini yapıyorlar. Albayrak kuzenlerin yorumculuğu ise son dönemde rastlayamadığımız samimi ve lirik tarzıyla türkülerin popüler hale getirilerek içinin boşaltılmasına, hızlı tüketilen bir madde haline getirilmesine karşı duruştur. Halk Müziği'nde yeni bir tarzın başlangıcı bir başyapıt ile karşı karşıyadır.

Ortaçağ karanlığında gericiliğe ve bağnazlığa karşı yaratılan "Anadolu Rönesansı" ve Aydınlaması'nın taşıyıcısı nefesleri dinlerken merkezine insanı, hayatı ve doğayı koyan Ulu Ozanlar'ın nasıl bir evrensel hümanizma yarattığını görüyoruz.

Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak'ın ikinci albümü Şah Hatayi Deyişleri yine Kalan Müzik'ten çıktı.

Hem batıni nefesleri hem de Şah Hatayi Deyişleri'ni dinleyin. Anadolu toprağının kadim sesini, insan elinin bir kuru dut dalından ve telden çıkarabildiği tınılarını, insanın ölüme ve acılara karşı, sözden başka bir şeyi olmadığı sessiz bir çığlık olarak yüreğinizde duyun. "Sükut-u aşka uğrayalara" adanan bu güzel albümü bize sunduğunuz için aşk olsun size Albayraklar ikilisi.

Mükemmel bir müzikal yapı ve özgün yorumlarıyla Batıni Nefesleri'nin açtığı yoldan yürüyorlar. Şah İsmail'in Hatayi mahlası ile yazdığı deyişlerden bir seçmeyi içeriyor albüm.

Şah İsmail'in 1514 yılında Çaldıran Ovası'nda Yavuz Sultan Selim'in komutasındaki Osmanlı ordusu ile yaptığı savaşta yenilmesi, Anadolu Alevileri'ne karşı katliam ve zulmün artmasına neden olmuştur. Onbinlerce Alevi kılıçtan geçirilmiştir. Safavi Devleti'nin, Osmanlı Devleti ile girdiği bu iktidar kavgası, Anadolu Aleviliği'ne büyük acılar yaşattı. 1501'de Tebriz'i ele geçiren İsmail, şahlığını ilan etti. Bu süre içinde Anadolu'da Erzincan'a kadar gelen Şah İsmail, Anadolu Türkmenleri ile ilişkilerini güçlendirdi ve Türkçe Şah Hatayı mahlası ile şiirler yazdı. Şah Hatayi nefeslerinin Anadolu Alevileri üzerinde derin etkileri vardır. Güçlü ve güzel Türkçe nefesleri ile kendinden sonra gelen ozanları etkilemiştir. Şah Hatayi deyişlerinde insan, doğa ve yaşama sevinci doruğa çıkar. Şiirlerinde Savafi Devleti'nin hükümdarı iken, yenilmenin ve tahtı kaybetmenin hüznünü anlatır. Bir inanç için acı çekmenin erdemini "Bir derdim var bin dermana değişmem" deyişi ile en güzel ifade eder. Bir davaya inanmanın, o yolda kavga etmenin, yükünü çekmenin güzelliğini anlatır. Bir dava ve inanç için dert çekmeyi bin dermana değişmez Ozan Şah Hatayi. Albümün en güzel şüphesiz. "Muhabbet bağında güller açtıran, yükünü lal-ı gevher mercan saçtıran" bir dert bu. Ali Rıza Albayrak'ın bu deyişe yaptığı beste, söz ile müziğin, bir ırmağın deniz ile kavuşması gibidir.

Şah Hatayi deyişlerinden Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu Aynur ve Ulaş Özdemir mihman sanatçı olarak katılıyorlar. Erkan Oğur, kendi bestesi olan bir Şah Hatayi deyişini; "Eksiklik kendi özümde" yine kendi yorumluyor. Kopuz eşliğinde çok güçlü bir yorum. Müziğin bir "ruh göçü" olduğunu duyumsatıyor. Bu türkü sadece vokal ve kopuz ile kaydedildi. Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu albüme katkılarının yanı sıra, müziği bir derviş ortamında, doğuya özgü bir "ortaklık" anlayışı ile paylaşırken, Şah Hatayi deyişlerinin "olmazsa olmaz"ını oluşturuyor.

Hem batıni nefesleri hem de Şah Hatayi Deyişleri'ni dinleyin. Anadolu toprağının kadim sesini, insan elinin bir kuru dut dalından ve telden çıkarabildiği tınılarını, insanın ölüme ve acılara karşı, sözden başka bir şeyi olmadığı sessiz bir çığlık olarak yüreğinizde duyun. "Sükut-u aşka uğrayalara" adanan bu güzel albümü bize sunduğunuz için aşk olsun size Albayraklar ikilisi.

Yazıyı bitirirken hissetiğim bir eksikliğe işaret etmek isterim; Albümde Şah Hatayi'nin o güzel deyişi "Güldür gül"ün eksikliği hissediliyor.

Gülden terazi yaparlar,
Gülü gül ile tartarlar,
Gül alırlar, gül satarlar,
Çarşı pazarı güldür gül

Kıblesi para, Tanrı'sı kar olan "yalan dünyaya" karşı Şah Hatayi'nin "Gülden terazi yapılan, gülü gül ile tartılan, gül alınan, gül satılan, çarşı pazarı gül olan" insanlığın ortak hülyası dünyanın özlemiyle...

Discografi: Batıni Nefesler, Kalan Müzik, 2003
Şah Hatayi Deyişleri, Kalan Müzik, 2004



Ortaya karışık salata misali makale salatası

Eğer isterseniz?